Yaşlılarda işitme kaybı, yalnızca günlük konuşmaları zorlaştıran bir sorun olarak görülmüyor. Son yıllarda yayımlanan geniş ölçekli araştırmalar, duyma güçlüğünün demans riskiyle ilişkili olabileceğini ve işitme cihazı kullanımının bazı kişilerde bilişsel gerilemeyle bağlantılı riskleri azaltabileceğini gösteriyor.

JAMA Otolaryngology–Head & Neck Surgery’de yayımlanan 2025 tarihli bir kohort çalışmasında, 66-90 yaş aralığındaki 2.946 kişi sekiz yıla kadar izlendi. Araştırmada, demans vakalarının yüzde 32’ye kadar olan bölümünün objektif işitme testleriyle saptanan işitme kaybıyla ilişkilendirilebileceği hesaplandı.

Çalışmanın öne çıkan yanı, kişilerin “iyi duyuyorum” ya da “duymakta zorlanıyorum” şeklindeki beyanlarına değil, odyometrik ölçümlere dayanması oldu. Katılımcıların yüzde 66,1’inde testle saptanan işitme kaybı bulunurken, yalnızca yüzde 37,2’si işitme sorunu yaşadığını bildirdi. Bu fark, yaşlılarda işitme kaybının çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, kendiliğinden bildirilen işitme kaybının demans riskiyle aynı güçte ilişki göstermediğini belirtti. Bu bulgu, özellikle 65 yaş sonrası düzenli işitme değerlendirmesinin yalnızca konfor değil, genel beyin sağlığı açısından da daha fazla gündeme alınması gerektiğini düşündürüyor.

2024 yılında aynı dergide yayımlanan Danimarka merkezli çok daha büyük bir analiz de benzer bir tablo sundu. Güney Danimarka’da 50 yaş ve üzerindeki 573.088 kişinin verileri incelendi; ortalama 8,6 yıllık takipte 23.023 demans vakası kaydedildi. İşitme kaybı olanlarda demans riski, işitme kaybı olmayanlara göre yüzde 7 daha yüksek bulundu.

Aynı analizde işitme cihazı kullanmayan işitme kayıplı bireylerde demans riski daha belirgin seyretti. İşitme cihazı kullanmayanlarda risk artışı yaklaşık yüzde 20 düzeyindeyken, işitme cihazı kullananlarda bu oran yaklaşık yüzde 6 olarak hesaplandı. Bu sonuç, cihaz kullanımının riski tamamen ortadan kaldırdığını değil, daha düşük riskle ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Bilim insanları bu ilişkiyi birkaç mekanizmayla açıklıyor. İşitme azaldığında beyin konuşmaları çözmek için daha fazla çaba harcayabiliyor; bu da zihinsel yükü artırabiliyor. Duyma güçlüğü ayrıca sosyal ortamlardan çekilmeye, yalnızlığa ve daha az zihinsel uyarana yol açabiliyor.

70 Yaşından Sonra Statin Kullanmak İşe Yarıyor mu? 10 Bin Kişilik STAREE Çalışmasından Yanıt
70 Yaşından Sonra Statin Kullanmak İşe Yarıyor mu? 10 Bin Kişilik STAREE Çalışmasından Yanıt
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle uzmanlar, işitme cihazlarını “demansı önleyen tedavi” gibi sunmanın doğru olmadığını vurguluyor. Mevcut veriler daha çok ilişki düzeyinde; yani işitme kaybı ve demans arasında güçlü bir bağlantı var, ancak her birey için doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulmuş değil.

Yine de tablo pozitif bir mesaj taşıyor: İşitme kaybı tedavi edilebilir bir durum. Uygun kişide işitme cihazı, iletişimi kolaylaştırabilir, sosyal katılımı artırabilir, günlük yaşam kalitesini yükseltebilir ve bazı riskli gruplarda bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabilir.

Bu konuda en güçlü verilerden biri de ACHIEVE çalışmasından geldi. 70-84 yaş aralığındaki 977 yaşlı yetişkini izleyen randomize çalışmada, bilişsel gerileme riski yüksek olan grupta işitme müdahalesi üç yıl içinde düşünme ve hafıza becerilerindeki gerilemeyi yüzde 48 oranında yavaşlattı.

Araştırmaların ortak mesajı net: Yaşlı bireylerde “televizyonun sesini artırma”, “kalabalıkta konuşmaları kaçırma”, “sık sık tekrar ettirme” gibi belirtiler hafife alınmamalı. Bu şikâyetler yalnızca kulak sağlığıyla değil, sosyal yaşam ve bilişsel sağlıkla da ilişkili olabilir.

Hekim önerisiyle yapılacak işitme testi, sorunun tipini ve derecesini belirlemenin en güvenilir yoludur. Her işitme kaybı işitme cihazıyla düzelmeyebilir; özellikle beynin sesleri işleme süreçleriyle ilgili merkezi işitme sorunlarında farklı değerlendirmeler gerekebilir.

Bu nedenle en doğru yaklaşım, işitme kaybını erken fark etmek, kulak burun boğaz uzmanı veya odyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmek ve uygun görülürse cihaz ya da rehabilitasyon seçeneklerini geciktirmemektir. Demans riskini tek başına bir cihazla açıklamak doğru olmasa da, daha iyi duymak daha aktif, daha sosyal ve daha güvenli bir yaşlılık için güçlü bir adımdır.

Bu haber; Emily Ishak ve arkadaşlarının 2025 tarihli “Population Attributable Fraction of Incident Dementia Associated With Hearing Loss” çalışması, Manuella Lech Cantuaria ve arkadaşlarının 2024 tarihli “Hearing Loss, Hearing Aid Use, and Risk of Dementia in Older Adults” çalışması, ACHIEVE Collaborative Research Group verileri, JAMA Otolaryngology–Head & Neck Surgery ve The Lancet yayınları temel alınarak hazırlanmıştır. DOI: 10.1001/jamaoto.2025.0192; DOI: 10.1001/jamaoto.2023.3509; DOI: 10.1016/S0140-6736(23)01406-X