Uyku üzerine yapılan bilimsel araştırmalar, özellikle akşam ve gece saatlerinde yapay ışığa maruz kalmanın vücudun doğal uyku düzenini olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre ışık, beynin biyolojik saatini yöneten sirkadiyen ritim üzerinde doğrudan etkili.
Gözler akşam saatlerinde ışık algıladığında, beyin hâlâ gündüz olduğu sinyalini alıyor. Bu durum, epifiz bezinden salgılanan ve “uyku hormonu” olarak bilinen melatoninin üretimini geciktiriyor. Melatonin salınımındaki bu gecikme, uykuya dalma süresinin uzamasına ve uyku kalitesinin düşmesine neden olabiliyor.
Araştırmalar, özellikle telefon, tablet ve televizyon ekranlarından yayılan mavi ağırlıklı ışığın melatonin baskılanmasında daha güçlü bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Buna karşılık, karanlık bir uyku ortamı beynin gece moduna geçmesini kolaylaştırıyor ve melatonin üretimini destekliyor.
Uyku bilimi alanında yayımlanan rehberlerde, yatmadan önce ışık düzeyinin azaltılması, ekran kullanımının sınırlandırılması ve uyku alanının mümkün olduğunca karanlık tutulması öneriliyor. Bu yaklaşımın, daha hızlı uykuya dalma ve daha dinlendirici bir gece uykusu ile ilişkili olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, bu bulguların ışığın uyku üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyduğunu, ancak bireysel hassasiyetlerin farklılık gösterebileceğini vurguluyor.
Kaynak çerçevesi:
Bu bilgiler, uyku fizyolojisi alanında yapılan çok sayıda deneysel ve gözlemsel çalışmanın yanı sıra National Sleep Foundation gibi kuruluşların bilimsel rehberleriyle uyumlu.
Uyarı:
Araştırmalar ışık ile uyku arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir; ancak bu durum tek başına tüm uyku sorunlarının nedeni olarak değerlendirilmemektedir.



