Araştırmacılar ise bunun neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğinin özellikle altını çiziyor.
Gebelik dönemindeki beslenmenin çocuğun ilerleyen yıllardaki nörogelişimiyle ilişkili olabileceğine dair dikkat çekici bulgular elde edildi.
JAMA Network Open’da yayımlanan geniş kapsamlı kohort araştırmasında, gebelik sırasında meyve, sebze, balık, kuruyemiş ve tam tahıllardan zengin bir beslenme düzenini daha fazla benimseyen annelerin çocuklarında otizm tanısı alma olasılığının daha düşük olduğu belirlendi.
Araştırmanın en önemli yanı ise örneklem büyüklüğü. Çalışmada Norveç ve İngiltere’den iki büyük doğum kohortunun verileri değerlendirildi. Norveç Anne, Baba ve Çocuk Kohortu’nda 84 bin 548, İngiltere’deki ALSPAC kohortunda ise 11 bin 760 gebelik incelendi.
Otizm tanısı olasılığı yüzde 22 daha düşük bulundu
Araştırmacılar gebelikteki beslenme biçimini düşük, orta ve yüksek düzeyde sağlıklı beslenmeye uyum şeklinde gruplandırdı.
Yaş, eğitim düzeyi, gebelik öncesi vücut kitle indeksi, sigara ve alkol kullanımı, depresyon öyküsü, multivitamin kullanımı, diyabet ve hipertansiyon gibi sonuçları etkileyebilecek çok sayıda faktör hesaba katıldı.
Düzeltilmiş analizlerde, sağlıklı beslenme düzenine en yüksek düzeyde uyan annelerin çocuklarında otizm tanısı olasılığının, uyumu düşük olan gruba göre yüzde 22 daha düşük olduğu görüldü.
Araştırmada ayrıca çocukların sosyal iletişim becerileriyle ilgili dikkat çekici sonuçlar elde edildi.
Sağlıklı beslenmeye yüksek uyum, Norveç kohortunda 3 yaşındaki çocuklarda sosyal iletişim güçlüğü olasılığının yaklaşık yüzde 24 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi. İngiltere kohortunda ise yaklaşık 8 yaşındaki çocuklarda sosyal iletişim güçlüğü olasılığının yüzde 26 daha düşük olduğu hesaplandı.
Buna karşılık otizmle ilişkili diğer özelliklerde, özellikle kısıtlı ve tekrarlayıcı davranışlar açısından sonuçlar tutarlı değildi.
Araştırmadaki “sağlıklı beslenme” ne anlama geliyor?
Çalışmada sağlıklı beslenme tek bir yiyecek, vitamin ya da takviye üzerinden tanımlanmadı.
Sağlıklı beslenme modeli genel olarak daha fazla:
- Meyve
- Sebze
- Balık
- Kuruyemiş
- Tam tahıllı gıda
tüketimiyle karakterize edildi.
Buna karşılık kırmızı ve işlenmiş et, şekerli içecekler, yağ oranı yüksek yiyecekler ve rafine karbonhidratların daha düşük tüketilmesi bu beslenme modelinin diğer tarafını oluşturdu.
Bu nokta önemli. Araştırma, belirli bir besinin ya da takviyenin otizme karşı koruyucu olduğunu göstermiyor. Bulgular, gebelik boyunca sürdürülen genel beslenme örüntüsüyle ilgili.
“Sağlıklı beslenme otizmi önlüyor” demek doğru değil
Çalışmanın sonuçlarını yorumlarken en kritik ayrım burada ortaya çıkıyor.
Araştırma gözlemsel bir kohort çalışması. Dolayısıyla sağlıklı beslenmenin çocuklarda otizmi doğrudan önlediği veya sağlıksız beslenmenin otizme neden olduğu sonucuna varılamaz.
Araştırmacılar da gözlenen ilişkinin nedensel olup olmadığının henüz bilinmediğini açık biçimde belirtiyor.
Otizm; genetik yapı, biyolojik süreçler ve çevresel faktörlerin karmaşık biçimde etkileşime girdiği nörogelişimsel bir durum. Tek bir yiyecek, beslenme şekli veya gebelik dönemindeki tek bir davranışla açıklanması bilimsel olarak mümkün değil.
Çalışmada beslenme bilgilerinin katılımcıların kendi bildirimlerine dayanması, gebelikte beslenmenin yalnızca belirli bir dönemde değerlendirilmesi ve ölçülemeyen başka faktörlerin sonuçları etkileme ihtimali de araştırmanın sınırlılıkları arasında gösterildi.
Yaklaşık 96 bin gebelikten gelen güçlü veri
Çalışmanın güçlü taraflarından biri iki farklı ülkedeki büyük, ileriye dönük doğum kohortlarının kullanılması.
Norveç grubundaki çocukların otizm tanıları ulusal hasta kayıtları üzerinden takip edildi. Çocukların sosyal iletişim özellikleri ise farklı yaşlarda kullanılan değerlendirme araçlarıyla incelendi.
Araştırmacılar ayrıca sonuçları etkileyebilecek çok sayıda değişken için istatistiksel düzeltme yaptı ve farklı analizlerle bulguların ne ölçüde değiştiğini değerlendirdi.
Buna rağmen araştırmanın yazarları temkinli. Bulguların başka çalışmalarla doğrulanması ve gebelikte beslenmeyle nörogelişim arasındaki ilişkinin farklı araştırma yöntemleri kullanılarak incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Gebelikte sağlıklı beslenmenin önemi yine güçleniyor
Araştırma, gebelikte dengeli ve çeşitli beslenmenin anne ve bebek sağlığı açısından zaten bilinen önemine yeni bir araştırma alanı daha ekliyor.
Ancak elde edilen veriler hamile kadınlarda kaygıya veya suçluluk duygusuna yol açacak şekilde yorumlanmamalı. Çalışma, annenin beslenme tercihlerinin tek başına çocuğun otizm geliştirip geliştirmeyeceğini belirlediğini göstermiyor.
Bilimsel olarak söylenebilecek en doğru ifade şu:
Gebelikte sağlıklı bir beslenme düzenine daha yüksek uyum, araştırılan büyük kohortlardan birinde çocuklarda daha düşük otizm tanısı olasılığı ve iki kohortta bazı sosyal iletişim güçlüklerinin daha düşük görülmesiyle ilişkili bulundu. Bu ilişkinin nedensel olup olmadığı ise henüz bilinmiyor.
Kaynaklar
JAMA Network Open
Friel C, Leyland AH, Anderson JJ ve arkadaşları
Healthy Prenatal Dietary Pattern and Offspring Autism
JAMA Network Open. 2024;7(7):e2422815.
DOI: 10.1001/




