Gebeliğin ilk 13 haftasında çalışmaya alınan 470 gönüllünün doğuma kadar izlendiği gözlemsel araştırmada, uzun süre oturmak ile gebelikte görülen bazı önemli komplikasyonlar arasında dikkat çekici bir ilişki belirlendi. Olumsuz gebelik sonuçları; gebeliğe bağlı hipertansif hastalıklar, gestasyonel diyabet, erken doğum ve gebelik haftasına göre küçük doğan bebeklerden oluşan birleşik bir ölçüt üzerinden değerlendirildi.[1]

Katılımcıların oturma, ayakta durma, hafif hareket ve günlük adım süreleri her trimesterde uyluğa takılan hareket ölçerlerle kaydedildi. Böylece yalnızca katılımcıların beyanına dayanmak yerine, günlük hareket örüntülerinin doğrudan cihazlarla izlenmesi sağlandı.[1]

Günde 10 Saatten Fazla Oturmak İki Kat Riskle İlişkili

Araştırmaya katılan gebeler gün içinde ortalama 10,1 saatini oturarak geçirdi. Ortalama hafif fiziksel aktivite süresi 4,6 saat, günlük adım sayısı ise 6 bin 783 olarak hesaplandı.[1]

Günde ortalama 7,3 saat oturan grupta olumsuz gebelik sonucu görülme olasılığı yüzde 19 olarak belirlendi. Bu oran, günlük oturma süresi ortalama 10,4 saate çıkan grupta yüzde 42,3’e, 11,8 saat oturan grupta ise yüzde 41,6’ya yükseldi.[1]

İstatistiksel değerlendirmede, günde 10 saatten fazla oturanların birleşik komplikasyon riski, yaklaşık 7 saat oturanlara göre 2,2 kat daha yüksek bulundu. Mutlak riskler arasındaki farkın yaklaşık 23 puana ulaşması, ilişkinin yalnızca göreceli oranlarla sınırlı kalmadığını gösterdi.[1]

Hafif Hareketle Risk Yüzde 40’tan Yüzde 21’e Geriledi

Hafif fiziksel aktivite; ayakta durma, ev içinde hareket etme, günlük işleri yapma veya rahat tempoda yürüme gibi düşük enerji gerektiren hareketleri kapsıyor. Araştırmada günde yaklaşık 3 saat hafif hareket edenlerde olumsuz gebelik sonucu olasılığı yüzde 40,3 olarak hesaplandı.[1]

Günlük hafif hareket süresi yaklaşık 7 saat olan grupta ise bu oran yüzde 21,1’e düştü. Göreceli risk hesabında en yüksek hafif hareket grubunun riski, en düşük hareket grubunun yaklaşık yarısı düzeyindeydi.[1]

Bu bulgu, gebelik döneminde yoğun egzersiz yapamayan kadınlar açısından günlük yaşam içindeki küçük hareketlerin de önemli olabileceğine işaret ediyor. Ancak araştırmada belirtilen 7 saatlik süre, 7 saat egzersiz yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. Bu süre ayakta geçirilen zaman ile gün içine yayılan düşük yoğunluklu bütün hareketleri içeriyor.

Günlük 6 Bin İla 8 Bin 500 Adım Öne Çıktı

Günde yaklaşık 4 bin adım atan grupta olumsuz gebelik sonucu görülme olasılığı yüzde 47,7 olarak belirlendi. Ortalama 6 bin adım atanlarda bu oran yüzde 36,2’ye, yaklaşık 8 bin 500 adım atanlarda ise yüzde 32,2’ye geriledi.[1]

Düşük adım grubuyla karşılaştırıldığında, orta düzeyde adım atanlarda göreceli risk yüzde 24, yüksek adım grubunda ise yüzde 33 daha düşüktü.[1]

Yaklaşık 11 bin 863 adımlık en yüksek grupta tahmini risk daha düşük görünmesine rağmen sonuç istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Bu nedenle bulgular, “ne kadar fazla adım, o kadar fazla yarar” şeklinde doğrusal bir sonuç ortaya koymadı.[1]

Araştırmada belirlenen adım sayıları henüz gebeler için kesin hedef veya klinik reçete niteliği taşımıyor. Sonuçlar, farklı günlük hareket örüntülerine sahip grupların karşılaştırılmasına dayanıyor.

Uzun ve Kesintisiz Oturma Süreleri Daha Belirleyici Olabilir

Ayrıntılı analizlerde ilişki özellikle 60 dakika veya daha uzun kesintisiz oturma dönemlerinde belirginleşti. Daha kısa oturma bölümleri ile birleşik gebelik sonuçları arasında aynı düzeyde istatistiksel ilişki görülmedi.[1]

Hafif aktivitenin ayakta yapılan bölümü de daha düşük riskle bağlantılı bulunurken, yalnızca yürümeye dayalı hafif aktivite bazı modellerde tek başına anlamlı bir sonuç vermedi.[1]

Bu sonuçlar, günün tamamını tek bir egzersiz seansıyla değerlendirmek yerine, uzun oturma sürelerinin kısa ayakta kalma veya hareket molalarıyla bölünmesinin araştırılması gerektiğini gösteriyor.

Her Üç Gebeden Birinde Olumsuz Sonuç Kaydedildi

Çalışmada 470 katılımcının 174’ünde, yani yüzde 37’sinde birleşik olumsuz gebelik sonuçlarından en az biri görüldü. En sık kaydedilen sorun, 86 katılımcıda belirlenen gebeliğe bağlı hipertansif hastalıklar oldu.[1]

Gestasyonel diyabet, erken doğum ve gebelik haftasına göre küçük bebek sayılarının ayrı ayrı değerlendirme yapmak için yetersiz kalması nedeniyle, araştırma bu komplikasyonların her biri hakkında kesin sonuç sunamadı.[1]

Bu nedenle daha az oturmanın bütün gebelik komplikasyonlarını aynı ölçüde etkilediği söylenemiyor. En belirgin ilişki, birleşik sonuç ölçütü ve gebelikte hipertansif hastalıklar üzerinden görüldü.

Bulgular Neden-Sonuç İlişkisini Kanıtlamıyor

Araştırma randomize kontrollü bir deney değil, gözlemsel bir kohort çalışmasıydı. Katılımcıların hareket düzeyleri değiştirilmedi; mevcut davranışları izlenerek gebelik sonuçlarıyla karşılaştırıldı.[1]

Bu nedenle uzun süre oturmanın komplikasyonlara doğrudan neden olduğu veya oturma süresini azaltmanın riski kesin olarak düşüreceği söylenemez. Gebelikte gelişen sağlık sorunlarının kadınların daha az hareket etmesine yol açmış olması da ihtimaller arasında bulunuyor.

Analizler gebelik öncesi vücut kitle indeksi, orta ve yüksek yoğunluklu fiziksel aktivite, yaş, doğum sayısı ve sosyoekonomik durum gibi değişkenler dikkate alınarak yapıldı. Buna rağmen beslenme, mevcut hastalıklar, iş koşulları ve genel sağlık durumu gibi ölçülemeyen başka etkenlerin sonuçları etkilemiş olması mümkün.[1]

Katılımcıların çoğunluğunun sağlıklı gönüllülerden oluşması ve etnik çeşitliliğin sınırlı kalması da sonuçların yüksek riskli gebeliklere veya farklı topluluklara doğrudan genellenmesini zorlaştırıyor.[1]

Günlük Hareket Egzersizden Ayrı Değerlendirilmeli

Güncel uluslararası kılavuzlarda, fiziksel aktivite açısından engeli bulunmayan gebelerin haftada en az 150 dakika orta yoğunluklu aerobik aktivite yapması, hareketsiz geçirilen süreyi sınırlaması ve gün boyunca düzenli hareket etmesi öneriliyor.[2][3]

Yeni bulgular, bu önerilerin yerine geçmiyor. Araştırma, planlı egzersizin dışında kalan saatlerin de gebelik sağlığı açısından önem taşıyabileceğini düşündürüyor. Masa başında çalışma, televizyon izleme veya uzun yolculuklar sırasında oturmayı kısa hareket aralarıyla bölmek, gelecekte yapılacak müdahale çalışmalarında değerlendirilebilecek yöntemler arasında yer alıyor.

Gebeliğin seyri, eşlik eden hastalıklar ve fiziksel aktiviteyi sınırlayan durumlar kişiden kişiye değişebiliyor. Özellikle yüksek riskli gebeliklerde hareket düzeyinin gebeliği izleyen sağlık ekibi tarafından kişisel koşullara göre değerlendirilmesi önem taşıyor.[3]

Araştırma, daha az oturma ve daha fazla hafif hareketin daha sağlıklı gebelik sonuçlarıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu ilişkinin gerçek bir koruyucu etkiye dönüşüp dönüşmediğinin anlaşılması için, oturma süresini azaltmayı doğrudan test eden daha geniş ve kontrollü çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.

Kaynaklar

Çay Kansızlık ve Çarpıntı Yapar mı? Fazla Çay Tüketenler Dikkat
Çay Kansızlık ve Çarpıntı Yapar mı? Fazla Çay Tüketenler Dikkat
İçeriği Görüntüle

[1] Barone Gibbs B, Kim J, Gallagher J, et al. Adverse Pregnancy Outcomes and Sedentary Behavior, Light-Intensity Physical Activity, and Daily Steps. JAMA. 2026;336(2):135-143. DOI: 10.1001/jama.2026.6986. (JAMA Network⁠)

[2] World Health Organization. WHO Guidelines on Physical Activity and Sedentary Behaviour. 2020. ISBN: 9789240015128. (Dünya Sağlık Örgütü⁠)

[3] American College of Obstetricians and Gynecologists. Physical Activity and Exercise During Pregnancy and the Postpartum Period. Committee Opinion No. 804. 2020. (ACOG⁠)