
Doç. Dr. Avni Uygar Seyhan
Temel yaşam desteği konusunda farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Seyhan, kalbi duran bir hastayı hayata döndürme çabasının aslında saniyelerin hesaplandığı bilimsel bir sistem olduğunu vurguladı.

“Mucize değil, doğru algoritma”
Doç. Dr. Seyhan, kalp durması durumunda yapılan müdahalelerin çoğu zaman “mucize” olarak nitelendirildiğini ancak bunun aslında bilimsel algoritmalar ve güncel tıbbi rehberler sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.
Avrupa Resüsitasyon Konseyi (ERC) ve Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) tarafından sürekli güncellenen kılavuzların tüm dünyada yaşam desteği uygulamalarının temelini oluşturduğunu belirten Seyhan, şunları söyledi:
“Kalbi duran bir hastayı hayata döndürmek, yalnızca kahramanlık hikâyeleriyle açıklanabilecek bir durum değildir. Bu süreç; saniyelerin, doğru tekniklerin ve güncel bilimsel algoritmaların titizlikle uygulanmasıyla mümkündür.”
5 binden fazla sağlık çalışanına eğitim
Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği olarak temel ve ileri yaşam desteği eğitimlerine büyük önem verdiklerini vurgulayan Seyhan, bugüne kadar yaklaşık 5 bin sağlık çalışanına eğitim verdiklerini söyledi.
Seyhan, yaşam zincirinin güçlü olabilmesi için sağlık çalışanlarının sürekli eğitim almasının kritik olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Kliniğimizde bugüne kadar yaklaşık 5000 sağlık çalışanına temel ve ileri yaşam desteği eğitimleri verdik. Her sağlık çalışanının hayat kurtaran becerilere sahip olması için eğitimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz.”
Ani kalp durması küresel bir sorun
Ani kardiyak arrestin dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Seyhan, istatistiklerin durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
ABD’de her yıl 350 binden fazla hastane dışı kalp durması vakası görüldüğünü, Avrupa’da ise bu sayının 275 bin ile 300 bin arasında olduğunu belirten Seyhan, toplumun CPR (kardiyopulmoner resüsitasyon) konusunda bilinçlenmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.
“İlk müdahale hayat kurtarıyor”
Doç. Dr. Seyhan’a göre hastane dışında gelişen kalp durmalarında en kritik unsur, profesyonel ekipler gelene kadar yapılan ilk müdahale.
Güncel kılavuzlara göre, hasta tepki vermiyorsa ve normal nefes almıyorsa zaman kaybetmeden kalp masajına başlanması gerektiğini belirten Seyhan, yüksek kaliteli CPR uygulamasının önemini şu sözlerle anlattı:
“Göğüs kafesi en az 5 santimetre çöktürülmeli ve dakikada 100–120 bası hızında kalp masajı yapılmalıdır. Hızlı ve kesintisiz müdahale hayatta kalma şansını belirleyen en önemli faktördür.”
OED cihazları hayat kurtarıyor
Modern dünyada Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Seyhan, bu cihazların tıp eğitimi olmayan kişiler tarafından bile güvenle kullanılabildiğini söyledi.
Cihazların sesli komutlarla kullanıcıyı yönlendirdiğini belirten Seyhan, doğru kullanıldığında kalp durması vakalarında kritik saniyelerin kazanılabildiğini ifade etti.

İleri yaşam desteğinde hedef beyin korunması
İleri yaşam desteğinin sağlık profesyonelleri tarafından uygulanan daha kapsamlı bir müdahale süreci olduğunu belirten Seyhan, bu aşamada yalnızca kalbin yeniden çalıştırılmasının değil, beyin fonksiyonlarının korunmasının da hedeflendiğini vurguladı.
Gelişmiş hava yolu yönetimi, ilaç uygulamaları ve geri döndürülebilir nedenlerin hızlı tespitinin müdahalenin başarısını belirlediğini söyledi.
SBÜ öğrencileri için simülasyon eğitimleri
Doç. Dr. Avni Uygar Seyhan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğrencilerinin de yaşam desteği eğitimlerinde aktif rol aldığını belirtti.
SBÜ tıp fakültesi öğrencilerine birinci sınıftan itibaren simülasyon mankenleri kullanılarak uygulamalı eğitim verildiğini belirten Seyhan, amaçlarının teorik bilgi yanında güçlü pratik becerilere sahip hekimler yetiştirmek olduğunu söyledi.

“En büyük hata hiçbir şey yapmamaktır”
Yaşam desteğinin bir zincir olduğunu vurgulayan Seyhan, zincirin ilk halkasının çevredeki kişilerin durumu fark edip yardım çağırması olduğunu söyledi.
Sözlerini şu mesajla tamamladı:
“Hatalı müdahale yapmaktan korkmayın. Güncel kılavuzlar bize şunu söylüyor: En büyük hata hiçbir şey yapmamaktır. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, o ilk dört dakikadaki insan dokunuşu hâlâ tıbbın en güçlü silahıdır.”




