Böylece Libevitug, Çin’de hepatit D için onay alan ilk ilaç oldu. İlaç, hepatit B ve D virüslerinin karaciğer hücrelerine girişini engelleyen bir monoklonal antikor olarak öne çıkıyor.

Hepatit D, viral hepatitin en ağır formlarından biri olarak kabul ediliyor. Çünkü bu virüs tek başına çoğalamıyor, hepatit B taşıyıcılığı zemininde ortaya çıkıyor ve siroz ile karaciğer kanseri riskini belirgin biçimde artırabiliyor. China Daily’ye göre dünya genelindeki kronik hepatit B taşıyıcılarının yaklaşık yüzde 5’i hepatit D ile de enfekte. Dünya Sağlık Örgütü tahminleri ise yaklaşık 12 milyon kişinin HBV-HDV koenfeksiyonu taşıdığını gösteriyor.

Yeni ilacın etki mekanizması, hastalığın seyrini hedef alan en kritik noktalardan birine dayanıyor. Libevitug, HBV ve HDV’nin yüzey yapısındaki bölgeyi hedefleyerek virüsün hepatositlere bağlanmasını ve hücre içine girmesini bloke ediyor. Bu yönüyle tedavi, yalnızca belirtileri değil, enfeksiyon döngüsünün erken basamağını baskılamayı amaçlıyor.

Zayıflama İğneleri İçin Kritik Soru: Kilo Giderken Kas Yenilenmesi de Mi Zayıflıyor?
Zayıflama İğneleri İçin Kritik Soru: Kilo Giderken Kas Yenilenmesi de Mi Zayıflıyor?
İçeriği Görüntüle

Klinik veriler de dikkat çekici bulundu. Şirket açıklamasına göre uluslararası çok merkezli Faz IIb çalışmada 48. haftada birleşik yanıt oranı yüzde 44,1, HDV RNA virolojik yanıt oranı yüzde 60 ve ALT normalleşme oranı yüzde 70 olarak bildirildi. Ayrıca karaciğer sertliğinde de anlamlı iyileşme görüldüğü aktarıldı.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bu gelişme çok önemli olsa da, Libevitug dünyada hepatit D için onay alan ilk tedavi değil. Avrupa’da Hepcludex (bulevirtide) 2020’de onay almıştı. Buna karşılık Libevitug, kaynaklara göre viral hepatit alanında onay alan ilk monoklonal antikor olma özelliği taşıyor.

Uzmanlara göre bu onay, özellikle etkili seçeneklerin sınırlı olduğu kronik hepatit D alanında yeni bir sayfa açabilir. Özellikle kompanse sirozu olan hastalarda bildirilen fayda, ilacın yalnızca laboratuvar sonuçlarında değil, klinik seyirde de umut verebileceğine işaret ediyor. Yine de ilacın “şartlı onay” almış olması nedeniyle uzun dönem gerçek yaşam verileri ve daha geniş hasta gruplarındaki sonuçlar yakından izlenecek.