Bulgular, kolorektal kanser riskinin yalnızca polibin alınmasıyla tamamen ortadan kalkmayabileceğine ve yaşam tarzının bağırsak mikrobiyotası üzerinden önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.
Kolorektal kanseri önlemek amacıyla kolonoskopi sırasında çıkarılan adenomların (iyi huylu, kanser öncülü polipler) ardından bağırsak mikrobiyotasının nasıl değiştiğini inceleyen ABD merkezli araştırma, uzun yıllar sonra bile bağırsak ekosisteminin tamamen normale dönmeyebileceğini gösterdi.[1] Harvard T.H. Chan School of Public Health öncülüğünde yürütülen ve Cell Host & Microbe dergisinde yayımlanan gözlemsel çalışmada, daha önce adenom çıkarılmış 354 kadın ile benzer özelliklere sahip 354 sağlıklı kontrol grubunun dışkı örnekleri karşılaştırıldı.[1]
Araştırmada, polipleri ortalama 12 yıl önce çıkarılan bireylerin bağırsak mikrobiyotasında 31 bakteri türünün anlamlı biçimde farklı olduğu belirlendi.[1] Bu mikrobiyal profilin bazı yönleri, aktif kolorektal kanser hastalarında görülen mikrobiyota yapısına da benzerlik gösterdi.[1]
Polip çıkarılması bağırsak ortamını tamamen eski hâline getirmeyebilir
Kolorektal kanser, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Adenomların kolonoskopi sırasında çıkarılması ise hastalığın gelişmesini önleyen en etkili yöntemlerden biri olarak görülüyor.[2]
Buna rağmen daha önce adenom saptanmış kişilerde uzun vadede kolorektal kanser riskinin tamamen ortadan kalkmadığı uzun süredir biliniyor. Yeni çalışma, bu durumun altında bağırsak mikrobiyotasındaki kalıcı değişimlerin yatabileceğini düşündürüyor.[1]
Araştırmacılar, katılımcıların dışkı örneklerinden elde edilen metagenomik verileri analiz ederek bağırsak bakterilerinin yapısını ayrıntılı biçimde inceledi. Ayrıca 184 katılımcı çiftinde dışkı metabolitleri de değerlendirildi ve metabolik profillerde de kalıcı farklılıklar saptandı.[1]
Yaşam tarzı mikrobiyotayı etkileyebilir
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de beslenme ve yaşam tarzının bağırsak mikrobiyotasıyla güçlü ilişki göstermesi oldu.[1]
Özellikle daha sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve düşük fiziksel aktivite düzeyine sahip bireylerde, kolorektal kanserle ilişkilendirilen bakteri türlerinin daha fazla bulunduğu görüldü.[1] Araştırmacılar, bu durumun yaşam tarzı değişikliklerinin yüksek risk grubundaki kişiler için önemli bir müdahale alanı olabileceğini düşündürdüğünü belirtti.[2]
Çalışma neden-sonuç ilişkisini göstermiyor
Araştırma insanlarda yürütülen gözlemsel bir çalışma olduğu için bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerin doğrudan kanser riskini artırdığını kanıtlamıyor.[1] Bulgular yalnızca iki durum arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, gelecekte yapılacak müdahale çalışmalarının, beslenme ve fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı değişikliklerinin bağırsak mikrobiyotasını değiştirip değiştiremeyeceğini ve bunun kolorektal kanser riskini azaltıp azaltamayacağını değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.[2]
Çalışma, kolorektal kanserden korunmada poliplerin çıkarılmasının önemini değiştirmiyor. Ancak bağırsak mikrobiyotasının uzun vadeli takibinin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin, polip öyküsü bulunan kişilerde gelecekteki korunma stratejelerinde daha fazla yer alabileceğine işaret eden yeni biyolojik kanıtlar sunuyor.[1][2]
Kaynaklar
[1] Nogal A, Wang K, Thompson KN ve ark. Long-lasting gut microbiome and fecal metabolome alterations after colorectal adenoma removal and their relationship to colorectal cancer. Cell Host & Microbe. 2026;34(6):1135-1150.e6. DOI: 10.1016/j.chom.2026.05.001
[2] Harvard T.H. Chan School of Public Health. Colorectal cancer risk linked to gut microbiome alterations. 2026.




