İdrardaki küçük belirti büyük hastalığın habercisi olabilir

Böbrek hastalıkları çoğu zaman sessiz ilerler. Kişi kendini iyi hissederken, idrar tahlilinde görülen kan ya da protein kaçağı altta yatan ciddi bir sürecin ilk sinyali olabilir.

IgA nefropatisi, tıp dünyasında Berger hastalığı olarak da biliniyor. Hastalıkta bağışıklık sisteminin ürettiği IgA adlı antikorlar böbreğin süzme birimleri olan glomerüllerde birikiyor. Bu birikim zamanla iltihaplanmaya, protein ve kan kaçağına, bazı hastalarda ise böbrek fonksiyonlarında kalıcı kayba yol açabiliyor.

IgA nefropatisi nedir?

Kahve Tutkunlarına Güzel Haber: Mikrobiyotada Anlamlı Farklar Bulundu
Kahve Tutkunlarına Güzel Haber: Mikrobiyotada Anlamlı Farklar Bulundu
İçeriği Görüntüle

IgA nefropatisi, en sık görülen primer glomerül hastalıklarından biri kabul ediliyor. Böbreklerdeki süzme zarının hasarlanması sonucu idrarda kan görülmesi, idrarda protein kaçağı ve tansiyon yüksekliği ortaya çıkabiliyor.

Hastalığın dikkat çeken yönü, herkeste aynı seyretmemesi. Bazı kişilerde yıllarca belirgin şikâyet oluşturmazken, bazı hastalarda kronik böbrek hastalığına ve ileri dönemde diyaliz ya da böbrek nakli ihtiyacına kadar ilerleyebiliyor.

En sık hangi belirtiler görülür?

IgA nefropatisinde en bilinen bulgu idrarda kan görülmesidir. Bu durum bazen çıplak gözle fark edilen çay rengi ya da kola rengi idrar şeklinde ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda ise kanama yalnızca idrar tahlilinde saptanır.

Köpüklü idrar protein kaçağını düşündürebilir. Ayaklarda, bacaklarda ya da göz çevresinde şişlik, tansiyon yüksekliği, halsizlik ve böbrek fonksiyon testlerinde bozulma da tabloya eşlik edebilir. NIDDK, belirtilerin yıllarca fark edilmeyebileceğini ve hastalığın kimi zaman rutin testlerle yakalandığını belirtiyor.

Soğuk algınlığı sonrası idrarda kan görülürse dikkat

IgA nefropatisinde bazı hastalarda üst solunum yolu enfeksiyonu, boğaz ağrısı ya da mide-bağırsak enfeksiyonu sonrası idrarda kan görülebilir. Bu nedenle özellikle enfeksiyonlardan sonra tekrarlayan koyu renkli idrar, ihmal edilmemesi gereken bir işaret olarak değerlendiriliyor.

Bu belirti tek başına IgA nefropatisi anlamına gelmez. Ancak tekrarlıyorsa ya da idrar tahlilinde kan ve protein birlikte saptanıyorsa nefroloji değerlendirmesi gerekir.

Tanı nasıl konulur?

İlk değerlendirmede idrar tahlili, idrarda protein ölçümü, kan kreatinin değeri, tahmini glomerüler filtrasyon hızı ve tansiyon takibi önem taşır. Ancak IgA nefropatisinin kesin tanısı çoğu zaman böbrek biyopsisiyle konulur. Biyopside glomerüllerde IgA birikiminin gösterilmesi tanı açısından belirleyicidir.

KDIGO’nun güncel kılavuz özetinde de IgA nefropatisinde erken tanı, proteinüri düzeyinin kontrolü ve böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi öne çıkarılıyor.

Tedavide amaç hastalığı yavaşlatmak

IgA nefropatisinde tedavi, hastalığın şiddetine ve ilerleme riskine göre planlanır. Temel hedef idrarda protein kaçağını azaltmak, tansiyonu kontrol altına almak ve böbrek fonksiyon kaybını yavaşlatmaktır.

Bazı hastalarda yalnızca düzenli takip ve destekleyici tedavi yeterli olabilirken, yüksek riskli vakalarda hekim kontrolünde farklı ilaç seçenekleri gündeme gelebilir. Tedavi kararı mutlaka nefroloji uzmanı tarafından, hastanın idrar bulguları, kan değerleri, tansiyonu ve biyopsi sonucuna göre verilmelidir.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

İdrarda gözle görülür kan, tekrarlayan koyu renkli idrar, köpüklü idrar, açıklanamayan tansiyon yüksekliği, bacaklarda şişlik veya böbrek fonksiyon testlerinde bozulma varsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

IgA nefropatisi erken fark edildiğinde takip ve tedaviyle böbrek hasarının ilerlemesi yavaşlatılabilir. Bu nedenle basit bir idrar tahlili, bazen böbreğin geleceğini koruyan ilk alarm zili olabilir.