Bilim insanları, halk arasında “beyin yiyen amip” olarak bilinen serbest yaşayan amiplerin dünya genelinde sıcak tatlı su kaynaklarında daha sık tespit edildiğini ve bunun artan bir halk sağlığı riski olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildiriyor. Son dönemde yayımlanan bilimsel bir perspektif yazısında, söz konusu mikroorganizmaların yalnızca doğal sularda değil, zaman zaman insan yapımı su sistemlerine de tutunabildiği ifade edildi.

Hangi amipten söz ediliyor?

Uzmanların özellikle dikkat çektiği türlerden biri, Naegleria fowleri. Bu amip, nadir görülen fakat genellikle ölümcül seyreden primer amipik meningoensefalit adı verilen bir beyin enfeksiyonuna yol açabiliyor. Enfeksiyon, amip içeren sıcak tatlı suyun burun yoluyla vücuda girmesi sonucu ortaya çıkıyor. Uzmanlar, “içme suyu olarak yutmakla değil, burundan beyne giden yolla” riskin oluştuğunu hatırlatıyor.

Vaka sayılarının dünya genelinde düşük olduğu, ancak hastalığın ağır seyri nedeniyle dikkatle izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Su sistemlerine nasıl tutunuyorlar?

Araştırmacılar, bu amiplerin:

  • yüksek sıcaklığa dayanabilmesi

  • klor gibi bazı dezenfektanlara direnç gösterebilmesi

  • su borularının iç yüzeylerinde biyofilm tabakasına yerleşebilmesi

gibi özellikleri nedeniyle modern su altyapılarında da varlık gösterebildiğini belirtiyor.

“Truva atı” etkisi

Bilimsel yazıda ayrıca bu amiplerin yalnızca kendilerinin değil, başka mikroorganizmaların da taşıyıcısı olabildiği vurgulanıyor. Hücrelerinin içinde bakteri ve virüslerin barınabildiği, bu durumun bazı mikropları klor ve diğer arıtma işlemlerinden koruduğu ve antibiyotik direncinin yayılmasına katkıda bulunabileceği ifade edildi.

İklim değişikliği riski büyütüyor

Isınan iklim, sıcak tatlı su kaynaklarının yayılımını artırırken, su sıcaklığını seven bu amiplerin coğrafi dağılımının genişlediği bildiriliyor. Bunun yanında bazı bölgelerde eskiyen su altyapıları ve yetersiz bakım da riskin artmasına yol açan faktörler arasında gösteriliyor.

Araştırmanın kaynağı

Söz konusu değerlendirmeler, 2025 yılında yayımlanan bir bilimsel perspektif makalesinde ele alındı. Makale, çeşitli üniversitelerden araştırmacıların katkılarıyla hazırlandı ve serbest yaşayan amiplerin hızla büyüyen fakat yeterince tanınmayan bir halk sağlığı sorunu olduğu görüşünü paylaştı. Çalışma deneysel bir araştırma değil, mevcut bilimsel kanıtların yorumlandığı perspektif/derleme niteliğinde.

Tıbbiye Bülteni Uzman Görüşü

Tıbbiye Bülteni’ne konuşan uzmanlara göre, bu amipler hakkında iki gerçek aynı anda kabul edilmeli:

  1. Vaka sayıları son derece nadirdir. Panik oluşturacak bir yaygınlık söz konusu değildir.

  2. Görülmesi durumunda hastalık ağır seyreder. Bu nedenle “az ama ciddi risk” kategorisinde izlenmelidir.

Uzmanlar ayrıca, özellikle sıcak tatlı su göllerinde, termal alanlarda ve iyi klorlanmamış havuzlarda başın suyun altında tutulmaması, buruna su çekilmemesi ve mümkünse burun tıkacı kullanılması gibi basit önlemlerin riski azaltabileceğini belirtiyor.

Tedavi ve uyarı

Bu enfeksiyonlar için uygulanan bazı deneysel tedavi yaklaşımları olduğu bildiriliyor, ancak başarı oranlarının sınırlı olduğu ifade ediliyor. Erken tanının hayati önem taşıdığı, şüpheli durumlarda acil tıbbi başvuru yapılması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, “kesin ve garantili bir tedavi yöntemi” bulunduğu yönünde umut tacirliği yapılmaması gerektiğinin altını çiziyor.

Sonuç

Bilim insanları, serbest yaşayan amiplerin:

boyutlarını birleştiren “Tek Sağlık” (One Health) yaklaşımıyla ele alınmasını öneriyor. Bu çerçevede içme suyu sistemlerinin güçlendirilmesi, düzenli izlem programları ve halkın doğru bilgilendirilmesi çağrısı yapılıyor.