Açık erişimli hakemli bir derlemede, egzersizin Alzheimer hastalığıyla ilişkili biyolojik süreçleri yavaşlatabilecek mekanizmaları desteklediği değerlendirildi.
Alzheimer hastalığına karşı ilaç araştırmaları sürerken, bilim insanları yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın gelişimini nasıl etkileyebileceğine de odaklanıyor. Vivien Csikos, John P. Thyfault ve Heather M. Wilkins tarafından hazırlanan ve hakemli bilimsel bir dergide yayımlanan kapsamlı derleme, düzenli egzersizin beyin mitokondrilerinin sağlığını koruyarak Alzheimer hastalığıyla ilişkili süreçleri olumlu yönde etkileyebileceğini ortaya koyuyor.[1]
Alzheimer ve mitokondriler arasındaki kritik bağ
Alzheimer hastalığı; hafıza kaybı, bilişsel işlevlerde gerileme ve beyinde amiloid-beta plakları ile tau protein yumaklarının birikmesiyle karakterize ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olarak biliniyor.[1]
Araştırmacılar, son yıllarda mitokondriyal işlev bozukluğunun hastalığın erken döneminde rol oynayan temel mekanizmalardan biri olabileceğini belirtiyor. Mitokondriler, hücrelerin enerji üretiminden sorumlu yapılar olarak özellikle yüksek enerji gereksinimi olan beyin dokusu için büyük önem taşıyor.[1]
Mitokondrilerde meydana gelen bozulmanın enerji üretiminin azalmasına, oksidatif strese, kalsiyum dengesinin bozulmasına ve uzun süreli nöroinflamasyona, yani sinir sistemindeki kronik iltihabi yanıta katkıda bulunabileceği ifade ediliyor.[1]
Egzersiz beyin hücrelerinin enerji sistemini destekliyor
Derlemede değerlendirilen bilimsel çalışmalar, fiziksel egzersizin yalnızca kasları değil, beyin hücrelerini de etkilediğini gösteriyor.[1]
Araştırmaya göre düzenli egzersiz;
- Yeni mitokondri oluşumunu (mitokondriyal biyogenez) destekleyebiliyor.
- Hasarlı mitokondrilerin temizlenmesini sağlayan mitofaji sürecini güçlendirebiliyor.
- Mitokondrilerin yapısal bütünlüğünü koruyan dinamik mekanizmaları iyileştirebiliyor.
- Beyin hücrelerinin enerji üretim kapasitesini artırabiliyor.[1]
Araştırmacılar, bu mekanizmaların Alzheimer hastalığında görülen hücresel hasarın ilerlemesini yavaşlatabilecek biyolojik bir ortam oluşturabileceğini değerlendiriyor.[1]
Koruyucu etkide önemli biyolojik sinyaller
Derleme, egzersiz sırasında salgılanan bazı biyolojik moleküllerin de beyin sağlığında önemli rol oynadığını vurguluyor.[1]
Bunlar arasında;
- Beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF),
- İrisin,
- İnsülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1)
gibi moleküllerin sinir hücrelerinin yaşamını desteklediği, sinaptik bağlantıları güçlendirdiği ve mitokondrilerin dayanıklılığını artırabileceği belirtiliyor.[1]
Araştırmacılar ayrıca iyi kardiyorespiratuvar kondisyonun, yani kalp ve akciğer kapasitesinin yüksek olmasının da beyin mitokondrilerinin daha dirençli çalışmasına katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.[1]
Bulgular kesin tedavi anlamına gelmiyor
Çalışma yeni bir klinik deney değil, mevcut bilimsel verileri değerlendiren kapsamlı bir derleme niteliği taşıyor.[1]
Bu nedenle araştırma, egzersizin Alzheimer hastalığını önlediğini veya tedavi ettiğini göstermiyor. Ancak bugüne kadar elde edilen deneysel ve klinik bulguların birlikte değerlendirilmesi, düzenli fiziksel aktivitenin beyin sağlığını destekleyen en güçlü yaşam tarzı uygulamalarından biri olabileceğine işaret ediyor.[1]
Araştırmacılar ayrıca farklı egzersiz türlerinin, süresinin ve yoğunluğunun beyin mitokondrileri üzerindeki etkilerini belirlemek için daha uzun süreli ve kontrollü insan çalışmalarına ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.[1]
Günümüzde egzersiz, yalnızca kalp ve kas sağlığı için değil, yaşlanan beynin biyolojik dayanıklılığını koruyabilecek önemli yaşam tarzı stratejilerinden biri olarak görülüyor. Alzheimer hastalığının kesin tedavisi henüz bulunmamış olsa da, düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşlanmayı destekleyen en güçlü bilimsel araçlardan biri olmaya devam ettiği değerlendiriliyor.[1]
Kaynaklar
[1] Csikos V, Thyfault JP, Wilkins HM. The impact of exercise on brain mitochondrial health and its relevance to Alzheimer’s disease. Brain and Exercise. 2025. DOI: 10.1016/j.braen.2025.100012





