Cumhurbaşkanı açıkladı, sistem hâlâ sessiz…
Recep Tayyip Erdoğan, 18 Şubat 2022’de gerçekleştirilen Engelli Kamu Personeli Atama Töreni’nde önemli bir düzenlemeyi kamuoyuna duyurmuştu. Kamuda 4/B sözleşmeli statüde çalışanlar için yüzde 3 engelli çalıştırma zorunluluğu getirileceğini ve bu kapsamda yaklaşık 12 bin kişilik yeni istihdam alanı açılacağını açıklamıştı.
Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu açıklama hâlâ uygulamada karşılık bulmuş değil.
⸻
Kurumlar talep etti, karşılarına “yönetmelik” çıktı
Cumhurbaşkanı’nın açıklamasının ardından birçok kamu kurumu 4/B statüsünde engelli personel istihdamı için talepte bulundu. Ancak bu talepler, “mevzuat değişikliği gerekiyor” gerekçesiyle geri çevrildi.
Sorunun kaynağı açık: Ortada siyasi irade var, ancak bu iradeyi hayata geçirecek idari düzenleme yok.
⸻
Basit bir düzenleme neden yapılmıyor?
İşin en dikkat çekici yanı ise çözümün son derece basit olması. Söz konusu uygulamanın hayata geçmesi için yalnızca ilgili yönetmeliklerde değişiklik yapılması gerekiyor.
Bu noktada gözler doğrudan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çevriliyor.
Ancak her iki bakanlık tarafından da bugüne kadar somut bir adım atılmış değil.
⸻
Engelli istihdamı yine bürokrasiye mi takıldı?
Türkiye’de engelli bireylerin istihdamı uzun süredir kronik sorunlar arasında yer alıyor. Özel sektörde kota uygulamaları bulunsa da kamuda özellikle sözleşmeli personel statülerinde ciddi boşluklar dikkat çekiyor.
Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan bir düzenlemenin bile yıllardır uygulanamıyor olması, sorunun yalnızca teknik değil, aynı zamanda bürokratik bir direnç meselesi olduğunu düşündürüyor.
⸻
12 bin kişilik umut, kağıt üzerinde kaldı
Açıklanan 12 bin kişilik istihdam hedefi, engelli bireyler ve aileleri için büyük bir umut olmuştu. Ancak bugün gelinen noktada bu hedefin hâlâ hayata geçirilmemiş olması, beklentileri hayal kırıklığına dönüştürdü.
Sahada karşılığı olmayan açıklamalar, kamu politikalarına olan güveni de zedeliyor.
⸻
Soru net: Kim bu süreci durduruyor?
Cumhurbaşkanı’nın açık talimatına rağmen gerekli mevzuat düzenlemesinin yapılmaması, kamuoyunda şu soruyu gündeme getiriyor:
Bu süreci geciktiren ya da durduran nedir?
Engelli istihdamı gibi kritik bir konuda atılmayan her adım, yalnızca bir idari eksiklik değil; aynı zamanda sosyal adalet açısından ciddi bir sorun olarak büyüyor.
⸻
Sonuç: İrade var, uygulama yok
Ortada net bir siyasi irade, belirlenmiş bir hedef ve çözümü basit bir mevzuat değişikliği var. Buna rağmen sürecin ilerlememesi, kamu yönetimi açısından sorgulanması gereken bir tablo ortaya koyuyor.
Engelli bireyler hâlâ bekliyor.
Ve bu bekleyiş artık teknik değil, doğrudan bir tercih meselesine dönüşmüş durumda.



