Yıllara yayılan geniş çaplı beslenme araştırmaları, bazı yaygın koruyucu katkı maddelerinin kanser ve tip 2 diyabet riskleriyle ilişkilendirilebileceğine işaret ediyor.
Fransa merkezli bir halk sağlığı projesi, on yılı aşkın süredir on binlerce yetişkinin günlük beslenme alışkanlıkları, tükettikleri paketli ürünler ve sağlık durumları üzerinde detaylı bir izleme gerçekleştiriyor. Araştırmacılar, katılımcıların yedikleri gıdaların içeriklerini tek tek analiz ederek, özellikle belirli koruyucu maddelerin uzun vadeli sağlık etkilerini değerlendirdi.
Çalışmanın ilk ayağında dikkat çeken sonuç, bazı koruyucu maddelerin belirli kanser türleriyle ilişkili olabileceği yönünde. Öne çıkan katkı maddelerinden biri sodyum nitrit oldu; bu maddenin düzenli olarak tüketildiği durumlarda özellikle erkeklerde prostat kanseri riskinde artış gözlemlendi. Bunun yanında potasyum sorbat ve bazı sülfitlerin de meme ve sindirim sistemi kanserleriyle ilişkileri olduğu şüpheleri bilim insanları tarafından vurgulandı.
Araştırmanın bir diğer kolu ise tip 2 diyabet riskine odaklandı. Analizler, yüksek düzeyde koruyucu madde tüketen bireylerin, daha az koruyucu tüketenlere kıyasla tip 2 diyabet geliştirme olasılığının belirgin biçimde arttığını ortaya koydu. İşlenmiş gıdalarda yaygın olarak kullanılan birçok katkı maddesi, metabolik etkiler bakımından potansiyel bir tetikleyici olarak değerlendirildi.
Bilim insanları bu bulguların doğrudan bir nedensellik kanıtı oluşturmadığını ve henüz kesin bir sonuca ulaşmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu özellikle belirtiyor. Buna rağmen söz konusu ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olması, halk sağlığı açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir uyarı niteliği taşıyor.
Beslenme uzmanları, bu tür koruyucu maddeler bakımından zengin paketli gıdaların tüketimini sınırlandırmayı ve taze, minimum işlenmiş ürünlerin beslenme programında ağırlık kazanmasını öneriyor. Böylece hem genel beslenme kalitesi artırılabilir hem de uzun vadede ortaya çıkabilecek sağlık risklerinin azaltılmasına katkı sağlanabilir.
Uzmanlar ayrıca, gıda endüstrisinin ve düzenleyici kurumların katkı maddelerinin güvenliği konusunda sürekli güncellenen değerlendirmeler yapması gerektiğinin altını çiziyor. Giderek artan işlenmiş gıda tüketimiyle birlikte, koruyucu maddelerin etkilerinin geçmişten daha fazla incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.





