Üniversite yönetimi, akademisyenler ve öğrenciler, Birinci Dünya Savaşı’nda cepheye giderek şehit düşen tıbbiyeli gençleri anmak için Gelibolu Yarımadası’nda düzenlenen programa katıldı.
Tıbbiyelilerin Fedakârlığı Çanakkale’de Anıldı
Program kapsamında katılımcılar, Çanakkale Muharebeleri Sıhhiye Müzesi’ni ziyaret ederek savaş yıllarında cephede görev yapan hekimlerin ve tıp öğrencilerinin hatıralarını inceledi. Tarihi belgeler, cephede kurulan sahra hastaneleri ve savaşın ağır şartlarında görev yapan sağlık çalışanlarının fedakârlıklarını gözler önüne serdi.
Anma programında dualar okunurken, Çanakkale’de hayatını kaybeden hekimler ve tıp öğrencileri için saygı duruşunda bulunuldu. Etkinlik, Türk tıbbının savaş yıllarında ödediği ağır bedeli bir kez daha hatırlattı.
Senato Toplantısı Siperlerde Yapıldı
14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında SBÜ Senato ve Yönetim Kurulu toplantısı da Çanakkale’de gerçekleştirildi. Toplantıya Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu çevrim içi olarak katıldı ve sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutladı.
Bu anlamlı toplantının cephe hatıralarının bulunduğu bölgede yapılması, tıbbiyelilerin vatan savunmasındaki rolüne dikkat çeken sembolik bir mesaj olarak değerlendirildi.
“Osmanlı Tıbbı Çok Ağır Kayıplar Verdi”
SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın programda yaptığı konuşmada Çanakkale’nin tıbbiyeliler açısından taşıdığı tarihi anlamı vurguladı.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı tıbbının büyük kayıplar verdiğini belirten Aydın, savaş boyunca 262 Osmanlı hekiminin hayatını kaybettiğini, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de eğitim gören 765 öğrenciden 346’sının cephelerde şehit düştüğünü hatırlattı.
Bu tablo, Türk tıp tarihinin en ağır kayıplarından biri olarak kabul ediliyor.
Mezun Veremeyen Sınıf: 1915 Kuşağı
Savaşın en dramatik hikâyelerinden biri de Tıbbiye’nin 1915 sınıfına ait. Eğitimlerinin henüz başında cepheye giden genç öğrencilerin büyük bölümü Çanakkale ve diğer cephelerde şehit düştü. Bu nedenle tıp okulunun bazı yıllarda mezun veremediği kayıtlara geçti.
Silah yerine stetoskop taşıyan bu gençler, yaralı askerleri kurtarmaya çalışırken vatan savunmasının bir parçası oldular.
Türk Tıbbının Sessiz Kahramanları
Bugün Çanakkale’deki siperler yalnızca askeri bir zaferin değil, aynı zamanda fedakâr hekimlerin ve tıp öğrencilerinin hatırasını da taşıyor.
Tıbbiyeli gençlerin cephelerde verdiği mücadele, Türk tıp tarihinin en büyük fedakârlık örneklerinden biri olarak görülüyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi yönetimi ise bu mirası gelecek nesillere aktarmak için her yıl benzer anma programlarının sürdürüleceğini ifade ediyor.
Çanakkale’de toprağa düşen bu gençler, yalnızca bir savaşın değil; bilimin, merhametin ve vatan sevgisinin de şehitleri olarak tarihteki yerini koruyor.





