Çalışma hayatında köklü bir dönüşüm öngören Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Türkiye’nin orta ve uzun vadeli sosyal güvenlik politikaları kapsamında hayata geçirilmeye hazırlanıyor. Sistem, mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) emekliliğine ek bir yapı olarak kurgulanırken, çalışanların çalışma süresince düzenli katkı payı ödemesini esas alıyor.
TES kapsamında çalışanlardan, mevcut SGK ve vergi kesintilerine ek olarak brüt maaş üzerinden yüzde 3 oranında katkı payı kesintisi yapılması öngörülüyor. Bu kesinti her ay düzenli olarak bordrolara yansıyacak ve maaş arttıkça kesinti tutarı da artacak. Sistem, uzun vadede çalışanların emeklilik döneminde ek gelir elde etmesini hedefliyor.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) farklı olarak zorunlu bir yapı üzerine kuruluyor. BES’te olduğu gibi isteğe bağlı katılım yerine, TES’te çalışanların sistem içinde kalması esas alınırken, çıkış koşullarının sınırlı olması planlanıyor. Bu yönüyle TES, tüm çalışanları kapsayan bir emeklilik modeli olarak tanımlanıyor.
Uzman hesaplamalarına göre, asgari ücretle çalışan bir kişi için yıllık kesinti tutarı yaklaşık 11 bin 890 TL seviyesine ulaşıyor. Ücret arttıkça katkı payı da yükseliyor. Bu durum, özellikle düşük ve orta gelirli çalışanlar açısından aylık net maaş üzerinde doğrudan etki oluşturuyor.
Yeni sistem yalnızca maaş kesintileriyle sınırlı kalmıyor. Kıdem tazminatı yapısında da önemli bir değişiklik öngörülüyor. Mevcut modelde işten ayrıldığında toplu ödeme şeklinde alınan kıdem tazminatının, Kıdem Tazminatı Fonu aracılığıyla TES ile entegre edilmesi planlanıyor. Bu entegrasyonla birlikte, kıdem tazminatının bireysel hesaplarda birikmesi ve ödeme biçiminin değişmesi gündemde bulunuyor.
Düzenlemenin Nisan 2026 itibarıyla bordrolara yansıtılması hedefleniyor. Bu süreçte teknik altyapı, fon yönetimi ve mevzuat uyum çalışmalarının tamamlanması planlanıyor. Yetkililer, sistemin uzun vadede emeklilik gelirlerini artırmayı amaçladığını belirtirken, çalışan temsilcileri ve uzmanlar uygulamanın ücretler, iş gücü maliyeti ve çalışan hakları üzerindeki etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzman değerlendirmelerine göre Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, emeklilikte gelir sürekliliğini güçlendirmeyi amaçlayan yapısal bir reform niteliği taşıyor. Bununla birlikte sistemin çalışan davranışları, kıdem tazminatı algısı ve iş gücü piyasası üzerindeki etkilerine ilişkin bazı sonuçlar henüz öngörü ve ilişki düzeyinde değerlendiriliyor. Bu nedenle uygulamanın sahadaki etkilerinin, yürürlüğe girdikten sonra netleşeceği ifade ediliyor.





