Trabzon’un Maçka ilçesinde, Altındere Vadisi’ne hâkim sarp kayalıklar üzerinde bulunan Sümela Manastırı’nda 23 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilecek geleneksel Ortodoks ayini öncesinde dikkat çeken bir karar alındı.

Fener Rum Patrikhanesi tarafından düzenlenmesi planlanan ayinin bu yıl basın mensuplarına kapalı olacağı bildirildi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre gazeteciler ayinin gerçekleştirileceği alana alınmayacak.

Sümela Manastırı’nda 2010 yılından itibaren düzenlenen ayinler, geçmiş yıllarda yerli ve yabancı basın kuruluşları tarafından takip edilerek ulusal ve uluslararası kamuoyuna aktarılıyordu. Bu nedenle basının alana alınmaması, önceki uygulamalardan ayrılan önemli bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.

Halk TV’nin Acı Günü: Dürdane Kırçuval Hayatını Kaybetti
Halk TV’nin Acı Günü: Dürdane Kırçuval Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

Kararın gerekçesi açıklanmadı

Ayinin neden basına kapalı gerçekleştirileceğine ilişkin yetkili makamlardan henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Basın kısıtlamasının güvenlik, katılımcı sayısı veya organizasyon düzenlemesiyle bağlantılı olup olmadığı konusunda da resmî bir bilgi paylaşılmadı.

Bu nedenle “basına kapalı ayin” kararı, mevcut aşamada yerel kaynaklara yansıyan bilgilere dayanıyor. Kararın kapsamı ve uygulama biçimine ilişkin resmî açıklama yapılması bekleniyor.

Ziyaretler ayinin ardından başlayacak

Ayin nedeniyle Sümela Manastırı’na sabah saatlerinde yalnızca dinî etkinliğe katılacak kişilerin kabul edilmesi bekleniyor. Manastırın ayin programının tamamlanmasının ardından saat 14.00’ten itibaren yerli ve yabancı ziyaretçilere yeniden açılacağı bildirildi.

Ayin neden 23 Ağustos’ta yapılacak?

Ortodoks Hristiyanlar tarafından Meryem Ana’nın ölümü ve göğe alınışının anıldığı yortu geleneksel olarak 15 Ağustos’ta kutlanıyor. Fener Rum Patrikhanesinin Sümela Manastırı’nda 15 Ağustos 2026 tarihinde ayin yapılması yönündeki başvurusuna izin verilmediği, dinî program için 23 Ağustos tarihinin uygun görüldüğü basına yansımıştı.

Bu nedenle Sümela’daki ayin, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da geleneksel tarihinden sekiz gün sonra gerçekleştirilecek.

Yaklaşık 1.600 yıllık tarih

Sümela Manastırı’nın kuruluşuna ilişkin bilgiler tarihsel kayıtlarla rivayetlerin iç içe geçtiği bir geçmişe dayanıyor. Geleneksel anlatıya göre manastırın temelleri, Atinalı rahipler Barnabas ve Sophronios tarafından milattan sonra 4. yüzyılda atıldı.

Bununla birlikte yapının günümüzdeki biçimiyle varlığını 13. yüzyıldan itibaren sürdürdüğü kabul ediliyor. Manastır, 1204’te kurulan Trabzon Komnenos Devleti döneminde büyüdü. Özellikle İmparator III. Aleksios döneminde önemi arttı; verilen fermanlar ve sağlanan gelirlerle dinî ve ekonomik açıdan güçlendi.

Trabzon’un 1461’de Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından da manastırın bazı hak ve ayrıcalıkları korundu. Osmanlı döneminde onarılan yapı, 18. yüzyılda yeni fresklerle süslendi. Büyük yapıların eklendiği 19. yüzyıl ise Sümela’nın en parlak dönemlerinden biri oldu.

1923’ten sonra boşaltıldı

Trabzon’un 1916-1918 yılları arasındaki Rus işgali sırasında manastıra el konuldu. Nüfus mübadelesinin ardından 1923 yılında tamamen boşaltılan yapı, zaman içinde doğal koşullar, yangınlar, kaçak kazılar ve tahribat nedeniyle zarar gördü.

Cumhuriyet döneminde kültür varlığı olarak koruma altına alınan Sümela Manastırı’nda farklı tarihlerde kapsamlı restorasyon ve çevre güvenliği çalışmaları yürütüldü. Özellikle kayalıklardan düşme riski taşıyan büyük kaya parçaları temizlendi, yamaçlara çelik ağlar ve koruyucu bariyerler yerleştirildi.

Manastır yalnızca bir kiliseden oluşmuyor

Vadiden yaklaşık 300 metre, deniz seviyesinden ise yaklaşık 1.150 metre yüksekte bulunan Sümela, kayalıklara uyum sağlayan çok katmanlı mimarisiyle dikkati çekiyor.

Manastır kompleksinde ana kaya kilisesinin yanı sıra şapeller, öğrenci odaları, keşiş hücreleri, mutfak, misafirhane, kütüphane, su kemeri ve kutsal kabul edilen ayazma bulunuyor. Kaya kilisesinin iç ve dış duvarlarındaki fresklerde İncil’den sahneler ile Meryem Ana ve İsa tasvirleri yer alıyor.

Ortodoks dünyası açısından önemi

Tam adı “Panagia Sumela” olan manastır, Meryem Ana’ya adanmış en önemli tarihî Ortodoks yapılarından biri kabul ediliyor. Yüzyıllar boyunca Karadeniz bölgesindeki Rum Ortodoks topluluklarının başlıca ibadet, eğitim ve hac merkezleri arasında yer aldı.

Sümela’yı farklı kılan yalnızca dinî geçmişi değil; sarp bir yamaca kurulan özgün mimarisi, freskleri ve Altındere Vadisi’yle bütünleşen konumu. Bu özellikleri manastırı Türkiye’nin hem inanç turizmi hem de kültür turizmi açısından en tanınmış eserlerinden biri hâline getiriyor.

88 yıl sonra yeniden ayin yapılmıştı

Manastırda uzun bir aradan sonra ilk ayin, 15 Ağustos 2010 tarihinde Fener Rum Patriği Bartholomeos’un yönetiminde gerçekleştirildi. Böylece Sümela, 88 yıl sonra yeniden bir Ortodoks ayinine ev sahipliği yaptı.

Restorasyon çalışmaları nedeniyle bazı yıllarda ara verilen ayinler daha sonra yeniden başladı. Dünyanın farklı ülkelerinden din adamları ve ziyaretçilerin katıldığı program, dinî niteliğinin yanında kültürler arası temas ve Türkiye’nin çok katmanlı tarihî mirasının korunması açısından da sembolik önem taşıyor.

UNESCO Geçici Listesi’nde

Sümela Manastırı, mimarisi, tarihî geçmişi ve doğal çevreyle kurduğu sıra dışı ilişki nedeniyle 2000 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor.

Manastır henüz UNESCO Dünya Mirası’nın asıl listesine alınmış değil. Ancak Geçici Liste’de yer alması, yapının evrensel kültürel değer taşıyan bir miras adayı olduğunu gösteriyor.

Bu yönleriyle Sümela’da yapılacak ayin yalnızca dinî bir tören değil; Trabzon’un uluslararası görünürlüğünü etkileyen, kültür mirası ve inanç turizmi açısından geniş yankı uyandıran bir etkinlik niteliği taşıyor. Bu yıl programın basına kapalı gerçekleştirilmesi ise hem kamuoyunun etkinlik hakkında bilgi edinmesi hem de Sümela’nın uluslararası tanıtımı bakımından tartışılabilecek yeni bir uygulama olarak öne çıkıyor.