Bir ölümün ardından defin işleminin yapılmış olması, o ölümle ilgili bütün soruların sonsuza kadar kapandığı anlamına gelmiyor.

Bazen aylar, hatta yıllar sonra ortaya çıkan yeni bir bilgi, şüphe veya delil ölümün yeniden araştırılmasını gerektirebiliyor. Böyle durumlarda adli makamların başvurabileceği yöntemlerden biri feth-i kabir, yani mezarın açılarak cesedin yeniden incelenmesi.

Feth-i kabir nedir?

Feth-i kabir en yalın ifadeyle, defnedilmiş bir kişinin cesedinin adli inceleme amacıyla mezardan çıkarılması anlamına geliyor.

İşlemin temel amacı mezarı açmak değil, ölümle ilgili cevaplanamamış veya sonradan ortaya çıkmış soruların bilimsel yöntemlerle araştırılabilmesini sağlamak.

Ceset üzerinde yeni bir inceleme yapılması veya otopsiye ihtiyaç duyulması halinde bu yönteme başvurulabiliyor.

Mezar neden yeniden açılır?

Feth-i kabir kararı farklı nedenlerle gündeme gelebiliyor.

Ölüm nedeninin yeterince belirlenememesi, ölümle ilgili sonradan şüphe oluşması, yeni bir iddia veya delilin ortaya çıkması ya da daha önce gerçekleştirilen adli incelemenin yetersiz olduğunun değerlendirilmesi bunların başında geliyor.

Örneğin başlangıçta doğal ölüm olarak değerlendirilen bir olayla ilgili daha sonra suç şüphesi doğurabilecek yeni bilgiler ortaya çıkarsa, ölüm nedeninin yeniden araştırılması gerekebilir.

Benzer şekilde ilk incelemede tespit edilemeyen bir yaralanma, toksikolojik bulgu veya başka bir adli unsurun araştırılması da gündeme gelebilir.

Her isteyen mezarı açtırabilir mi?

Hayır.

Feth-i kabir kişisel bir kararla gerçekleştirilebilecek sıradan bir işlem değil. Ailenin veya başka bir kişinin mezarın açılmasını istemesi tek başına yeterli olmuyor.

Türkiye’de konu Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında düzenleniyor.

Gömülmüş bir cesedin incelenmesi veya otopsi yapılması amacıyla mezardan çıkarılmasına soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme karar verebiliyor.

Bu nedenle işlemin arkasında adli soruşturma veya yargılama açısından ortaya çıkan bir gereklilik bulunması gerekiyor.

Mezar açıldıktan sonra ne oluyor?

Mezarın açılmasıyla birlikte ceset kontrollü biçimde çıkarılıyor ve kararın gerekçesine göre adli tıp incelemeleri gerçekleştirilebiliyor.

Ölüm nedeni yeniden araştırılabilir, travmaya ilişkin bulgular incelenebilir, gerekli görülürse biyolojik örnekler alınabilir ve kimliklendirmeye yönelik çalışmalar yapılabilir.

Bazı olaylarda toksikolojik incelemeler de önem kazanabilir.

Yapılacak işlemlerin kapsamı ise her olayda aynı değil. Hangi incelemelerin gerçekleştirileceği, soruşturmanın hangi sorulara cevap aradığına göre belirleniyor.

Yıllar sonra mezar açılırsa sonuç alınabilir mi?

Feth-i kabir işleminin en önemli noktalarından biri zaman faktörü.

Ceset ölümden itibaren doğal değişim sürecine giriyor. Toprağın yapısı, sıcaklık, nem, mezarın koşulları, defin biçimi ve geçen süre cesedin durumunu etkileyebiliyor.

Ordu’da heyelanzede üreticinin fındık mesaisi çileye döndü: “1 ay kalacak yer istedik, vermediler”
Ordu’da heyelanzede üreticinin fındık mesaisi çileye döndü: “1 ay kalacak yer istedik, vermediler”
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle mezarın açılması, mutlaka ölüm nedeninin kesin olarak belirleneceği anlamına gelmiyor.

Buna karşılık bazı bulgular uzun süre korunabiliyor. Özellikle kemik yapıları, bazı travmatik izler ve uygun koşullarda elde edilebilen biyolojik materyaller adli incelemeler açısından değer taşıyabiliyor.

Dolayısıyla yıllar geçmiş olması incelemeyi zorlaştırabilse de her zaman araştırmayı tamamen imkânsız hale getirmiyor.

Feth-i kabir ile otopsi aynı şey değil

Kamuoyunda iki kavram zaman zaman birbirinin yerine kullanılıyor ancak aralarında önemli bir fark bulunuyor.

Feth-i kabir, cesedin mezardan çıkarılması işlemidir.

Otopsi ise cesedin tıbbi ve adli yöntemlerle incelenmesidir.

Başka bir ifadeyle mezarın açılması, gerektiğinde yapılacak yeni adli incelemenin önünü açan işlemdir. Mezardan çıkarılan ceset üzerinde yapılacak işlemler ayrıca değerlendirilir.

Amaç geçmişi değiştirmek değil, gerçeğe ulaşmak

Feth-i kabir nadiren başvurulan ve hem hukuki hem de insani açıdan hassasiyet gerektiren bir uygulama.

Ancak ölümün ardında cevaplanmamış ciddi sorular bulunuyorsa, defin işleminin yapılmış olması adli araştırmanın tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor.

Yeni bir delil, yeni bir şüphe veya yeniden değerlendirilmesi gereken bir bulgu ortaya çıktığında mezar yıllar sonra bile adli sürecin parçası haline gelebiliyor.

Çünkü feth-i kabrin merkezindeki temel mesele mezarın açılması değil, ölüm hakkında geride kalan soruların mümkün olduğu ölçüde bilimsel ve hukuki yöntemlerle cevaplandırılması.