Bilim dünyasında dikkat çeken çalışma, üreme tıbbı açısından yeni bir kapı aralasa da uzmanlar, yöntemin bugün için tedaviye dönüşecek düzeyde olmadığını özellikle vurguluyor. Çalışma, Nature Communications dergisinde yayımlandı.

Genetiği Değiştirilmiş Bakteriler Böbrek Taşlarını Önleyebilir mi?
Genetiği Değiştirilmiş Bakteriler Böbrek Taşlarını Önleyebilir mi?
İçeriği Görüntüle

Oregon Health & Science University (OHSU) araştırmacıları, çekirdeği çıkarılmış bir insan yumurta hücresine deri hücresinden alınan çekirdeği yerleştirdi. Ardından bu hücreyi, normalde sadece sperm ve yumurta oluşumunda görülen kromozom azaltımına benzer bir sürece zorladı. Son aşamada ise donör spermle döllenme başlatıldı. Bu yöntemle oluşturulan bazı hücreler erken embriyo gelişiminin önemli aşamalarından biri olan blastosist evresine kadar ilerleyebildi.

Araştırmanın en dikkat çekici yanı, teorik olarak vücuttaki sıradan bir hücreden üreme hücresine giden yolun laboratuvarda açılmış olması. Ancak sonuçlar henüz tıbbi kullanım açısından güven vermiyor. Makalede, döllenen 82 yeniden yapılandırılmış oositin yalnızca yaklaşık yüzde 8,8’inin blastosist aşamasına ulaştığı, analiz edilen embriyoların ise tamamında kromozomal dengesizlikler saptandığı bildirildi. Araştırmacılara göre bu tablo, yöntemin şu an için sağlıklı ve kullanılabilir yumurta üretiminden uzak olduğunu gösteriyor.

Çalışmanın kıdemli isimlerinden Shoukhrat Mitalipov ve ekip arkadaşları da bunu açıkça “proof of concept”, yani yöntemin prensip olarak mümkün olabileceğini gösteren erken bir deney olarak tanımlıyor. Üniversitenin açıklamasında, bu yaklaşımın güvenli ve etkili kabul edilip klinik denemelere taşınmasının en az bir on yıllık ek araştırma gerektirebileceği belirtildi.

Buna rağmen çalışma, infertilite araştırmaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. OHSU’ya göre bu yaklaşım, ileride yaşa bağlı yumurta kaybı yaşayan kadınlar, kanser tedavisi sonrası üreme hücresi sorunu yaşayan hastalar ve laboratuvarda gamet üretimi hedeflenen alanlar için yeni bir araştırma hattı oluşturabilir. Uzman değerlendirmelerinde de çalışmanın temel biyoloji açısından çok değerli olduğu, ancak başarı oranının düşük olduğu ve klinik uygulamanın hâlâ uzak bir hedef olduğu vurgulanıyor.

Bu nedenle söz konusu gelişmeyi “deri hücresinden bebek üretildi” gibi sansasyonel ifadelerle sunmak doğru olmaz. Daha doğru tanım, insan deri hücresinden çekirdek aktarımı yoluyla döllenebilen yumurta benzeri hücreler üretildiği, ancak elde edilen embriyolarda ciddi genetik sorunlar bulunduğu ve sürecin henüz tedavi standardı olmaktan çok uzak olduğudur.