Yaz aylarında doğa yürüyüşleri, piknikler ve kırsal alan aktivitelerinin artmasıyla birlikte kene kaynaklı hastalıklar yeniden gündeme geldi. Kamuoyunda daha çok Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ile ilişkilendirilen keneler, Lyme hastalığına da neden olabiliyor. Uzmanlar, erken dönemde fark edilmeyen Lyme hastalığının zamanla eklemleri, sinir sistemini ve kalbi etkileyebilen ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Bilimsel verilere göre Lyme hastalığı, Borrelia burgdorferi sensu lato kompleksine ait bakterilerin enfekte keneler aracılığıyla insanlara bulaşması sonucu gelişiyor. Hastalık özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’da yaygın görülse de Türkiye’de de etken bakteriyi taşıyan kene türlerinin varlığı çeşitli araştırmalarla ortaya konmuş durumda.
Her Kene Isırığı Lyme Hastalığı Anlamına Gelmiyor
Uzmanlar, kene tarafından ısırılan herkesin Lyme hastalığına yakalanmadığını vurguluyor. Hastalığın ortaya çıkabilmesi için kenenin enfekte olması ve bakteriyi yeterli süre boyunca kişiye bulaştırması gerekiyor.
Araştırmalar, bulaş riskinin kenenin deride uzun süre tutunmasıyla arttığını gösteriyor. Bu nedenle kenelerin mümkün olan en kısa sürede doğru yöntemle çıkarılması büyük önem taşıyor.
Kenenin ince uçlu bir pens yardımıyla deriye en yakın noktadan tutulup ezmeden ve döndürmeden çekilerek çıkarılması öneriliyor. Uzmanlar, kolonya, alkol, yağ veya sigara gibi yöntemlerin kullanılmaması gerektiğini belirtiyor.
En Belirgin İşaret “Hedef Tahtası” Görünümündeki Döküntü
Lyme hastalığının erken dönemindeki en karakteristik bulgu, tıpta “eritema migrans” olarak adlandırılan halka şeklindeki cilt döküntüsü olarak kabul ediliyor.
Kene ısırığından günler sonra ortaya çıkabilen bu döküntü, ortası daha açık renkli ve çevresi genişleyen yapısıyla hedef tahtasını andırıyor. Ancak uzmanlar, bu döküntünün her hastada görülmediğini ve görülmemesinin Lyme hastalığını dışlamadığını ifade ediyor.
Erken dönemde ayrıca şu belirtiler görülebiliyor:
* Ateş
* Halsizlik
* Baş ağrısı
* Kas ve eklem ağrıları
* Boyun tutulması
* Lenf bezlerinde büyüme
* Yoğun yorgunluk hissi
Tedavi Edilmezse Kalp ve Sinir Sistemini Etkileyebiliyor
Erken tanı konulmayan Lyme hastalığında enfeksiyon haftalar veya aylar içinde vücudun farklı bölgelerine yayılabiliyor.
Uzmanlara göre ileri dönemde;
* Diz başta olmak üzere büyük eklemlerde iltihaplanma,
* Yüz felci gibi sinir sistemi tutulumları,
* Menenjit ve nörolojik sorunlar,
* Kalpte ritim bozuklukları ve ileti sistemi problemleri,
* Periferik nöropati,
* Uzun süreli yorgunluk
gibi komplikasyonlar gelişebiliyor.
Özellikle Lyme karditi adı verilen kalp tutulumu vakalarında ciddi ritim bozuklukları görülebileceği için erken değerlendirme büyük önem taşıyor.
Tanıda Klinik Bulgular Önemli
Lyme hastalığının tanısında hastanın öyküsü, klinik bulguları ve laboratuvar testleri birlikte değerlendiriliyor.
Uzmanlar, tipik eritema migrans döküntüsünün bulunduğu vakalarda tanının çoğu zaman klinik olarak konulabildiğini ve tedavinin geciktirilmeden başlanabildiğini belirtiyor.
Laboratuvar incelemelerinde ise en sık iki aşamalı serolojik test yöntemi kullanılıyor. İlk aşamada ELISA benzeri testler uygulanırken gerekli durumlarda doğrulayıcı immünoblot yöntemlerinden yararlanılıyor. Ancak erken dönemde antikorların henüz oluşmamış olması nedeniyle testlerin yalancı negatif sonuç verebileceği ifade ediliyor.
Antibiyotik Tedavisiyle Başarı Şansı Yüksek
Uzmanlar, Lyme hastalığının uygun zamanda başlanan antibiyotik tedavisine büyük ölçüde yanıt verdiğini belirtiyor.
Tedavi süresi ve yöntemi hastalığın evresine ve organ tutulumuna göre planlanıyor. Gereksiz yere uzun süreli antibiyotik kullanımının ise bilimsel olarak önerilmediği vurgulanıyor.
Bazı hastalarda tedavi sonrasında bir süre daha yorgunluk veya kas-eklem ağrıları devam edebiliyor. Bu durum “Tedavi Sonrası Lyme Hastalığı Sendromu” olarak tanımlanıyor.
Korunmanın En Etkili Yolu Kene Temasını Önlemek
Uzmanlar, Lyme hastalığından korunmanın en etkili yolunun kene temasını azaltmak olduğunu belirtiyor.
Korunmak için şu önlemler öneriliyor:
* Uzun kollu kıyafetler tercih etmek,
* Pantolon paçalarını çorap içine almak,
* Açık renkli giysiler kullanmak,
* Böcek kovucu ürünlerden yararlanmak,
* Doğa gezileri sonrası tüm vücudu kontrol etmek,
* Çocukları ve evcil hayvanları incelemek,
* Deriye tutunmuş keneleri en kısa sürede doğru yöntemle çıkarmak.
Türkiye’de Lyme Hastalığına Karşı Farkındalık Artıyor
Türkiye’de Lyme hastalığının gerçek görülme sıklığı tam olarak bilinmese de uzmanlar, enfekte kene türlerinin ve etken bakterinin varlığını gösteren çalışmalar nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.
Özellikle kene teması sonrası halka şeklinde döküntü, ateş, eklem ağrısı veya nörolojik belirtiler gelişen kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor.
Erken tanı ve uygun tedavi sayesinde Lyme hastalığının neden olabileceği ciddi komplikasyonların büyük ölçüde önlenebileceği vurgulanıyor.
Kaynaklar
* Dünya Sağlık Örgütü WHO – Kene kaynaklı hastalıklar ve Lyme hastalığına ilişkin bilgilendirme dokümanları
* ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri CDC – Lyme Disease:
* Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ECDC – Lyme borreliosis bilgi sayfası
* T.C. Sağlık Bakanlığı ve ilgili enfeksiyon hastalıkları uzmanlık derneklerinin kene kaynaklı hastalıklara yönelik güncel bilgilendirmeleri.
* Infectious Diseases Society of America IDSA, American Academy of Neurology AAN ve American College of Rheumatology ACR tarafından yayımlanan Lyme hastalığı tanı ve tedavi kılavuzları.




