ABD merkezli sağlık otoriteleri ve uzmanlar, sendromun yalnızca enfeksiyon kaynaklı bir hastalık olmadığını, bağışıklık sisteminin kırmızı ette bulunan “alpha-gal” adlı şeker molekülüne karşı aşırı tepki vermesiyle ortaya çıktığını belirtiyor. Kene ısırığı sırasında bu molekülün vücuda girmesi, bazı kişilerde ömür boyu sürebilecek alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor.
Belirtiler Saatler Sonra Ortaya Çıkabiliyor
Alpha-Gal Sendromu’nun en dikkat çekici özelliklerinden biri, belirtilerin et tüketildikten hemen sonra değil, birkaç saat sonra ortaya çıkabilmesi. Hastalarda kurdeşen, kaşıntı, mide bulantısı, karın ağrısı, ishal, nefes darlığı ve bazı vakalarda hayati risk taşıyan anafilaksi görülebiliyor.
Uzmanlar, belirtilerin gecikmeli ortaya çıkması nedeniyle birçok kişinin uzun süre doğru tanı alamadığını vurguluyor. Bazı hastalar yaşadıkları şikayetleri gıda zehirlenmesi veya sindirim sistemi rahatsızlığı sanabiliyor.
Sadece Kırmızı Et Değil
Sendromdan etkilenen kişilerin büyük bölümü sığır, koyun ve domuz eti gibi memeli hayvan etlerinden uzak durmak zorunda kalıyor. Daha ağır vakalarda ise süt ürünleri, jelatin içeren gıdalar ve bazı tıbbi ürünler de reaksiyona neden olabiliyor. Tavuk, hindi, yumurta ve deniz ürünleri ise genellikle güvenli kabul ediliyor.
Vakalar Neden Artıyor?
Araştırmacılar, iklim değişikliği, çevresel koşullar ve kene popülasyonlarının yayılımındaki artışın vaka sayılarının yükselmesinde etkili olabileceğini belirtiyor. ABD’de yapılan değerlendirmeler, 2010 yılından bu yana on binlerce şüpheli vakanın tespit edildiğini, gerçek hasta sayısının ise yüz binlerle ifade edilebileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlardan Korunma Çağrısı
Sağlık otoriteleri, Alpha-Gal Sendromu’ndan korunmanın en etkili yolunun kene ısırıklarını önlemek olduğunu vurguluyor. Özellikle kırsal alanlarda, ormanlık bölgelerde ve yüksek otların bulunduğu alanlarda uzun kollu kıyafetler giyilmesi, kene kovucu ürünlerin kullanılması ve doğa gezileri sonrasında vücudun dikkatlice kontrol edilmesi öneriliyor.
Uzmanlar ayrıca, kene ısırığı sonrasında kırmızı et tüketiminin ardından açıklanamayan alerjik belirtiler yaşayan kişilerin bir alerji uzmanına başvurmasının önem taşıdığını belirtiyor. Erken tanı, ciddi reaksiyonların önlenmesinde kritik rol oynuyor.




