Araştırmaya göre kahve ve çay tüketimi, nörodejeneratif hastalıkların gelişme riskiyle farklı şekillerde ilişkilendirilebiliyor.
Bilimsel dergide yayımlanan çalışmada, başlangıçta nörolojik hastalığı bulunmayan 134 binden fazla kişinin sağlık verileri incelendi. Katılımcılar ortalama 13,5 yıl boyunca takip edildi ve bu süre içinde 6 bin 483 kişide nörodejeneratif hastalık gelişti.
Kahve tüketiminde “J eğrisi” dikkat çekti
Araştırmacılar kahve tüketimi ile nörodejeneratif hastalık riski arasında “J şeklinde” bir ilişki tespit etti. Buna göre düşük ve orta düzeyde tüketim ile yüksek tüketim arasında belirgin farklar bulunuyor. Özellikle çok yüksek miktarda kahve tüketiminin, bazı nörodejeneratif hastalık türleri ve özellikle vasküler kökenli beyin hastalıklarıyla daha yüksek riskle ilişkilendirilebileceği belirtildi.
Araştırmada katılımcıların ortalama kahve tüketimi günde yaklaşık 2 fincan olarak kaydedildi.
Çay tüketiminde daha olumlu tablo
Çalışmanın çarpıcı bulgularından biri de çay tüketimine ilişkin oldu. Araştırma verilerine göre çay tüketimi, bazı nörodejeneratif hastalık türlerinde daha düşük riskle ilişkilendirildi. Özellikle vasküler demans ve bazı diğer nörodejeneratif hastalıklar açısından çay içen gruplarda daha düşük başlangıç riski görüldü.
Katılımcıların ortalama çay tüketimi ise günde yaklaşık 3 fincan olarak belirlendi.
Birlikte tüketim de incelendi
Araştırmacılar kahve ve çayın etkisinin tek başına değil, birlikte tüketim alışkanlıklarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Analizlerde bazı kahve-çay kombinasyonlarının Alzheimer hastalığı ve genel nörodejeneratif hastalık riskiyle ilişkili farklı sonuçlar ortaya koyabildiği görüldü.
Uzmanlardan önemli uyarı
Araştırmayı yürüten bilim insanları sonuçların dikkat çekici olsa da neden-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli olmadığını özellikle vurguluyor. Çalışma gözlemsel bir kohort araştırması olduğu için bulgular tüketim alışkanlıkları ile hastalık riski arasındaki ilişkiyi gösteriyor ancak kahve ya da çayın tek başına doğrudan hastalığa yol açtığını kanıtlamıyor.
Uzmanlara göre dengeli tüketim ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, beyin sağlığını korumada hâlâ en önemli faktörler arasında yer alıyor.





