Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, dünya genelinde yaygın görülen ve özellikle kadınları etkileyen önemli bir sağlık sorunu olarak değerlendiriliyor. Klinik gözlemler ve bilimsel çalışmalar, bu durumun çoğunlukla mesanede tamamen ortadan kaldırılamayan bakteriler, hormonal değişimler, yetersiz sıvı alımı ve bağırsak ile vajinal mikrobiyotadaki dengesizliklerle ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.
Avrupa ve Kuzey Amerika’da üniversite hastaneleri ile enfeksiyon hastalıkları kliniklerinde yürütülen gözlemsel çalışmalar ve derlemeler, kadınlarda kısa üretra yapısı ve hormonal dalgalanmaların enfeksiyon riskini artırabildiğini gösteriyor. Araştırmalarda, bazı bakterilerin antibiyotik tedavisine rağmen mesane duvarında “sessiz” şekilde kalabildiği ve uygun koşullar oluştuğunda yeniden enfeksiyona yol açabildiği bildiriliyor.
Uzmanlar, korunma yaklaşımında antibiyotik kullanımının tek başına çözüm olmadığını vurguluyor. Yeterli ve düzenli sıvı tüketimi, idrarı tutmamak, kişisel hijyen alışkanlıklarına dikkat etmek ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak, tekrarlama riskini azaltabilecek temel önlemler arasında yer alıyor. Bazı çalışmalarda probiyotik desteklerin veya kişiye özel koruyucu tedavilerin yararlı olabileceği belirtilse de, bu yöntemlerin her hasta için aynı sonucu vermediği ifade ediliyor.
Enfeksiyon hastalıkları ve üroloji uzmanları, tekrarlayan vakalarda altta yatan nedenlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Uzman görüşlerine göre, “Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında tedavi, yalnızca enfeksiyonu baskılamayı değil, hastaya özgü risk faktörlerini anlamayı hedeflemelidir.” Ancak probiyotikler ve uzun dönem koruyucu yaklaşımlar dahil bazı yöntemlerin henüz deneysel aşamada olduğu ya da yalnızca ilişki gösterdiği, kesin koruyucu etki için daha geniş ve kontrollü çalışmalara ihtiyaç bulunduğu vurgulanıyor.