Yaklaşık 12 bin metrekarelik alanda kurulan ve 72 yatak kapasitesine sahip olan hastane, özellikle kardiyoloji ve kalp-damar cerrahisi alanında üst düzey hizmet veriyor. Yoğun bakım kapasitesi, ileri görüntüleme sistemleri ve ameliyathane altyapısı sayesinde, daha önce yurt dışına sevk edilmek zorunda kalan birçok hasta artık kendi ülkesinde tedavi olabiliyor. Bu durum hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi bir rahatlama sağlıyor.

50 Bin Muayene, Yüzlerce Hayat Kurtaran Ameliyat
Faaliyete geçtiği günden bu yana on binlerce hastaya kapılarını açan merkezde 1000’in üzerinde ameliyat gerçekleştirildi. Açık kalp operasyonları başta olmak üzere ileri düzey cerrahi işlemler başarıyla tamamlandı. Bu tablo, sadece sayısal bir veri değil; binlerce ailenin yeniden kurulan hayali demek.
Hastanede görev yapan Türk ve Kırgız sağlık profesyonelleri, birlikte çalışarak bilgi ve tecrübe paylaşımını kurumsal bir yapıya dönüştürdü. Bu ortaklık, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir model ortaya koyuyor.
Başhekim Türkyürek’in Yönetim Anlayışı
Merkezin başında bulunan Uzm. Dr. Cevdet Türkyürek, hastanenin sadece idari yöneticisi değil; aynı zamanda sahadaki motivasyonun ve disiplinin mimarı. Türkyürek’in yönetim yaklaşımı, teknik yeterlilik ile insan odaklı hizmet anlayışını aynı potada eritiyor.
Personel eğitimine verdiği önem, kalite standartlarının titizlikle uygulanması ve hasta güvenliğini merkeze alan uygulamaları sayesinde hastane, kısa sürede bölgesel bir güven markasına dönüştü. Özellikle kalp cerrahisi alanında oluşturulan koordinasyon sistemi, komplikasyon oranlarının minimize edilmesinde belirleyici rol oynadı.
Başhekim Türkyürek’in en dikkat çeken yönlerinden biri de sürdürülebilirlik vizyonu. Geçici başarılarla yetinmeyen, yerel kadroların yetişmesini teşvik eden ve bilgi transferini sistematik hâle getiren bir model inşa ediyor. Bu yaklaşım, hastaneyi sadece bugünün değil yarının da merkezi hâline getiriyor.
Sağlık Diplomasisinin Güçlü Halkası
Hastane, adını Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan alarak sembolik bir anlam da taşıyor. Ancak bu sembolizm, içi boş bir tabeladan ibaret değil. Sağlık alanında kurulan bu işbirliği, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ilişkilerin en somut ve en insani boyutunu temsil ediyor.
Bişkek’te atılan bu adım, Orta Asya’da sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Hastane, sadece tedavi sunan bir kurum değil; aynı zamanda bölgesel bir eğitim ve referans merkezi olma yolunda ilerliyor.
Bölge İçin Yeni Bir Standart
Bugün Bişkek’te bir kalp hastası, tedavi için başka ülkelere gitmek zorunda kalmıyorsa; bir çocuk ileri görüntüleme hizmetine erişebiliyorsa; bir aile umutla ameliyathane kapısında bekleyebiliyorsa, bunun arkasında güçlü bir organizasyon ve vizyon var.
Erdoğan imzalı bu hastane, sadece beton ve çelikten oluşan bir yapı değil. İçinde disiplin, bilgi, fedakârlık ve ortak gelecek inancı var. Ve bu yapı, Bişkek’te bölge halkı için gerçekten umut olmuş durumda.




