Endokrin bozucular; sabun, şampuan, parfüm gibi kişisel bakım ürünleri, plastik şişe ve kaplar, tekstil ürünleri, oyuncaklar, mutfak gereçleri, gıda ambalajları ve içme suları gibi günlük yaşamda sık kullanılan birçok üründe bulunabilen kimyasallardır. Bu maddeler insan vücuduna sindirim, inhalasyon, deri yoluyla emilim, anne sütü ve plasenta aracılığıyla girebilmektedir. Özellikle fitoöstrojenler, bisfenol A (BPA), fitalatlar, perfloralkil maddeler (PFAS), dioksinler ve poliklorlu bifeniller (PCB) gibi önemli endokrin bozuculara odaklanılmalıdır. Bu kimyasallar hormon reseptörleri ile etkileşime girerek hormonların etkilerini taklit edebilmekte veya antagonize edebilmektedir. Böylece hormonların düzenlediği büyüme, gelişme, metabolizma ve üreme gibi temel fizyolojik süreçlerde bozulmalara yol açabilmektedir. Gelişim döneminde hormonlara duyarlılığın yüksek olması nedeniyle çocukluk ve özellikle ergenlik dönemi bu kimyasalların etkilerine karşı daha hassas kabul edilmektedir.

Epidemiyolojik ve deneysel çalışmalar, endokrin bozucu kimyasallara maruziyet ile erken puberte, obezite, diyabet, infertilite, polikistik over sendromu ve tiroid fonksiyon bozuklukları gibi çeşitli endokrin hastalıklar arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra meme ve prostat kanseri gibi hormon ilişkili kanserler, kardiyometabolik hastalıklar, bağışıklık sistemi bozuklukları, astım ve nörogelişimsel sorunlar da bu kimyasalların olası sağlık etkileri arasında yer almaktadır. Ayrıca bazı çalışmalar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile öğrenme güçlükleri gibi nörodavranışsal problemlerin de endokrin bozucularla ilişkili olabileceğini öne sürmektedir.

Maruziyetin azaltılması için Plastik kaplar yerine cam veya seramik kullanılması, işlenmiş gıdaların azaltılması, kişisel bakım ürünlerinin içeriklerinin kontrol edilmesi ve çevresel kimyasallara maruziyetin azaltılması önerilmektedir. Sonuç olarak, endokrin bozucu kimyasalların ergen sağlığı üzerindeki etkilerini azaltmak için bireysel önlemler, toplumsal farkındalık ve çevresel düzenlemelerin birlikte geliştirilmesi Çocuk ve Ergen Sağlığı için büyük önem arzetmektedir.