“Tütünsüz ve Nikotinsiz Gelecek İçin 30 Yıl: Kanıt, Politika ve Eylem” temasıyla düzenlenen kongrede, tütün kontrolünün geçmişi, bugünü ve geleceği çok boyutlu olarak ele alındı.
Açılış programında Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Fırat Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mahmut Doğru, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ile Sağlığı Geliştirme ve Sigara ile Mücadele Derneği Başkanı ve Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık konuşma yaptı.
Prof. Dr. Yasemin Açık: “Tütüne karşı mücadelenin ilk kıvılcımını Elazığ’da yaktık”
Kongrenin açılışında konuşan Prof. Dr. Yasemin Açık, tütünle mücadelenin yalnızca bir sağlık politikası değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Yaklaşık 40 yıl önce Elazığ’da başlattıkları çalışmaları anlatan Prof. Dr. Açık, “Bazı mücadeleler yalnızca mesleki sorumlulukla verilmez; inançla, vicdanla ve adanmışlıkla yürütülür. Bugün burada bulunan herkesin ortak amacı, gelecek nesilleri tütünün yıkıcı etkilerinden korumaktır” dedi.
1980’li yılların ikinci yarısında başlayan tütün kontrolü çalışmalarının Türkiye’deki öncü girişimlerden biri olduğunu belirten Açık, yıllar boyunca yasa çalışmaları, savunuculuk faaliyetleri, bilimsel araştırmalar ve saha uygulamalarıyla önemli bir birikim oluşturduklarını ifade etti.
Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın:
“Tütünle mücadele sadece sağlık meselesi değil, bir medeniyet ve gelecek meselesidir”
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ise konuşmasında tütün kullanımının bireysel bir tercih olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, konunun doğrudan toplum sağlığı, ekonomik kalkınma ve nesillerin geleceğiyle ilişkili olduğunu söyledi.
Tütün ürünlerinin her yıl milyonlarca insanın yaşamını kaybetmesine neden olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Aydın, şöyle konuştu:
“Bugün burada yalnızca bir kongrenin açılışını gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda insan hayatını tehdit eden küresel bir salgına karşı ortak mücadelemizin kararlılığını da ortaya koyuyoruz. Tütün kullanımı, önlenebilir ölüm nedenleri arasında hâlâ ilk sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle tütünle mücadele yalnızca sağlık çalışanlarının değil; eğitimcilerin, hukukçuların, yöneticilerin, medyanın, ailelerin ve tüm toplumun ortak sorumluluğudur.”
Türkiye’nin son 30 yılda tütün kontrolü alanında dünyanın örnek aldığı ülkelerden biri haline geldiğini ifade eden Aydın, elde edilen kazanımların korunmasının en az yeni başarılar kadar önemli olduğunu belirtti.
“Dumansız hava sahası uygulamalarından sigara bırakma hizmetlerine, mevzuat düzenlemelerinden farkındalık çalışmalarına kadar çok önemli mesafeler kat ettik. Ancak tütün endüstrisi sürekli yeni yöntemler geliştirmekte, özellikle gençleri hedef alan farklı ürün ve pazarlama stratejileriyle karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdürmek zorundayız.”
Üniversitelerin bu süreçteki rolüne de dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, bilimsel verilerin politika üretimindeki önemini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak yalnızca sağlık profesyonelleri yetiştirmiyoruz. Aynı zamanda toplumun sağlık okuryazarlığını artıran, koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen ve bilimsel bilgiyi sahaya taşıyan çalışmalar yürütüyoruz. Dumansız kampüs uygulamalarımız, farkındalık faaliyetlerimiz ve bilimsel araştırmalarımızla tütünsüz bir gelecek hedefini destekliyoruz.”
Gençlerin korunmasının tütün kontrolünün en kritik başlıklarından biri olduğunu belirten Aydın, “Bir çocuğun sigarayla hiç tanışmaması, bir bağımlının sigarayı bırakmasından çok daha büyük bir başarıdır. Bu nedenle koruyucu yaklaşımları güçlendirmeli, gençlerimizi nikotin bağımlılığına sürükleyen tüm risk faktörlerine karşı ortak mücadele vermeliyiz” dedi.
Konuşmasının sonunda kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Prof. Dr. Aydın, kongrede ortaya çıkacak bilimsel çıktılar ve politika önerilerinin Türkiye’nin tütün kontrolü çalışmalarına önemli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti.
4207 Sayılı Kanun’un 30 Yılı Masaya Yatırıldı
Açılış programının ardından gerçekleştirilen “Türkiye’de Tütün Kontrolünün 30 Yılı (1996-2026)” başlıklı konferansta, Türkiye’nin tütün kontrolü alanındaki yasal ve kurumsal dönüşümü ele alındı.
Ak Parti Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Bilir ve Prof. Dr. Yasemin Açık’ın oturum başkanlığını yaptığı konferansta; Refah Partisi Eski Milletvekili Dr. Ahmet Feyzi İnceöz, 4207 Sayılı Kanun’un yasalaşma sürecini anlattı.
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl ise kanunda yıllar içerisinde yapılan değişiklikleri ve bu düzenlemelerin halk sağlığına katkılarını değerlendirdi.
Tütün Kontrolünün Hukuki Boyutu Değerlendirildi
Kongrenin dikkat çeken oturumlarından biri de Türk hukuk sisteminde tütün kontrolü uygulamalarına ayrıldı.
HSK 1. Daire Üyesi Hakan Yüksel ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Toker Ergüder’in oturum başkanlığını yaptığı konferansta; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanı İlker Koçyiğit, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Levent Taşkoparan, Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Celal Tekin ve Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı Av. Gökhan Ağdemir çeşitli sunumlar gerçekleştirdi.
400 Katılımcı, 120’den Fazla Konuşmacı
Kongre kapsamında tütün kullanımının epidemiyolojisi, bağımlılık tedavisi, bırakma hizmetleri, endüstri taktikleri, pasif etkilenimle mücadele ve genç liderlik gibi başlıklarda çok sayıda bilimsel oturum düzenleniyor.
Johns Hopkins Üniversitesi School of Public Health ve Vital Strategies iş birliğiyle gerçekleştirilen Tütün Kontrolünde Genç Liderlik Gelişimi Kursu’na 60 genç lider katılırken, Sağlık Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen Tütün Bağımlılığı Tedavisi Eğitimi’ne ise 70 hekim iştirak etti.
7 Haziran’a kadar devam edecek kongrede yaklaşık 400 katılımcı, 120’nin üzerinde konuşmacı ve oturum başkanı ile ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda uzman ve bilim insanı bir araya gelerek tütünsüz bir gelecek için çözüm önerilerini tartışacak.




