Kızamık Neden Yeniden Gündemde?
Kızamık, havadaki damlacıklar yoluyla bulaşan ve son derece yüksek bulaştırıcılığa sahip bir virüs hastalığı. Virüs, hasta bir kişinin bulunduğu kapalı ortamda saatlerce canlı kalabiliyor. Bu özelliği nedeniyle bağışıklık oranlarının düştüğü toplumlarda hızla yayılabiliyor.
Hastalık genellikle yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, gözlerde kızarıklık ve birkaç gün içinde yüz ve boyundan başlayarak tüm vücuda yayılan döküntülerle kendini gösteriyor. Özellikle bebeklerde, bağışıklığı zayıf kişilerde ve aşısız bireylerde zatürre, beyin iltihabı ve kalıcı hasar riski bulunuyor.
Türkiye’de Durum Ne?
Türkiye’de kızamık aşısı uzun yıllardır ulusal aşı takviminde yer alıyor ve çocuklara iki doz olarak uygulanıyor. Ancak son yıllarda aşı reddi, aşı gecikmeleri, düzensiz göç hareketleri ve kayıt dışı nüfus gibi faktörler bağışıklık duvarında gedikler oluşmasına yol açıyor.
Uzmanlar, özellikle büyük şehirlerde ve kalabalık yaşam alanlarında kızamığın yeniden yayılma potansiyelinin arttığını belirtiyor. Toplum bağışıklığının korunabilmesi için aşı oranlarının en az yüzde 95 seviyesinde tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Aşı Neden Hayati?
Bilimsel veriler, iki doz kızamık aşısının hastalığa karşı yaklaşık yüzde 97 oranında koruma sağladığını gösteriyor. Kızamık, aşıyla neredeyse tamamen önlenebilen hastalıklar arasında yer alıyor. Buna rağmen aşılanma oranlarındaki küçük düşüşler bile büyük salgınlara zemin hazırlayabiliyor.
Sağlık otoriteleri, kızamıkla mücadelenin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çiziyor. Aşılanmayan her birey, yalnızca kendisi için değil; henüz aşılanma yaşına gelmemiş bebekler ve kronik hastalar için de risk oluşturuyor.
Ebeveynler Nelere Dikkat Etmeli?
-
Çocukların aşı takvimine uygun şekilde iki doz kızamık aşısını mutlaka yaptırması
-
Yüksek ateş ve döküntü gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması
-
Aşıyla ilgili yanlış ve bilim dışı bilgilere itibar edilmemesi
-
Salgın ihtimali olan dönemlerde kalabalık ve kapalı alanlarda daha dikkatli olunması
Uzmanlardan Net Mesaj
Uzmanlar, “Kızamık bir kader değil, önlenebilir bir hastalıktır” vurgusu yapıyor. Aşı tereddüdünün bedelinin ağır olabileceği belirtilirken, bireysel kararların toplum sağlığını doğrudan etkilediği hatırlatılıyor.
Sonuç olarak: Kızamık, geçmişte kalmış bir hastalık değil. Türkiye’de de risk devam ediyor. En güçlü korunma yolu ise bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış aşılar ve erken farkındalık.