İki gün sürecek organizasyonda skolyozun tanı, tedavi ve psikososyal boyutları kapsamlı şekilde ele alındı.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği ile Skolyoz Araştırma ve Tedavi Derneği iş birliğinde düzenlenen “Skolyoz Tanı ve Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu”, Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
Sempozyumun eş başkanlığını yürüten Prof. Dr. Evrim Coşkun ve Prof. Dr. Mehmet Karakoç, haziran ayının dünya genelinde Skolyoz Farkındalık Ayı olarak değerlendirildiğini belirterek, bu kapsamda toplumda farkındalığı artırmak, erken tanının önemine dikkat çekmek ve güncel bilimsel gelişmeleri paylaşmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini ifade etti.
Güncel Tedavi Yaklaşımları Tartışıldı
Sempozyum boyunca skolyoz alanında çalışan fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları, ortopedi ve travmatoloji hekimleri ile farklı disiplinlerden sağlık profesyonelleri bir araya gelerek tanı ve tedavideki güncel yaklaşımları değerlendirdi.
Bilimsel oturumlarda skolyoz tedavisine ilişkin “Kime? Ne? Neden? Ne zaman? Nasıl? Ne kadar?” sorularına bilimsel veriler ışığında yanıt aranırken, multidisipliner yaklaşımın önemi de vurgulandı.
Hastalar ve Yakınları da Söz Aldı
Sempozyumun dikkat çeken yönlerinden biri ise hasta ve hasta yakınlarının programa aktif olarak dahil edilmesi oldu. Organizasyonda, sağlık çalışanları ile hastalar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi amacıyla katılımcılara deneyimlerini paylaşma ve uzmanlara doğrudan soru yöneltme imkânı sunuldu.
“Skolyozun Psikolojik Yükü Göz Ardı Edilmemeli”
Sempozyumda sunum yapan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Atlı ise skolyozun yalnızca omurga eğriliğiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Atlı, skolyoz hastalarında vücut imajı algısında bozulma, sosyal anksiyete bozukluğu ve majör depresyon başta olmak üzere çeşitli psikiyatrik sorunların görülebileceğine dikkat çekti.
Günümüzde yaygınlaşan çarpıtılmış güzellik algısının sağlıklı bireyleri dahi olumsuz etkilediğini ifade eden Atlı, skolyoz hastalarının ise hastalığın oluşturduğu psikolojik yük nedeniyle gerektiğinde psikiyatrik destek almalarının tedavi sürecine önemli katkı sağlayacağını vurguladı.
Program EMG Kursuyla Devam Edecek
İki gün sürecek sempozyumun ikinci gününde ise katılımcılar için elektromiyografi (EMG) kursu düzenlenecek. Uygulamalı eğitimlerde sağlık profesyonellerinin tanısal değerlendirme ve klinik uygulama becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.





