Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Ömer Faruk Topcu, dijital bağımlılığın giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirtti. Topcu, kontrolsüz akıllı telefon, sosyal medya ve çevrim içi oyun kullanımının özellikle çocuk ve gençlerde ruhsal ve fiziksel sağlığı olumsuz etkilediğini vurguladı.
Dr. Topcu’ya göre dijital bağımlılık yalnızca teknoloji kullanımının artması değil, kişinin günlük yaşamını etkileyecek düzeyde kontrol kaybı yaşaması anlamına geliyor. Bu durumun; uyku bozukluğu, akademik başarı düşüşü, obezite riski, dikkat eksikliği, kaygı ve depresyonla ilişkili olduğunu ifade etti.
“Görünmez ama yaygın bir tehlike”
Dr. Topcu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Dijital bağımlılık görünmez ilerleyen, sessizce hayatı kuşatan bir sorun. Çocukların neredeyse tamamı internet kullanıcısı. Özellikle ergenlerde oyun ve sosyal medya kullanımının kontrol edilememesi ciddi psikososyal sonuçlara yol açabiliyor.”
Topcu, Dünya Sağlık Örgütü’nün oyun oynama bozukluğunu tanı kategorisine dahil etmesinin konunun ciddiyetini gösterdiğini hatırlattı.
Risk grupları açıklandı
Dr. Ömer Faruk Topcu, riskin en yüksek olduğu grupları şöyle sıraladı:
• çocuklar ve ergenler
• genç yetişkinler
• uzun süre ekran başında çalışanlar
• sosyal izolasyon yaşayan bireyler
Ailelere ve okullara çağrı
Dr. Topcu özellikle ailelere şu önerilerde bulundu:
• ekran süresine sınır konulmalı
• yatmadan önce ekranlardan uzak durulmalı
• evde dijital detoks zamanları oluşturulmalı
• spor ve sosyal etkinlikler artırılmalı
• ebeveynler rol model olmalı
Profesyonel destek gerekebileceğini belirten Topcu, “Eğer ekran kullanımı kontrol edilemiyor, günlük yaşam aksıyorsa uzman desteği geciktirilmemelidir” dedi.
Çözüm mümkün
Dr. Topcu, dijital bağımlılığın erken fark edildiğinde önlenebilir olduğunu belirterek sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Teknolojiyi yasaklamak değil, bilinçli ve dengeli kullanmak hedeflenmeli. Sağlıklı dijital davranışlar, çocukların geleceğini koruyan bir güvenlik kemeri niteliğinde.”




