TOPUK ÇATLAKLARINI GİDERMEK İÇİN NE YAPILMALI?
Çoraba takılan sert deri, yürürken hissedilen sızı ya da topuğun kenarlarında beliren ince çizgiler… Başlangıçta yalnızca kozmetik bir sorun gibi görünen topuk kuruluğu, bakım yapılmadığında derin ve ağrılı çatlaklara dönüşebilir.
Tıpta “topuk fissürü” olarak adlandırılan bu çatlaklar, derinin esnekliğini kaybetmesi ve üzerine binen basınçla ayrılması sonucu ortaya çıkar. Yüzeysel çatlaklar çoğu zaman düzenli bakımla toparlanabilir. Kanayan, iltihaplanan veya iyileşmeyen çatlaklar ise sağlık kuruluşunda değerlendirilmelidir.
TOPUKLAR NEDEN ÇATLAR?
Topuk derisi yürürken vücut ağırlığının oluşturduğu basınca maruz kalır. Deri yeterince nemli ve esnek değilse topuk yastıkçığının yana doğru genişlemesi, sertleşmiş derinin çatlamasına neden olabilir.
Topuk kuruluğunu ve çatlaklarını kolaylaştırabilen etkenler şunlardır:
• Soğuk ya da kuru hava
• Uzun ve sıcak duşlar
• Sert, parfümlü sabunlar
• Çıplak ayakla dolaşmak
• Arkası açık terlik ve ayakkabılar
• Ayağa uygun olmayan ayakkabı kullanmak
• Uzun süre ayakta kalmak
• Yaşla birlikte derinin yağ üretiminin azalması
• Ayakkabının oluşturduğu tekrarlayan sürtünme
• Düzenli nemlendirici kullanılmaması
• Fazla kilo nedeniyle topuklara binen basıncın artması
Egzama, sedef hastalığı, ayak mantarı, tiroit bozuklukları, dolaşım sorunları ve diyabet de kuru ve çatlak topuklarla ilişkili olabilir. Bu nedenle tekrarlayan veya dirençli çatlakları yalnızca bakım eksikliğiyle açıklamamak gerekir.
ILIK SU KULLANIN, AYAĞI UZUN SÜRE BEKLETMEYİN
Ayakları çok sıcak suyla yıkamak, derinin doğal yağ tabakasını azaltarak kuruluğu artırabilir. Ilık su ve parfüm içermeyen nazik bir temizleyici daha uygun bir seçenektir.
Ayakları uzun süre suda bekletmek de sanıldığı kadar yararlı değildir. Uzayan temas deri bariyerini zayıflatabilir ve su kaybını artırabilir. Yıkama sonrasında ayaklar, özellikle parmak araları, sürtmeden ve dikkatlice kurulanmalıdır.
NEMLENDİRİCİYİ DERİ HAFİF NEMLİYKEN SÜRÜN
Nemlendirici için en uygun zamanlardan biri duş veya ayak yıkama sonrasındaki ilk birkaç dakikadır. Deri hafif nemliyken uygulanan yoğun kıvamlı krem ya da merhem, suyun deride tutulmasına yardımcı olur.
Seramid içeren ürünler deri bariyerini destekleyebilir. Kalınlaşmış ve sertleşmiş topuklarda üre, laktik asit veya salisilik asit içeren ürünler ölü deri tabakasının yavaşça yumuşamasına katkı sağlayabilir.
Üre oranı yükseldikçe ürünün soyucu etkisi de artabilir. Açık, kanayan veya iltihaplı çatlaklara asitli ya da yüksek oranlı üre içeren ürünler sürüldüğünde yanma ve tahriş gelişebilir. Ürün, ambalajındaki kullanım talimatına uygun uygulanmalı; hassas ciltlerde düşük oranlar tercih edilmelidir.
VAZELİN VE PAMUKLU ÇORAP YÖNTEMİ
Akşam nemlendirici uygulandıktan birkaç dakika sonra topuklara ince bir tabaka vazelin sürmek, nem kaybını azaltan koruyucu bir örtü oluşturabilir. Ardından temiz, ince ve pamuklu çorap giyilmesi ürünün gece boyunca deride kalmasına yardımcı olur.
Bu yöntem açık yaranın üzerine bilinçsizce uygulanmamalıdır. Ayakta kızarıklık, kötü koku, akıntı veya mantar şüphesi bulunuyorsa önce sağlık profesyonelinin değerlendirmesi gerekir.
DÜZENLİ BAKIMDA SONUÇ NE ZAMAN GÖRÜLÜR?
Yüzeysel kurulukta rahatlama birkaç gün içinde fark edilebilir. Kalınlaşmış derinin belirgin biçimde yumuşaması ise düzenli bakımla yaklaşık iki haftayı bulabilir. Çatlak iyileştikten sonra bakımın tamamen bırakılması, sorunun tekrarlamasına neden olabilir.
Nemlendiriciyi günlük rutine eklemek, ayağı sıkıştırmayan ve topuğu destekleyen ayakkabılar kullanmak koruyucu bakımın temelini oluşturur.
PONZA TAŞI VE AYAK TÖRPÜSÜ ZARARLI MI?
Ponza taşı ve ayak törpüsü, kalınlaşmış ölü deriyi azaltmak amacıyla hafifçe kullanılabilir. Ancak deriyi hızla inceltmeye çalışmak kanama, tahriş ve enfeksiyon riskini artırır.
İltihaplı, kaşıntılı, hassas, açık veya kanayan bölgelere törpü uygulanmamalıdır. Nasır bıçağı, jilet ve benzeri kesici aletlerle deriyi evde kesmek ciddi yaralanmaya yol açabilir.
Diyabeti, his kaybı veya dolaşım bozukluğu bulunan kişilerin ponza taşı, törpü, nasır bandı ve kimyasal ayak peelinglerini hekim önerisi olmadan kullanmaması daha güvenlidir. Küçük bir kesik bile fark edilmeden ilerleyebilir.
AYAK PEELİNGLERİ HERKES İÇİN UYGUN DEĞİL
Kimyasal ayak peelingleri derinin dış tabakasını soyarak geçici bir yumuşama sağlayabilir. Buna karşılık egzama, sedef hastalığı, temas dermatiti, ayak mantarı, döküntü veya açık yarası bulunan kişilerde tahrişi artırabilir.
Çatlağın nedeni bilinmiyorsa yoğun soyucu uygulamalar yerine nazik temizlik, düzenli nemlendirme ve uygun ayakkabıyla başlamak daha güvenli bir yaklaşımdır.
AYAKKABI SEÇİMİ İYİLEŞMEYİ ETKİLİYOR
Arkası açık terlikler ve topuğu desteklemeyen ayakkabılar, topuk yastıkçığının yana doğru yayılmasını kolaylaştırabilir. Bu durum kurumuş derinin daha fazla gerilmesine yol açar.
Topuğu kavrayan, ayağa uygun ölçüde ve tabanı destekleyici ayakkabılar tercih edilmelidir. Sert zeminde uzun süre çıplak ayakla dolaşmaktan kaçınmak da çatlakların tekrarlamasını önlemeye yardımcı olabilir.
NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?
Aşağıdaki belirtilerden biri varsa evde bakımda ısrar edilmemelidir:
• Çatlakların derinleşmesi veya kanaması
• Belirgin ağrı ve yürüme güçlüğü
• Kızarıklık, ısı artışı veya şişlik
• Sarı ya da kötü kokulu akıntı
• Yarada büyüme veya renk değişikliği
• Birkaç haftalık bakıma rağmen düzelmeme
• Çatlaklara yaygın kaşıntı ve pullanmanın eşlik etmesi
• Aynı sorunun sık sık tekrarlaması
Ateş, hızla yayılan kızarıklık, irinli akıntı veya şiddetli ağrı enfeksiyon belirtisi olabilir ve gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirir.
DİYABETİ OLANLAR İÇİN ÖZEL UYARI
Diyabet, ayaklardaki duyu kaybı ve dolaşım sorunları nedeniyle küçük çatlakların fark edilmesini ve iyileşmesini güçleştirebilir. Derin çatlaklar enfeksiyonun giriş noktası hâline gelebilir.
Diyabeti bulunan kişiler ayak tabanlarını ve topuklarını her gün kontrol etmeli; kesik, su toplaması, renk değişikliği, akıntı veya iyileşmeyen yara fark ettiğinde sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kalın deriyi kesmek, çatlakları koparmak veya güçlü asit içeren ürünleri gelişigüzel kullanmak tehlikeli olabilir.
KAYNAKLAR
1. Cleveland Clinic
2. American Academy of Dermatology
3. Dermatolog Lindsey Moore
4. Dermatolog Patrick Blake




