Özellikle bal arıları üzerinde yürütülen çalışmalar, bu küçük canlıların öğrenme ve hafıza kapasitelerinin düşündüğümüzden ileri düzeyde olduğunu gösteriyor.
Araştırmalara göre arılar, insan yüzlerine benzer görsel örüntüleri ayırt edebiliyor ve bu örüntüleri daha önce yaşadıkları deneyimlerle ilişkilendirebiliyor. Bilim insanları, bunun insanlardaki bilinçli “tanıma” sürecinden farklı olduğunu vurgulasa da, arıların görsel hafıza yoluyla öğrenme gerçekleştirebildiği net biçimde ortaya konmuş durumda.
Tehdit algısı deneyime dayanıyor
Çalışmalar, arıların daha önce olumsuz uyaranlarla ilişkilendirdikleri görsel veya çevresel ipuçlarına karşı kaçınma ya da savunma davranışı gösterebildiğini gösteriyor. Ani hareketler, koyu renkler, titreşim ve stres altındaki koloni yapısı, arıların tehdit algısını artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre bu durum, arıların belirli bir kişiyi bilinçli olarak “hatırladığı” anlamına gelmiyor. Ancak daha önce yaşanan olumsuz deneyimlerle eşleşen uyaranlara karşı öğrenilmiş bir tepki geliştirdiklerini ortaya koyuyor.
Sakin ortam, sakin arı
Bilimsel veriler, arıların sakin ve tehdit oluşturmayan ortamlarda daha az saldırgan davrandığını da doğruluyor. Yavaş hareket eden, güçlü koku taşımayan ve kovanla doğrudan etkileşime girmeyen insanların çevresinde arıların daha düşük savunma tepkisi gösterdiği belirtiliyor. Bu durum, davranışsal bir sonuç olarak değerlendirilirken, arıların empati ya da duygusal bağ kurduğu şeklinde yorumlanmıyor.
“Bilinçsiz tozlaştırıcılar” değiller
Araştırmacılar, arıların yalnızca içgüdüyle hareket eden canlılar olmadığını vurguluyor. Arılar; kısa ve uzun süreli hafıza, basit problem çözme, öğrenme ve koşullanma gibi bilişsel yeteneklere sahip. Hatta bazı çalışmalarda sayı kavramını sınırlı düzeyde algılayabildikleri ve ödül-temelli öğrenme gösterebildikleri ortaya konmuş durumda.
Bilim dünyası, arıların ekosistemdeki vazgeçilmez rollerinin yanı sıra, bilişsel kapasiteleriyle de yeniden değerlendirilmesi gereken canlılar olduğunu ifade ediyor.