Bir kişinin giderek daha az yemek yemesi, öğünlerden kaçınması veya kilosuyla sürekli meşgul olması her zaman sıradan bir diyet davranışı olmayabilir. Özellikle buna belirgin kilo kaybı, yoğun egzersiz, yemek konusunda katı kurallar, kilo alma korkusu, halsizlik, baş dönmesi veya sürekli üşüme ekleniyorsa anoreksiya nervoza açısından değerlendirme gerekebilir.

Anoreksiya yalnızca “çok zayıf olmak” anlamına gelmez. Kişinin yemek, kilo ve beden algısıyla ilişkisini etkileyen ciddi bir yeme bozukluğudur. Dışarıdan bakıldığında kişinin ne kadar hasta olduğunu anlamak da her zaman mümkün değildir.

Tedavi geciktiğinde yetersiz beslenme kalp ve dolaşım sisteminden kemiklere, kaslardan hormonlara kadar birçok sistemi etkileyebilir. Buna karşılık uygun tedaviyle beslenme düzeninin yeniden kurulması, fiziksel sağlığın toparlanması ve yemek ile beden algısına ilişkin sorunların tedavi edilmesi mümkündür.

Anoreksiya Nervoza Nedir?

Anoreksiya nervoza, kişinin enerji alımını ciddi biçimde kısıtlayabildiği, kilo almaktan yoğun biçimde korkabildiği ve beden ağırlığı veya görünümü konusunda bozulmuş bir algıya sahip olabildiği bir yeme bozukluğudur.

Hastalık çoğu zaman ergenlik veya genç erişkinlik döneminde başlasa da çocuklarda ve daha ileri yaşlarda da görülebilir. Kadınlarda daha sık tanı konulmakla birlikte erkeklerde de anoreksiya gelişebilir.

Anoreksiyanın önemli özelliklerinden biri, kişinin durumunun ciddiyetini fark etmekte zorlanabilmesidir. Bu nedenle aile üyeleri veya yakın çevre bazen değişiklikleri hastadan önce fark edebilir.

Ayrıca kişinin görünümünden yola çıkarak anoreksiya olup olmadığına karar verilemez. Yeme bozuklukları farklı beden ağırlıklarındaki kişilerde ortaya çıkabilir.

Anoreksiya Neden Olur?

Anoreksiya nervozanın tek bir nedeni bulunmuyor. Güncel bilgiler genetik, biyolojik, psikolojik, davranışsal ve sosyal etkenlerin birlikte rol oynayabileceğini gösteriyor.

Ailede yeme bozukluğu veya bazı ruhsal hastalıkların bulunması yatkınlıkla ilişkili olabilir. Kaygı, mükemmeliyetçilik, düşük benlik algısı ve beden görünümüne aşırı önem verme de bazı kişilerde riskle ilişkili özellikler arasında değerlendiriliyor.

Beden ölçüsü ve zayıflık konusunda yoğun sosyal baskıya maruz kalmak, kilo ve görünümün performans açısından ön plana çıktığı bazı spor veya mesleklerle uğraşmak da hassas kişilerde etkili olabilir.

Ancak tek başına bu faktörlerden herhangi birinin anoreksiyaya yol açacağı söylenemez. Hastalık kişinin tercihi, iradesizliği veya yalnızca “zayıflama isteği” ile açıklanabilecek basit bir durum değildir.

Anoreksiya Belirtileri Nelerdir?

Anoreksiya hem yeme davranışında hem de fiziksel ve psikolojik durumda değişikliklere neden olabilir. Belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişebilir.

İlk ve Erken Belirtiler

Başlangıçta değişiklikler oldukça sıradan görünebilir. Kişi bazı yiyecekleri beslenmesinden çıkarmaya, porsiyonlarını küçültmeye veya öğün atlamaya başlayabilir.

Yemeklerin kalorisini sürekli hesaplama, sık tartılma, başkalarıyla birlikte yemek yemekten kaçınma, kilo alma konusunda belirgin endişe ve egzersizin giderek katı bir zorunluluğa dönüşmesi de dikkat çekebilir.

Çocuk ve ergenlerde yalnızca kilo kaybına bakılmaz. Büyümenin yavaşlaması veya yaşına göre beklenen kilo artışının gerçekleşmemesi de önemli olabilir.

Sık Görülen Belirtiler

Anoreksiyada görülebilecek belirtiler arasında şunlar bulunabilir:

  • Belirgin kilo kaybı veya beklenen kilo artışının gerçekleşmemesi
  • Öğün atlama veya çok az yemek yeme
  • Bazı yiyecek gruplarını katı biçimde beslenmeden çıkarma
  • Kilo almaktan yoğun korku duyma
  • Beden ölçüsü ve kilo hakkında sürekli düşünme
  • Aşırı veya zorlayıcı egzersiz yapma
  • Başkalarının yanında yemek yemekten kaçınma
  • Yeme davranışını veya kilosunu gizlemeye çalışma
  • Halsizlik ve güçsüzlük
  • Baş dönmesi veya bayılma
  • Sürekli üşüme
  • Kabızlık ve karın yakınmaları
  • Cilt kuruluğu ve saçlarda incelme veya dökülme
  • Adet düzeninde bozulma
  • Cinsel istekte azalma
  • Konsantrasyon güçlüğü

Bu belirtilerin tek başına bulunması anoreksiya tanısı anlamına gelmez. Tanı, kişinin fiziksel ve ruhsal durumu birlikte değerlendirilerek konulur.

İleri Dönemde Görülebilecek Belirtiler

Uzun süren veya ağır anoreksiyada yetersiz beslenmenin etkileri belirginleşebilir.

Düşük tansiyon, nabzın yavaşlaması, kalp ritmi sorunları, kas kaybı, kemik yoğunluğunda azalma, kansızlık, ciddi güçsüzlük ve hormonal değişiklikler gelişebilir.

Ağır yetersiz beslenmede vücudun birçok organ sistemi etkilenebilir.

Anoreksiya Nasıl Teşhis Edilir?

Anoreksiya tanısı yalnızca tartıdaki rakama bakılarak konulmaz. Yeme davranışı, kilo değişimi, beden algısı, kilo alma korkusu, fiziksel bulgular ve ruhsal durum birlikte değerlendirilir.

Hekim boy, kilo, nabız, tansiyon ve vücut sıcaklığı gibi temel ölçümleri değerlendirebilir. Kilo kaybına yol açabilecek başka hastalıkların dışlanması ve yetersiz beslenmenin vücuttaki etkilerinin araştırılması için kan ve idrar testleri gerekebilir.

Kan sayımı, elektrolitler ile böbrek, karaciğer ve tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi sık kullanılan incelemeler arasındadır.

Kalp ritmi açısından elektrokardiyografi yapılabilir. Uzun süreli hastalıkta veya risk bulunan kişilerde kemik yoğunluğunun değerlendirilmesi de gündeme gelebilir.

Ruh sağlığı değerlendirmesinde ise kişinin yemek, kilo ve beden hakkındaki düşünceleri, yeme davranışları ve eşlik edebilecek depresyon, kaygı veya diğer psikiyatrik sorunlar ele alınır.

Anoreksiya Tedavisi Nasıl Yapılır?

Anoreksiya tedavisinin temel amacı yalnızca kişinin kilo almasını sağlamak değildir. Vücudun güvenli biçimde beslenmesini sağlamak, tıbbi sorunları tedavi etmek ve hastalığı sürdüren düşünce ve davranışları değiştirmek birlikte hedeflenir.

Bu nedenle tedavide genellikle hekim, psikiyatri veya ruh sağlığı uzmanı ve beslenme konusunda deneyimli sağlık profesyonellerinin birlikte çalıştığı çok disiplinli yaklaşım tercih edilir.

Tedavinin önemli bileşenleri şunlardır:

  • Beslenme durumunun güvenli biçimde düzeltilmesi
  • Sağlıklı kilo ve büyümenin yeniden sağlanması
  • Fiziksel komplikasyonların izlenmesi ve tedavisi
  • Yeme bozukluğuna yönelik psikoterapi
  • Sağlıklı yeme davranışının yeniden geliştirilmesi
  • Gerektiğinde aile desteğinin tedaviye dahil edilmesi
  • Eşlik eden ruhsal sorunların değerlendirilmesi

Erişkinlerde yeme bozukluğuna odaklanan farklı psikoterapi yöntemleri kullanılabilir. Çocuk ve ergenlerde aile temelli tedaviler önemli seçenekler arasındadır.

Anoreksiya nervozanın temel belirtilerini tek başına ortadan kaldıran özel bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak depresyon veya kaygı gibi eşlik eden durumlarda hekim tarafından ilaç tedavisi değerlendirilebilir.

Ciddi yetersiz beslenme, ağır sıvı-elektrolit bozukluğu, tehlikeli kalp ritmi değişiklikleri veya ciddi ruhsal risk bulunduğunda hastanede tedavi gerekebilir.

Tedavi her hasta için aynı değildir. Yaş, hastalığın şiddeti, kilo kaybının seyri, fiziksel komplikasyonlar ve ruhsal durum tedavi planını etkiler.

Güncel Bilimsel Gelişmeler

Anoreksiya araştırmalarında yalnızca kilo değişimine değil, hastalığın biyolojik ve nöropsikolojik mekanizmalarına da giderek daha fazla odaklanılıyor.

Genetik yatkınlık, beynin ödül ve davranış sistemleri, metabolik özellikler ve bağırsak-beyin ilişkisi araştırılan alanlar arasında bulunuyor. Ayrıca mevcut psikoterapilerin daha etkili hale getirilmesi ve tedaviye erişimin artırılması için dijital yöntemler üzerinde çalışmalar sürüyor.

Yeni ilaç ve biyolojik tedavi araştırmaları da bulunmakla birlikte araştırma aşamasındaki yaklaşımlar standart tedavinin yerine geçmiş değildir.

Anoreksiya ile Yaşam

İyileşme yalnızca tartıdaki değişimle ölçülmez. Yemekle daha sağlıklı bir ilişkinin kurulması, kilo ve beden hakkındaki yoğun düşüncelerin azalması, sosyal yaşamın yeniden güçlenmesi ve fiziksel sağlığın toparlanması da tedavinin parçalarıdır.

Kişinin internetten bulunan kısıtlayıcı diyetleri veya kontrolsüz takviyeleri kendi başına uygulaması uygun değildir. Özellikle ciddi yetersiz beslenme bulunan kişilerde beslenmenin yeniden düzenlenmesi tıbbi takip gerektirebilir.

Düzenli kontroller, tedavi planına devam etmek ve yakın çevrenin yargılamadan destek olması iyileşme sürecine katkı sağlayabilir.

Nüks, yani hastalığın belirtilerinin yeniden ortaya çıkması mümkündür. Öğün atlama, yeniden katı beslenme kuralları oluşturma veya kilo ve egzersizle aşırı uğraşmaya başlama gibi eski davranışların geri dönmesi halinde tedavi ekibiyle erken iletişim önemlidir.

Halk Arasında Doğru Bilinen Yanlışlar

Yanlış: Anoreksiya sadece çok zayıf insanlarda görülür.

Doğru: Bir kişinin görünümünden yeme bozukluğunun bulunup bulunmadığı veya ne kadar ciddi olduğu anlaşılamaz.

Yanlış: Anoreksiya yalnızca genç kadınların hastalığıdır.

Doğru: Genç kadınlarda daha sık görülse de erkeklerde, çocuklarda ve farklı yaş gruplarında da ortaya çıkabilir.

Yanlış: Kişi isterse sadece daha fazla yiyerek anoreksiyayı yenebilir.

Doğru: Anoreksiya ciddi bir yeme bozukluğudur ve tedavisi çoğu zaman beslenme desteğinin yanı sıra tıbbi ve psikolojik yaklaşım gerektirir.

Yanlış: Anoreksiya tamamen dış görünüşe önem vermekten kaynaklanır.

Doğru: Hastalığın gelişiminde genetik, biyolojik, psikolojik ve sosyal birçok etken rol oynayabilir.

Yanlış: Kilo normale gelince tedavi bitmiştir.

Doğru: Fiziksel toparlanma çok önemlidir ancak yeme davranışı, beden algısı ve hastalığı sürdüren psikolojik etkenlerin de ele alınması gerekir.

Yanlış: Anoreksiyanın tedavisi yoktur.

Doğru: Anoreksiya tedavi edilebilir. İyileşme süresi kişiden kişiye değişse de uygun profesyonel destekle önemli ölçüde düzelme ve iyileşme mümkündür.

Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tedavi edilmeyen anoreksiya, uzun süreli enerji ve besin yetersizliği nedeniyle vücudun birçok sistemini etkileyebilir.

Kemik yoğunluğunda azalma, kas kaybı, kansızlık, hormonal ve üreme sistemi sorunları, böbrek problemleri, sindirim sistemi yakınmaları, düşük tansiyon ve kalp sorunları ortaya çıkabilir.

Elektrolit dengesizlikleri ve kalp ritmi bozuklukları ağır vakalarda yaşamı tehdit edebilir. Çok ciddi yetersiz beslenme birden fazla organın işlevini bozabilir.

Anoreksiya aynı zamanda depresyon, kaygı ve diğer ruhsal sorunlarla birlikte görülebilir. Hastalık ölümcül olabildiği için belirtilerin erken dönemde ciddiye alınması önem taşır.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Yeme miktarında belirgin azalma, hızlı veya açıklanamayan kilo kaybı, kilo almaya karşı yoğun korku, sürekli kalori veya kilo hesabı yapma, yemeklerden kaçınma ya da aşırı egzersiz davranışları ortaya çıktığında profesyonel değerlendirme alınmalıdır.

Çocuk ve ergenlerde büyümenin yavaşlaması veya beklenen kilo artışının gerçekleşmemesi özellikle dikkate alınmalıdır.

30’lu ve 40’lı Yaşlarda Kolon Kanseri Neden Artıyor? Bilinenler ve Bilinmeyenler
30’lu ve 40’lı Yaşlarda Kolon Kanseri Neden Artıyor? Bilinenler ve Bilinmeyenler
İçeriği Görüntüle

Kişinin kendisinde sorun olduğunu kabul etmemesi anoreksiyada görülebilir. Bu nedenle yakınları belirgin değişiklikler fark ettiğinde yargılayıcı olmayan bir dille profesyonel yardım almaya teşvik edebilir.

Anoreksiya İçin Hangi Doktora Gidilir?

İlk değerlendirme aile hekimi, iç hastalıkları veya çocuk ve ergenlerde çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimi tarafından yapılabilir.

Anoreksiya bir yeme bozukluğu olduğu için psikiyatri değerlendirmesi tedavinin önemli bölümüdür. Çocuk ve ergenlerde çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı devreye girer.

Beslenme tedavisi ve fiziksel komplikasyonların yönetimi için farklı sağlık disiplinlerinin birlikte çalışması gerekebilir.

Acil Müdahale Gerektiren Durumlar

Bayılma, ciddi bilinç değişikliği, belirgin susuzluk, göğüs ağrısı, ciddi çarpıntı veya kalp ritmi sorunu belirtileri, nöbet ya da kişinin fiziksel durumunda hızlı ve ciddi kötüleşme acil değerlendirme gerektirebilir.

Ciddi yetersiz beslenme veya elektrolit bozuklukları dışarıdan tahmin edilenden daha ağır olabilir. Kişinin kendisine zarar verme veya yaşamına son verme düşüncelerinin bulunması da acil profesyonel değerlendirme gerektirir.

GOOGLE’DA EN ÇOK ARANAN 8 SORU

Anoreksiya nedir?

Anoreksiya nervoza, yemek alımının ciddi biçimde kısıtlanabildiği ve kilo alma korkusu ile beden algısındaki bozulmanın öne çıkabildiği bir yeme bozukluğudur. Hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı etkileyebilir.

Anoreksiya belirtileri nelerdir?

Öğün atlama, çok az yemek yeme, belirgin kilo kaybı, kilo almaktan yoğun korkma, aşırı egzersiz, sürekli üşüme, halsizlik ve baş dönmesi görülebilir. Belirtiler kişiden kişiye değişebilir.

Anoreksiya nasıl anlaşılır?

Yalnızca düşük kiloya bakılarak anlaşılmaz. Yeme davranışındaki kısıtlama, kilo ve bedenle aşırı uğraşma, kilo alma korkusu ve fiziksel değişiklikler birlikte değerlendirilmelidir.

Anoreksiya neden olur?

Tek bir nedeni bilinmemektedir. Genetik, biyolojik, psikolojik, davranışsal ve sosyal faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.

Anoreksiya tedavisi var mı?

Evet. Tedavi genellikle beslenmenin düzeltilmesi, fiziksel sağlığın takip edilmesi ve yeme bozukluğuna yönelik psikoterapinin birlikte uygulanmasını içerir.

Anoreksiya tamamen geçer mi?

İyileşme mümkündür ve birçok kişi uygun tedaviyle önemli ölçüde toparlanabilir. İyileşmenin süresi ve seyri kişiden kişiye farklılık gösterir.

Anoreksiya tehlikeli midir?

Evet, ağır anoreksiya yaşamı tehdit edebilir. Ciddi yetersiz beslenme kalp, kemik, kas, böbrek, hormon ve diğer organ sistemlerini etkileyebilir.

Anoreksiya için hangi doktora gidilir?

Psikiyatri, anoreksiya tedavisindeki temel uzmanlık alanlarından biridir. Fiziksel durumun değerlendirilmesi için aile hekimi, iç hastalıkları veya çocuklarda çocuk sağlığı uzmanı da sürece dahil olabilir.

KAYNAKLAR

National Institute of Mental Health (NIMH)

National Health Service (NHS)

Mayo Clinic

American Psychiatric Association, Yeme Bozukluklarının Tedavisine İlişkin Klinik Uygulama Kılavuzu