Alafranga tuvalet kolon kanseri yapıyor mu? Yıllardır konuşulan iddia araştırıldı

Tuvalette nasıl oturduğumuz kolon kanseri riskimizi değiştirebilir mi?

Alaturka tuvaletin bağırsakların doğal çalışma biçimine daha uygun olduğu, alafranga tuvalette oturmanın ise bağırsakların tam boşalmasını engellediği ve uzun vadede kolon kanseri riskini artırabileceği iddiası özellikle sosyal medyada yıllardır gündeme geliyor.

İddianın arkasındaki teori ilk bakışta oldukça ikna edici görünüyor: Çömelirken bağırsakların son bölümündeki açı değişiyor, dışkılama kolaylaşıyor ve daha az ıkınmak gerekiyor. Alafranga tuvalette ise bu avantajın kaybolduğu ileri sürülüyor.

Peki bu anatomik farklılık gerçekten kansere kadar uzanan bir risk zinciri oluşturuyor mu?

Bilimsel çalışmalar incelendiğinde yanıt netleşiyor:

Teorinin dışkılama mekaniğine ilişkin bir bölümü bilimsel dayanağa sahip. Ancak alafranga tuvaletin kolon kanserine yol açtığı gösterilmiş değil.

Bilim insanları bu iddiayı doğrudan araştırdı

Konuyla ilgili en dikkat çekici araştırmalardan biri İran’da gerçekleştirildi.

Araştırmacılar, “Oturarak kullanılan tuvaletler kolorektal kanser açısından bir risk faktörü olabilir mi?” sorusunu doğrudan test etti.

Çalışmaya 100 kolorektal kanser hastası ile 100 kontrol dahil edildi. Katılımcıların yaşamları boyunca oturarak ve çömelerek kullanılan tuvaletlerle ilgili alışkanlıkları değerlendirildi.

Sonuçta oturarak kullanılan alafranga tipi tuvaletlerle kolorektal kanser arasında istatistiksel olarak anlamlı bir risk artışı bulunmadı.

Araştırmada çeşitli faktörlere göre düzeltme yapıldıktan sonra oturarak tuvalet kullanımı için hesaplanan risk tahmini 1,07 olarak bulundu. Güven aralığının 1’in her iki tarafına geniş biçimde uzanması, görülen küçük farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığını gösteriyordu.

Üstelik oturarak tuvalet kullanım süresi arttıkça kanser riskinin yükseldiğine ilişkin anlamlı bir doz-süre ilişkisi de ortaya çıkmadı.

Araştırmacılar sonuç olarak oturarak kullanılan tuvaletlerin kolorektal kanser açısından kayda değer bir risk faktörü olduğu hipotezinin kendi verileri tarafından desteklenmediğini bildirdi.

Ancak çalışmanın yalnızca 200 kişi üzerinde gerçekleştirilmiş bir vaka-kontrol araştırması olduğu unutulmamalı. Dolayısıyla tek başına kesin hüküm verecek büyüklükte değil. Buna karşılık mevcut bilimsel literatürde alafranga tuvaletin kolorektal kansere neden olduğunu ortaya koyan güçlü epidemiyolojik kanıt da bulunmuyor.

Alaturka tuvaletin gerçekten bir avantajı var mı?

İddianın bilimsel açıdan en ilginç kısmı burada başlıyor.

Alaturka tuvalette kişi çömeliyor. Bu sırada kalçaların pozisyonu değişiyor ve rektum ile anal kanalın oluşturduğu açı dışkının geçişini kolaylaştırabilecek hale gelebiliyor.

Bu mekanizmada puborektalis kası önemli rol oynuyor.

Bu kas, bağırsakların son bölümünü adeta bir askı gibi çevreleyerek dışkının tutulmasına yardımcı oluyor. Çömelme sırasında anorektal geometrinin değişmesi dışkılamayı bazı kişiler açısından kolaylaştırabiliyor.

Fizyolojik araştırmalarda çömelme ile normal oturma pozisyonları arasında anorektal açı bakımından farklılıklar gösterildi.

Başka küçük deneysel çalışmalarda da çömelerek dışkılayan katılımcıların daha az ıkınma ihtiyacı bildirebildikleri görüldü.

Tümör, Kist ve Kanser Aynı Şey Değil: Aralarındaki Farklar
Tümör, Kist ve Kanser Aynı Şey Değil: Aralarındaki Farklar
İçeriği Görüntüle

Yani:

“Çömelme pozisyonu dışkılamayı bazı insanlarda kolaylaştırabilir” demek bilimsel olarak savunulabilir.

Fakat buradan çok daha büyük bir sonuca, “Alaturka tuvalet kolon kanserini önler” sonucuna geçilemiyor.

İddiadaki kritik zincir nerede kopuyor?

Alafranga tuvalet ile kanser arasında ilişki kuran teorinin kabaca şöyle bir zinciri var:

Alafranga tuvalet → daha fazla ıkınma → bağırsakların yeterince boşalmaması → kabızlık → dışkının bağırsakta daha uzun kalması → zararlı maddelerin kolon mukozasıyla daha uzun temas etmesi → kolorektal kanser.

Bu zincirin ilk kısmında fizyolojik olarak tartışılabilecek noktalar bulunuyor.

Ancak mesele kansere ulaştığında kanıt zayıflıyor.

Çünkü bir mekanizmanın teorik olarak mümkün olması, o mekanizmanın insanlarda gerçekten kansere yol açtığının gösterildiği anlamına gelmiyor.

Kabızlık kolon kanseri yapıyor mu?

Bu soru da yıllardır araştırılıyor.

Kabızlık ile kolorektal kanser arasındaki ilişkiyi inceleyen önemli bir sistematik derleme ve meta-analizde binlerce yayın tarandı ve uygun kriterleri karşılayan 28 çalışma değerlendirildi.

Bazı vaka-kontrol çalışmalarında kabızlığı bulunan kişilerde kolorektal kanser daha sık görünüyordu.

Ancak daha önemli bir ayrıntı vardı.

İnsanların ileriye dönük olarak takip edildiği kohort çalışmalarında kabızlığın kolorektal kanser riskini anlamlı biçimde artırdığı gösterilemedi.

Bu farklılığın nedenlerinden biri “ters nedensellik” olabilir.

Bazen kabızlık neden değil, sonuç olabilir

Kolorektal kanser bağırsak alışkanlıklarını değiştirebilir.

Daha önce düzenli dışkılayan bir kişide yeni başlayan kabızlık, dışkının şeklinde değişiklik, dışkılama düzeninin belirgin biçimde değişmesi veya tam boşalamama hissi ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla bazı araştırmalarda ilk bakışta:

Kabızlık → kanser

şeklinde görünen ilişki, bazı hastalarda gerçekte:

Henüz teşhis edilmemiş hastalık → bağırsak alışkanlığının değişmesi

şeklinde olabilir.

Bu nedenle kronik kabızlığı doğrudan “kolon kanserinin nedeni” olarak tanımlamak mevcut bilimsel kanıtların ötesine geçiyor.

Öte yandan özellikle yeni başlayan veya kalıcı bağırsak alışkanlığı değişikliklerinin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Alaturka tuvalet kolon kanserinden koruyor mu?

Bunun için de yeterli kanıt yok.

Alaturka tuvaletin çömelme pozisyonu nedeniyle dışkılama mekaniğinde bazı avantajları bulunabilir. Ancak bir davranışın dışkılamayı kolaylaştırması ile kanseri önlemesi birbirinden tamamen farklı bilimsel iddialar.

Kolorektal kanserden koruyucu etkiyi gösterebilmek için çok sayıda insanın yıllarca takip edildiği, beslenme, sigara, kilo, fiziksel aktivite, yaş, genetik özellikler ve diğer önemli risk faktörlerinin hesaba katıldığı güçlü araştırmalar gerekir.

Mevcut veriler “Alaturka tuvalet kullananlarda kolon kanseri daha az görülür” sonucunu ortaya koyacak düzeyde değil.

Dolayısıyla iki uç iddia da bilimsel açıdan sorunlu:

“Alafranga tuvalet kolon kanseri yapar” denilemez.

Aynı şekilde:

“Alaturka tuvalet kolon kanserinden korur” da denilemez.

Ayakların altına küçük bir tabure koymak işe yarıyor mu?

Alafranga tuvalet kullananlar için son yıllarda popüler hale gelen uygulamalardan biri de ayakların altına küçük bir yükselti koymak.

Amaç dizleri yukarı kaldırarak vücudu çömelme pozisyonuna yaklaştırmak.

Bazı küçük araştırmalar bunun ıkınmayı ve dışkılama süresini azaltabileceğini düşündürse de sonuçlar tutarlı değil.

Örneğin 2023 yılında yayımlanan randomize bir çalışmada kabızlığı bulunan 41 kişi değerlendirildi. Ayak taburesi vücut pozisyonunu değiştirmesine rağmen çalışmada dışkılamayı taklit eden objektif testlerde belirgin bir avantaj gösterilemedi.

Bu nedenle ayak yükseltici bazı kişiler tarafından rahat bulunabilse de kanserden koruyucu bir yöntem olarak sunulamaz.

Asıl kolon kanseri riskleri başka yerde

Bilimsel kanıtların güçlü olduğu risk faktörlerine bakıldığında tuvaletin alaturka veya alafranga olmasından çok farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Kolorektal kanser riskinde yaş, aile öyküsü ve kalıtsal yatkınlıklar, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ile çeşitli yaşam tarzı faktörleri önem taşıyor.

Fazla kilo ve obezite, fiziksel hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı da üzerinde durulan faktörler arasında.

Beslenmede ise kanıt çok daha güçlü.

Düşük lif tüketimi ile fazla kırmızı ve özellikle işlenmiş et tüketimi kolorektal kanser açısından üzerinde önemle durulan başlıklar arasında yer alıyor.

Dünya Kanser Araştırma Fonu, liften zengin beslenmenin önemine dikkat çekerken işlenmiş et tüketiminin bağırsak kanseri riskini artırdığına ilişkin güçlü kanıt bulunduğunu belirtiyor.

Dolayısıyla kolorektal kanserden korunmayı konuşurken tuvaletin biçimine odaklanıp kanıtı çok daha güçlü risk faktörlerini ikinci plana atmak doğru değil.

Sonuç: Teorinin bir kısmı doğru, kanser bağlantısı doğrulanmış değil

Yıllardır anlatılan iddianın en ilginç yanı tamamen temelsiz bir anatomik varsayımdan doğmamış olması.

Çömelmek dışkılama anatomisini gerçekten değiştirebilir.

Bazı kişilerde dışkılamayı kolaylaştırabilir ve ıkınma ihtiyacını azaltabilir.

Ancak bilimsel yol burada sona ermiyor.

Bu fizyolojik avantajdan hareket ederek alafranga tuvaletlerin kabızlığa, oradan da kolon kanserine yol açtığını söylemek için gereken epidemiyolojik kanıt bulunmuyor.

Bugünkü bilimsel veriler ışığında en doğru sonuç şu:

Alafranga tuvaletin kolon kanseri yaptığı gösterilmemiştir. Alaturka tuvaletin kolon kanserinden koruduğu da kanıtlanmış değildir.

Tuvalet pozisyonu dışkılama konforunu ve mekaniğini etkileyebilir; kolorektal kanser riski ise çok daha karmaşık ve çok faktörlü bir süreçtir.

Ne zaman doktora başvurmalı?

Yeni başlayan ve kalıcı hale gelen bağırsak alışkanlığı değişiklikleri, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı, devam eden karın ağrısı veya demir eksikliği anemisi gibi bulgular yalnızca “kabızlık” ya da tuvalet alışkanlığına bağlanmamalı. Özellikle uygun yaş ve risk grubundaki kişiler kolorektal kanser taramalarını ihmal etmemeli.

Kaynaklar

1. Sohrabi S, Malekzadeh R, Ansari R, Kamangar F. Squatting and Risk of Colorectal Cancer: A Case-Control Study. Middle East Journal of Digestive Diseases, 2012.
2. Sikirov D. Comparison of Straining During Defecation in Three Positions: Results and Implications for Human Health. Digestive Diseases and Sciences, 2003.
3. Power AM, Talley NJ, Ford AC. Association Between Constipation and Colorectal Cancer: Systematic Review and Meta-Analysis of Observational Studies. American Journal of Gastroenterology, 2013.
4. Trieu RQ ve arkadaşları. Using a Footstool Does Not Aid Simulated Defecation in Undifferentiated Constipation: A Randomized Trial. Neurogastroenterology & Motility, 2023.
5. World Cancer Research Fund. Bowel Cancer: Causes and Risk Factors.
6. International Agency for Research on Cancer. Red Meat and Processed Meat. IARC Monographs.
7. National Cancer Institute. Colorectal Cancer Prevention and Risk Factors.