Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara Valisi Vasip Şahin ile çok sayıda akademisyen, kamu temsilcisi ve davetli katıldı.

SBÜ Prof. Dr. Cevdet Erdöl Konferans Salonu’nda düzenlenen kapanış programında, aile kurumunun korunması, sağlıklı toplum yapısının güçlendirilmesi, dijital çağda çocukların karşı karşıya kaldığı riskler, bağımlılıkla mücadele, demografik dönüşüm ve sosyal destek politikaları çok boyutlu şekilde ele alındı. Çalıştayın kapanışında yapılan konuşmalarda, ailenin yalnızca sosyal hayatın değil, aynı zamanda toplum sağlığının ve milli geleceğin taşıyıcı zemini olduğuna dikkat çekildi.

Gülhane Külliyesi’nde aile, sağlık ve toplum başlıkları masaya yatırıldı-1

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, konuşmasında üniversitenin aile, toplum ve sağlık ekseninde yürütülen her yapıcı çalışmaya kapılarını açık tuttuğunu vurgulayarak, SBÜ’nün yalnızca eğitim veren bir kurum değil, aynı zamanda toplumsal meselelerin ortak akılla konuşulduğu güçlü bir ilim ve istişare merkezi olduğunu ifade etti.

Rektör Aydın, üniversitenin sahip olduğu bütün salonları, bilimsel ve toplumsal fayda üreten çalışmalara açtıklarını belirterek, “Üniversitemiz, yalnızca öğrencilerin ders gördüğü bir yapı değil; sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının, düşünce kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve farklı paydaşların bir araya gelerek memleket meselelerini konuşabildiği açık bir ilim kapısıdır. Kongrelerden sempozyumlara, çalıştaylardan panel ve konferanslara kadar milletimizin hayrına olan her yapıcı faaliyete ev sahipliği yapmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Kemalettin Aydın, konuşmasında ayrıca üniversitenin akademik ve idari yapısında kadınların güçlü temsiline dikkat çekti. Kadın emeğinin, kadın aklının ve kadın hassasiyetinin kurumsal niteliği artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Aydın, “Üniversitemizin akademik ve idari kadrolarında kadınların çoğunlukta olması bizim için sadece sayısal bir veri değil, aynı zamanda gurur verici bir kurumsal tablodur. Sağlığı, aileyi, eğitimi ve toplumsal dayanışmayı konuştuğumuz bir zeminde kadınların bilgi, emek ve sorumluluk üstlenen duruşu son derece kıymetlidir” ifadelerini kullandı.

Aydın, aileyi koruma çabasının yalnızca bir sosyal politika başlığı olarak ele alınamayacağını belirterek, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği, çocukların güvenli gelişimi, yaşlıların korunması ve toplumsal direnç kapasitesinin artırılması açısından da ailenin merkezi bir yerde durduğunu söyledi. Üniversite olarak bilimsel üretimi sadece laboratuvarlar ve dersliklerle sınırlı görmediklerini dile getiren Aydın, toplumun sorunlarına temas eden, kamu yararını önceleyen ve çözüm önerisi geliştiren her çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini kaydetti.

Manas’ta Tarihi Buluşma: Tıp Öğrencileri Rektörlerle Aynı Ekranda
Manas’ta Tarihi Buluşma: Tıp Öğrencileri Rektörlerle Aynı Ekranda
İçeriği Görüntüle

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise konuşmasında, iki gün süren çalıştay boyunca hocaların, uzmanların ve kurum temsilcilerinin aileyi ilgilendiren meseleleri büyük bir dikkatle ele aldığını söyledi. Sağlıklı ailenin, toplumu koruyan en güçlü zemin olduğunu vurgulayan Göktaş, aile yapısı sağlam olduğunda çocukların daha güvende olacağını, gençlerin riskler karşısında daha dirençli hale geleceğini, yaşlı ve engelli bireylerin ise hayata daha güçlü bağlanacağını ifade etti.

Gülhane Külliyesi’nde aile, sağlık ve toplum başlıkları masaya yatırıldı-2

Bakan Göktaş, günümüzde aileyi etkileyen dinamiklerin çeşitlendiğine işaret ederek, yaşlı nüfusun artışı, demografik dönüşüm, bağımlılık, suça sürüklenen çocuklar, aile içi kırılganlıklar ve dijital içerik akışının oluşturduğu baskıların çok yönlü şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Aile ne kadar desteklenirse, toplum da o kadar sağlam kalır” diyen Göktaş, erken farkındalık, etkili danışmanlık ve tedavi sonrası sosyal uyum desteğinin aileyi ayakta tutan temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi.

Konuşmasında dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisine özel bir başlık açan Göktaş, Bakanlık olarak çocuklar ve gençler için daha güvenli bir dijital ortam oluşturmayı önemsediklerini ifade etti. Bu kapsamda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesinin oluşturulduğunu açıklayan Göktaş, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan yeni yükümlülükler getirileceğini söyledi. Düzenlemenin çocukları sansürlemeyi değil, onları korumayı amaçladığını vurgulayan Göktaş, bu konuda uzun süredir çok yönlü bir hazırlık yürütüldüğünü kaydetti.

Bakan Göktaş ayrıca, 2024-2028 dönemini kapsayan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı doğrultusunda aileyi merkeze alan hizmetlerin yaygınlaştırıldığını belirtti. Sosyal Risk Haritaları ile ilçe, mahalle ve hane ölçeğinde ailelerin daha yakından takip edildiğini ifade eden Göktaş, özellikle suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet alanlarında risklerin yerinde tespit edilerek gerekli tedbirlerin devreye alındığını söyledi.

“Aile Dostu Ekosistem” anlayışıyla çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini belirten Göktaş, aileyi koruyan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve toplumsal yapıyı tahkim eden politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. 2025’in “Aile Yılı” ilan edildiğini hatırlatan Göktaş, 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus 10 Yılı” boyunca da aynı kararlılıkla çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Kapanış programı, aile kurumunun korunmasına yönelik ortak iradenin vurgulanması, kamu-üniversite-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve sağlıkla aile arasındaki doğrudan ilişkinin yeniden hatırlatılması bakımından dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Gülhane Külliyesi’nde gerçekleştirilen çalıştay, aileyi merkeze alan sosyal politikaların bilimsel zeminde tartışıldığı önemli bir buluşma olarak tamamlandı.