Aile birliği, sağlık sorunları ve zorunlu yaşam koşulları nedeniyle yer değişikliği talep eden binlerce işçi, sürecin bürokrasinin keyfine bırakıldığını belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.
Anayasa Mahkemesi, 4/D sürekli işçilerin yer değişikliğine imkân tanımayan düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Mahkeme kararında, makul nedenlere dayanan yer değişikliği taleplerinin işverence iş ve kadro durumu çerçevesinde değerlendirilmesine imkân tanınmamasının, devletin çalışanları koruma yükümlülüğüyle bağdaşmadığı vurgulandı. Karar, 9 Mart 2026’da kamuoyuna duyuruldu. (Anayasa Mahkemesi)
Kararın ardından gözler ilgili kurumlara çevrildi. Ancak 4/D’li işçiler, aradan geçen süreye rağmen başvuru takvimi, nakil şartları, kurumlar arası geçiş usulü ve mazeret önceliklerine ilişkin net bir düzenleme yapılmamasına tepki gösteriyor.
2018 yılında taşerondan kadroya geçirilen sürekli işçiler, uzun süredir “çakılı kadro” uygulaması nedeniyle bulundukları kurum ve şehir dışına geçiş yapamıyor. Bu durum özellikle eşi farklı şehirde çalışan, çocuklarının eğitimi nedeniyle yer değişikliği isteyen, sağlık sorunu bulunan veya ailesine bakmak zorunda olan işçiler için ciddi mağduriyetlere yol açıyor.
İşçiler, tayin hakkının yalnızca idari bir konu olmadığını, aynı zamanda aile bütünlüğü ve çalışma barışı meselesi olduğunu belirtiyor. Çok sayıda kamu işçisi, yıllardır aynı gerekçeyle dilekçe verdiğini ancak yasal zemin olmadığı gerekçesiyle sonuç alamadığını ifade ediyor.
AYM kararının ardından beklenti, sürecin açık ve merkezi bir düzenlemeyle hayata geçirilmesi yönünde. İşçiler, kurumların farklı yorumlarına ve keyfi uygulamalara kapı aralanmaması için başvuru şartlarının net biçimde ilan edilmesini istiyor.
4/D’li sürekli işçilerin ortak talebi, tayin hakkının bürokrasinin keyfini beklemeden yürürlüğe girmesi. Binlerce işçi, ailelerinden ayrı kalmadan, sağlık ve sosyal gerekçeleri dikkate alınarak adil bir nakil sistemi kurulmasını bekliyor.

