Ocak 2026’da yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, böbrek taşlarının iç yapısına dair tıp dünyasında köklü bir paradigma değişimine işaret ediyor.
Taşların İçinde Bakteriler ve Biofilmler Var
UCLA Health araştırmacıları tarafından yürütülen ve Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışmada, ileri düzey floresan mikroskopi teknikleri kullanıldı. Araştırmacılar, kalsiyum bazlı böbrek taşlarının yalnızca mineral yığınları olmadığını; taşların içinde canlı bakteriler ve mantar benzeri biyofilm yapılarının “gömülü” halde bulunduğunu gösterdi.
Çalışmaya göre bu mikroorganizmalar, taşın oluşumunda pasif bir unsur değil. Aksine, bakteriler bir tür “iskelet” (nidus) görevi görerek minerallerin bu yapıların etrafında katman katman kristalleşmesini sağlıyor. Yani taş, adeta biyolojik bir çekirdek etrafında büyüyor.
Uzun Süredir Yanıtsız Kalan Soruya Açıklama
Bu bulgu, klinikte sıkça karşılaşılan ancak net biçimde açıklanamayan bir soruya da ışık tutuyor:
Neden bazı hastalarda, idrar kültürleri temiz olmasına rağmen, taş kırma işlemlerinden (lithotripsi) sonra ağır enfeksiyonlar ve hatta sepsis gelişiyor?
Araştırmacılara göre yanıt net: Taş kırıldığında, yıllardır taşın içinde hapsolmuş bakteriler aniden kana ve idrar yollarına karışabiliyor. Bu da beklenmedik ve hızlı enfeksiyonlara zemin hazırlıyor.
Tedavide Yeni Bir Dönem Kapıda Olabilir
Bulgular, böbrek taşı tedavisinde bugüne kadar ağırlıklı olarak uygulanan “diyet, sıvı alımı ve metabolik önlemler” yaklaşımının tek başına yeterli olmayabileceğini düşündürüyor. Uzmanlara göre gelecekte:
-
Taş oluşumunda rol oynayan gizli böbrek mikrobiyomu daha yakından incelenebilir,
-
Biyofilm hedefli tedaviler ve yeni antibakteriyel stratejiler gündeme gelebilir,
-
Taş kırma işlemleri öncesinde enfeksiyon riskine yönelik yeni koruyucu yaklaşımlar geliştirilebilir.
Tıp Kitapları Yeniden Yazılabilir
Araştırmanın yazarları, kalsiyum oksalat taşlarının “steril ve cansız yapılar” olduğu yönündeki klasik görüşün artık sürdürülemez olduğunu vurguluyor. Bu keşif, yalnızca böbrek taşlarının nasıl oluştuğunu değil, neden tekrarladığını ve neden bazen ölümcül enfeksiyonlara yol açabildiğini de daha iyi anlamamızı sağlıyor.
Bilim dünyasında geniş yankı uyandıran bu çalışma, böbrek taşı hastalığının hem tanı hem de tedavisinde önümüzdeki yıllarda önemli değişikliklerin habercisi olarak görülüyor.