Uzmanlar, kararın umut verici olduğunu ancak ev tipi kırmızı ışık cihazlarıyla karıştırılmaması gerektiğini belirtiyor.

FDA’dan kuru AMD için dikkat çeken karar

Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu, yani kuru AMD, ileri yaş grubunda merkezi görmeyi etkileyen önemli retina hastalıklarından biri olarak biliniyor. Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak da adlandırılan bu hastalık; okuma, yüzleri seçme, araç kullanma ve ince detayları görme gibi günlük yaşam işlevlerini zorlaştırabiliyor.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, LumiThera şirketinin Valeda Light Delivery System adlı cihazına kuru AMD’li belirli hastalarda görme keskinliğini iyileştirmeye yardımcı olmak üzere pazarlama izni verdi.

FDA’nın Kasım 2024’te duyurduğu karar, kuru AMD alanında ışık temelli tedaviler açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak bu izin, her kırmızı ışık cihazının göz hastalıklarında kullanılabileceği anlamına gelmiyor.

AMD nedir, sarı nokta hastalığı nasıl ortaya çıkar?

AMD, İngilizce Age-related Macular Degeneration ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede yaşa bağlı makula dejenerasyonu ya da daha bilinen adıyla sarı nokta hastalığı denir.

Gözün arka kısmında, retinanın merkezinde makula adı verilen küçük ve hassas bir bölge bulunur. Makula; okuma, yüz tanıma, ekrana bakma, araç kullanma ve ince ayrıntıları seçme gibi merkezi görmeden sorumludur.

AMD’de bu bölge zamanla hasar görür. Hastalık genellikle tamamen karanlık bir körlüğe yol açmaz; ancak kişinin baktığı noktanın merkezinde bulanıklık, kararma, eğri görme veya detay kaybı oluşturabilir.

Kuru AMD ve yaş AMD arasındaki fark ne?

Sarı nokta hastalığının iki ana tipi vardır: kuru AMD ve yaş AMD.

Kuru AMD daha sık görülür ve çoğunlukla yavaş ilerler. Retina altında “drusen” adı verilen birikintiler oluşabilir. Hastalık ilerledikçe merkezi görmede azalma meydana gelebilir.

Yaş AMD ise daha az görülmesine rağmen daha hızlı ilerleyebilir. Retina altında anormal damarlar gelişir. Bu damarlar sızıntı veya kanamaya neden olarak ani görme kaybı riskini artırabilir.

Bu nedenle AMD tanısı alan hastalarda düzenli göz takibi büyük önem taşır.

Valeda ışık tedavisi nedir?

Valeda Light Delivery System, fotobiyomodülasyon adı verilen ışık temelli bir tedavi yaklaşımı kullanıyor. Bu yöntemde retina dokusuna düşük yoğunluklu ve belirli dalga boylarında ışık uygulanıyor.

Valeda sisteminde farklı dalga boylarında ışık kullanıldığı bildiriliyor. Bunlar arasında sarı/amber ışık, kırmızı ışık ve yakın kızılötesi ışık yer alıyor.

Ancak tedavinin etkisi yalnızca “göze kırmızı ışık vermek” şeklinde açıklanamaz. Işığın dalga boyu, uygulama süresi, doz, cihaz protokolü, hasta seçimi ve takip süreci tedavinin en önemli parçaları arasında yer alıyor.

Kırmızı ışık terapisi görmeyi nasıl etkileyebilir?

Fotobiyomodülasyonun temel mantığı, hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondriler üzerinde biyolojik yanıt oluşturabileceği düşüncesine dayanıyor.

Retina, vücudun enerji ihtiyacı en yüksek dokularından biridir. Bu nedenle kuru AMD gibi retina hastalıklarında ışık temelli tedavilerin hücresel enerji üretimi, oksidatif stres ve doku yanıtı üzerindeki etkileri araştırılıyor.

Retatrutide Çalışmalarında Dikkat Çeken Sonuçlar: Karaciğer Yağı, Prediyabet ve Tansiyon Verileri
Retatrutide Çalışmalarında Dikkat Çeken Sonuçlar: Karaciğer Yağı, Prediyabet ve Tansiyon Verileri
İçeriği Görüntüle

Buna rağmen kırmızı ışık terapisi, herkesin evde kendi kendine deneyebileceği basit bir uygulama gibi görülmemelidir. Göz dokusu son derece hassastır ve yanlış ışık maruziyeti fayda yerine risk doğurabilir.

Prof. Dr. Banu Açıkalın: “FDA izni umut verici, ancak ev tipi ışık cihazlarıyla karıştırılmamalı”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Açıkalın, kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonunda kullanılan Valeda ışık tedavisine ilişkin FDA kararının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Açıkalın, kuru AMD’nin, halk arasında bilinen adıyla sarı nokta hastalığının, özellikle ileri yaş grubunda merkezi görmeyi etkileyen önemli bir retina hastalığı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

“FDA’nın Valeda Light Delivery System için verdiği izin, kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu alanında önemli ve umut verici bir gelişmedir. Çünkü kuru AMD’de uzun yıllardır görmeyi iyileştirmeye yönelik tedavi seçenekleri oldukça sınırlıydı. Bu cihazda belirli dalga boylarında ışık, kontrollü doz ve protokollerle uygulanıyor. Dolayısıyla burada söz konusu olan basit bir kırmızı ışık uygulaması değil, hekim kontrolünde kullanılan tıbbi bir sistemdir.”

Prof. Dr. Açıkalın, sosyal medyada yer alan “özel cihaza gerek yok” şeklindeki yorumların hastalar açısından yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti:

“Göz dokusu son derece hassastır. FDA izni, herhangi bir ev tipi kırmızı ışık panelinin, LED maskenin ya da internetten temin edilen cihazların sarı nokta hastalığında güvenli ve etkili olduğu anlamına gelmez. Tedavide dalga boyu, uygulama süresi, ışık yoğunluğu, hastanın retina bulguları ve hastalığın evresi belirleyicidir. Bu nedenle hastaların kendi kendine ışık tedavisi denemesi doğru değildir.”

Hangi hastalar için uygun olabilir?

Valeda ışık tedavisi, kuru AMD bulunan belirli hasta grupları için gündeme gelen bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak her AMD hastasının bu tedaviye uygun olduğu söylenemez.

Hastalığın tipi, evresi, retina bulguları, görme keskinliği, eşlik eden göz hastalıkları ve yaş tip AMD’ye dönüşüm riski tedavi kararında dikkate alınmalıdır.

Prof. Dr. Banu Açıkalın, bu noktada hasta seçiminin kritik olduğunu belirterek şu uyarıyı yaptı:

“Valeda gibi yeni teknolojiler, uygun hasta seçimiyle gündeme gelebilir. Ancak her AMD hastası bu tedavi için uygun olmayabilir. Tedavi kararı mutlaka detaylı retina muayenesi, görüntüleme tetkikleri ve uzman değerlendirmesi sonrasında verilmelidir.”

Ev tipi kırmızı ışık cihazları göz için güvenli mi?

FDA kararı sonrası en çok merak edilen konulardan biri de ev tipi kırmızı ışık cihazları oldu.

Uzmanlara göre burada ciddi bir ayrım yapılmalı. FDA’nın verdiği izin, belirli teknik özelliklere sahip, reçeteli ve klinik kullanım için geliştirilmiş bir tıbbi cihazı kapsıyor.

Bu karar; kozmetik amaçlı LED maskelerin, kırmızı ışık panellerinin, internetten alınan lambaların veya kontrolsüz ışık kaynaklarının kuru AMD tedavisinde etkili ve güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Özellikle göz hastalığı olan kişilerin, doktor önerisi olmadan doğrudan göze ışık uygulaması sakıncalı olabilir.

Kuru AMD belirtileri nelerdir?

Kuru AMD başlangıçta belirgin şikâyet oluşturmayabilir. Hastalık ilerledikçe merkezi görmede sorunlar ortaya çıkabilir.

En sık dikkat çeken belirtiler arasında şunlar yer alır:

Düz çizgileri eğri veya kırık görme, okurken harflerin kaybolması, yüzleri seçmekte zorlanma, baktığı yerin ortasında bulanıklık veya kararma hissetme, renkleri daha soluk algılama ve gözlük değişmesine rağmen net görememe.

Bu şikâyetlerden biri fark edildiğinde göz hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir.

Hangi durumda acilen göz doktoruna gidilmeli?

Görmede ani azalma, çizgileri eğri görme, merkezi görmede kararma, okuma güçlüğünde hızlı artış veya bir gözde aniden belirginleşen bulanıklık varsa zaman kaybedilmemelidir.

Bu belirtiler, kuru AMD’nin ilerlemesine bağlı olabileceği gibi yaş tip AMD’ye geçişin de işareti olabilir. Yaş tip AMD’de erken müdahale görmeyi korumada büyük önem taşır.

Prof. Dr. Banu Açıkalın da erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekerek, “Çizgileri eğri görme, merkezi görmede kararma, okuma güçlüğü veya ani görme azalması yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurması gerekir” ifadelerini kullandı.

Kuru AMD hastaları nelere dikkat etmeli?

Kuru AMD tanısı alan hastalarda düzenli retina takibi ihmal edilmemelidir. Sigara kullanımı varsa bırakılması, tansiyon ve metabolik risklerin kontrol altında tutulması, sağlıklı beslenme ve göz hekimi tarafından önerilen desteklerin bilinçli kullanımı önemlidir.

Vitamin ve mineral destekleri de gelişigüzel kullanılmamalıdır. Hangi hastada, hangi evrede ve hangi formülasyonun uygun olacağına göz hastalıkları uzmanı karar vermelidir.

Ayrıca hastalar evde Amsler grid olarak bilinen kareli çizelgeyle görmelerini takip edebilir. Çizgilerde eğrilme, kaybolma veya merkezde kararma fark edildiğinde muayene geciktirilmemelidir.

Sonuç: Umut veren gelişme, ama kontrolsüz kullanım uyarısı şart

FDA’nın Valeda Light Delivery System için verdiği izin, kuru tip sarı nokta hastalığı tedavisinde önemli bir gelişme olarak görülüyor. Özellikle kuru AMD’de görmeyi iyileştirmeye yönelik seçeneklerin sınırlı olduğu düşünüldüğünde, ışık temelli bu yaklaşım dikkat çekiyor.

Ancak bu karar, kırmızı ışık terapisinin evde rastgele uygulanabileceği anlamına gelmiyor. Valeda sistemi; belirli hasta grubunda, belirli doz ve protokolle, hekim kontrolünde kullanılan tıbbi bir cihazdır.

Kısacası gelişme umut verici; fakat sarı nokta hastalığında her yeni tedavi gibi bu yöntemin de doğru hasta, doğru takip ve uzman değerlendirmesiyle ele alınması gerekiyor.