Yüksek Mahkeme, başka türlü delil elde edilmesinin mümkün olmadığı durumlarda yapılan ses kaydının suç sayılamayacağına hükmetti.
Çalışma hayatında sıkça tartışılan mobbing ve iş yeri baskısı konusunda emsal niteliğinde bir karar veren Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hakarete uğradığını ve sistematik şekilde baskı gördüğünü ileri süren bir çalışanın gizlice yaptığı ses kaydını hukuka aykırı kabul etmedi.
Dosyaya göre özel bir bankada görev yapan çalışan, birim müdürünün göreve başladığı tarihten itibaren kendisine karşı olumsuz tutum sergilediğini, zaman zaman sözlü hakaretlerde bulunduğunu ve topluluk önünde küçük düşürücü davranışlar sergilediğini öne sürdü. Çalışan ayrıca hakkında haksız soruşturma başlatıldığını ve işten uzaklaştırılmaya çalışıldığını iddia etti.
Performans Toplantısında Kayıt Aldı
Olay günü gerçekleştirilen performans değerlendirme toplantısında kendisine yönelik hakaret içerikli ifadeler kullanıldığını belirten çalışan, görüşmeyi cep telefonuyla gizlice kayda aldı. Daha sonra bu kayıt nedeniyle hakkında “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” suçundan dava açıldı.
Yerel mahkeme ise olayın özelliklerini dikkate alarak sanığın beraatine karar verdi. Dosya temyiz üzerine Yargıtay’ın önüne geldi.
Yargıtay: Başka Türlü İspat Mümkün Değildi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında, çalışanın savunmasının ve dosyadaki bilirkişi raporunun birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda, kişinin kendisine yöneltilen hakaret içerikli sözleri başka türlü ispat etmesinin mümkün olmadığı bir durumda bulunduğuna dikkat çekildi.
Yüksek Mahkeme, delilin kaybolmasını önlemek ve maruz kaldığını iddia ettiği hukuka aykırı eylemi ortaya koymak amacıyla yapılan kayıt nedeniyle sanığın cezalandırılamayacağını vurguladı.
Kararda, somut olayın şartları altında gerçekleştirilen ses kaydının hukuka aykırı kabul edilmesinin mümkün olmadığı ifade edilerek beraat hükmünün sonucu itibarıyla doğru olduğu belirtildi.
Mobbing Davaları Açısından Emsal Niteliğinde
Uzmanlara göre karar, özellikle iş yerinde mobbing, psikolojik baskı ve hakaret iddialarının ispatında önemli bir içtihat niteliği taşıyor. Karar, her gizli kaydın hukuka uygun olduğu anlamına gelmese de kişinin maruz kaldığı hukuka aykırı eylemi başka bir yöntemle kanıtlama imkânının bulunmadığı istisnai durumlarda farklı değerlendirme yapılabileceğini ortaya koyuyor.
İş hukuku ve ceza hukuku alanında sıkça atıf yapılan kararın, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici nitelik taşıdığı değerlendiriliyor.
Kararın Önemi Ne?
Yargıtay’ın değerlendirmesi, çalışanların mobbing ve hakaret gibi iddiaları ispat ederken karşılaştıkları delil sorununa dikkat çekiyor. Karar, hukuka aykırı bir saldırının başka türlü kanıtlanamadığı durumlarda elde edilen kayıtların her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.




