Bulgular umut verici olsa da araştırma henüz laboratuvar, hayvan modelleri ve geriye dönük hasta verilerine dayanıyor; bu nedenle ilacın kanser tedavisinde kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
Kanser tedavisinde yıllardır farklı hastalıklar için geliştirilen ilaçların yeniden değerlendirilmesi dikkat çeken araştırma alanlarından biri olmaya devam ediyor. İsrail’deki Weizmann Bilim Enstitüsü öncülüğünde, Tel Aviv Üniversitesi, ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (National Cancer Institute) ve diğer merkezlerin katkısıyla yürütülen yeni araştırmada, erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) tedavisinde yaygın olarak kullanılan sildenafilin kanser hücrelerinin yayılmasını sınırlayabilecek beklenmedik bir etkisi incelendi. Çalışma, hakemli bilimsel dergi Cancer Research’te yayımlandı. [1]
Kanser hücrelerinin “yakıt yolu” hedef alındı
Araştırmacılar, metastaz yapan kanser hücrelerinin büyümek ve başka organlara ulaşabilmek için kolesterole büyük ölçüde ihtiyaç duyduğunu belirledi. Kolesterol yalnızca kandaki yağlardan biri değil, aynı zamanda hücre zarının yapısı ve enerji üretimi için de önemli bir yapı taşı olarak görev yapıyor.
Çalışmada sildenafilin, hücre içindeki lizozom (hücrenin geri dönüşüm merkezi gibi çalışan yapı) içinde kolesterolün birikmesine yol açtığı görüldü. Bu durum kanser hücresinin ihtiyaç duyduğu kolesterolü kullanmasını zorlaştırdı ve hücrelerin hareket etme ile başka organlara yayılma kapasitesini azalttı. [1]
Etki yalnızca laboratuvarda değil, hayvan modellerinde de görüldü
Araştırma; insan kanser hücreleri, farelerden elde edilen kanser modelleri ve deney hayvanları üzerinde gerçekleştirildi. Ekip, sildenafil verilen modellerde kanser hücrelerinin göç etme yeteneğinin azaldığını ve metastaz yükünün düştüğünü bildirdi. [1]
Bilim insanları ayrıca etkinin, NPC1 adı verilen ve hücre içinde kolesterol taşınmasını sağlayan bir protein üzerinden gerçekleştiğini ortaya koydu. Sildenafilin yükselttiği cGMP adlı sinyal molekülü, bu taşıma sistemini bozarak kolesterolün hücre içinde sıkışmasına neden oldu. Böylece kanser hücrelerinin enerji üretimi ve yayılma yeteneği zayıfladı. [1]
Statinlerle birlikte daha güçlü etki görüldü
Araştırmada dikkat çeken bulgulardan biri de kolesterol düşürücü statin ilaçlarıyla birlikte kullanıldığında etkinin artması oldu.
Araştırmacılar, sildenafil kolesterolün hücre içinde kullanılmasını engellerken, statinlerin yeni kolesterol üretimini azalttığını belirtti. İki farklı mekanizmanın birlikte çalışması sayesinde metastazı baskılayan etkinin deney modellerinde daha belirgin hale geldiği bildirildi. [1]
Hasta kayıtları da incelendi
Bilim insanları yalnızca laboratuvar deneyleriyle yetinmedi. İsrail’deki dijital sağlık kayıtları da geriye dönük olarak analiz edildi.
Analizlerde sildenafil kullanan kanser hastalarında daha iyi sağkalım (yaşam süresi) eğilimi görüldüğü, statin kullananlarda ise bu etkinin daha belirgin olduğu bildirildi. Ancak bu bölüm gözlemsel verilere dayanıyor. Bu nedenle sildenafilin doğrudan yaşam süresini uzattığı söylenemiyor; iki durum arasında yalnızca bir ilişki saptanmış durumda. [1][2]
Henüz hastalar için yeni bir tedavi anlamına gelmiyor
Araştırmacılar, sonuçların umut verici olduğunu ancak klinik uygulamaya geçebilmesi için kontrollü insan çalışmalarına ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.
Bu nedenle kanser hastalarının sildenafil veya benzeri ilaçları kendi başlarına kullanmaları ya da mevcut tedavilerini değiştirmeleri bilimsel olarak doğru bir yaklaşım değil. Çalışma, mevcut bir ilacın kanserin yayılmasını önlemeye yönelik yeni tedavilere kapı aralayabilecek biyolojik mekanizmaları ortaya koyması açısından önem taşıyor. [1]
Kaynaklar
[1] Ariav Y, Hayek S, Cantore T ve ark. PDE5a Inhibition Restricts Cancer Metastasis by Disrupting NPC1-Mediated Cholesterol Trafficking Through a Non-canonical cGMP-Dependent Pathway. Cancer Research. 2026. DOI: 10.1158/0008-5472.CAN-26-1818.
[2] Ariav Y ve ark. PDE5a Inhibition Restricts Cancer Metastasis by Disrupting NPC1-Mediated Cholesterol Trafficking Through a Non-canonical cGMP-Dependent Pathway. PubMed kayıt özeti. 2026. DOI: 10.1158/0008-5472.CAN-26-1818.





