Belirtiler: Horlamayla Başlayan Sessiz Alarm
Prof. Dr. Gerek’e göre uyku apnesi çoğu hastada “basit horlama” gibi görünse de aslında ciddi ipuçları verir. En sık görülen belirtiler şunlardır:
•Yüksek sesle, düzensiz horlama
•Uyku sırasında nefesin durması (eşler tarafından fark edilir)
•Sabah baş ağrısı ve ağız kuruluğu
•Gün içinde aşırı uyku hâli, konsantrasyon bozukluğu
•Gece sık sık uyanma veya boğulma hissi
•Sinirlilik, depresif ruh hâli
•Uykudan dinlenmemiş uyanma
Bu belirtiler özellikle uzun süre devam ediyorsa mutlaka ciddiye alınmalıdır.” diyen Gerek, uyku apnesinin kişinin hayat kalitesini düşürdüğü gibi trafik kazaları ve iş kazaları riskini de artırdığını hatırlattı.
Teşhis: Altın Standart Uyku Testi
Uyku apnesinin kesin teşhisi için en güvenilir yöntem polisomnografi adı verilen uyku testidir. Bu test, hastanın bir gece boyunca uykusunun tüm evrelerini, solunum durmalarını, oksijen seviyelerini ve ritim değişikliklerini ayrıntılı olarak ölçer.
•Ev tipi taşınabilir cihazlarla ön değerlendirme
•Uyku laboratuvarında kapsamlı polisomnografi
•KBB muayenesiyle üst solunum yolunun ayrıntılı değerlendirilmesi
Prof. Dr. Gerek, “Uyku testi sadece hastalığın varlığını değil, şiddetini de net biçimde ortaya koyduğu için tedavi planının temelini oluşturur.” dedi.
Tedavi: Kişiye Özel Yaklaşım Şart
Uyku apnesinde tek bir tedavi yöntemi yoktur; her hastanın anatomisi, kilosu ve apne şiddeti farklıdır.
1. CPAP Cihazı: En Yaygın ve Etkin Çözüm
Orta ve ağır uyku apnesinde, burun veya ağız üzerine yerleştirilen bir maske ile pozitif hava basıncı verilerek solunum yolunun açık kalması sağlanır.
CPAP, tıpta “altın standart” olarak kabul edilir.
2. Ağız İçi Aparatlar
Hafif vakalarda alt çeneyi öne alarak hava yolunu genişleten özel protezler kullanılabilir.
3. Yaşam Tarzı Değişiklikleri
•Kilo vermek
•Alkol ve sigarayı bırakmak
•Sırtüstü pozisyondan kaçınmak
Bu önlemler özellikle hafif apne olgularında belirgin fayda sağlar.
Cerrahi Tedaviler: Teknoloji ile Daha Bütüncül Yaklaşım

Prof. Dr. Mustafa Gerek, uyku apnesinde cerrahi tedavilerin yalnızca bademcik veya küçük dil operasyonundan ibaret olmadığını vurguladı. Uzun yıllardır çok sayıda uyku apnesi cerrahisi gerçekleştiren Prof. Dr. Gerek, “Her hastanın anatomik yapısı farklıdır, bu nedenle tedavi de kişiye özel planlanmalıdır.” dedi.

Gözlerinizi sık ovalamayın: Uzmanlar uyarıyor, görme kalıcı olarak etkilenebilir
Gözlerinizi sık ovalamayın: Uzmanlar uyarıyor, görme kalıcı olarak etkilenebilir
İçeriği Görüntüle

Güncel cerrahi yöntemler:

• Üst Solunum Yolu Cerrahileri

  • Yumuşak damak ve küçük dil cerrahisi

  • Burun tıkanıklığını gideren septoplasti ve konka cerrahileri

  • Bademcik ameliyatı

• Çene Cerrahileri (Maksillomandibular İlerletme)

Alt ve üst çenenin öne alınarak hava yolunun genişletilmesi, Prof. Dr. Mustafa Gerek’in de aktif olarak uyguladığı ileri cerrahi yöntemlerden biridir.
Bu operasyon, özellikle ağır uyku apnesi vakalarında solunum yolunu kalıcı biçimde açarak hastanın yaşam kalitesini belirgin ölçüde artırmaktadır.

* Dil Kökü Tedavileri
Lazer veya radyofrekans yöntemleriyle dil kökünün küçültülmesi.
* Sinir Stimülasyonu (Hipoglossal Sinir Stimülatörü)
Son yıllarda öne çıkan en güncel yöntemlerden biri olan bu sistem, dil kaslarını uykuda uyararak hava yolunun kapanmasını engelliyor.
Prof. Dr. Gerek, “Bu yöntem özellikle CPAP kullanmakta zorlanan hastalar için önemli bir alternatif oldu.” değerlendirmesinde bulundu.
Erken Tedavi Hayat Kurtarıyor
Tedavi edilmeyen uyku apnesinin;
•hipertansiyon,
•kalp ritim bozuklukları,
•inme,
•diyabet,
•obezite,
•depresyon gibi pek çok hastalığın riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi basit horlama değildir; geceleri nefesin durması vücudun en temel ihtiyacı olan oksijenin kesintiye uğraması demektir. Bu nedenle erken tanı ve kişiye özel tedavi hayati önem taşır.” dedi.
“Horlama kader değildir”
Prof. Dr. Mustafa Gerek, toplumda horlamanın çoğu zaman masum bir durum olarak görüldüğünü, fakat bunun ciddi hastalıkların ilk habercisi olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Horlama kader değildir. Uyku apnesi doğru teşhis ve uygun tedaviyle tamamen kontrol altına alınabilir. Uykuda solunumu duran her bireyin, bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir.”