Çoğu zaman hayati risk oluşturmayan bu tablo, özellikle tekrarlayan ataklar halinde görüldüğünde hastaların günlük yaşamını ciddi biçimde etkileyebiliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Türkoğlu, ürtikerin temelinde mast hücrelerinden salınan histamin ve benzeri maddelerin yer aldığını belirterek, özellikle kronik ürtiker olgularında otoimmün mekanizmaların ön plana çıkabildiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Türkoğlu, sıkça gözden kaçan ancak önemli bir alt grubu oluşturan fiziksel ürtikerler konusunda da uyarılarda bulundu. Bu tip ürtikerlerde döküntülerin; soğuk, sıcak, basınç, güneş ışığı ya da terleme gibi belirli fiziksel uyaranlardan sonra ortaya çıktığını ve aynı uyaranla tekrarlama eğilimi gösterdiğini vurguladı. Dermografik ürtiker, soğuk ürtikeri, basınç ürtikeri ve kolinerjik ürtiker bu grubun en sık karşılaşılan türleri arasında yer alıyor.
Tanıda Dermatoloji Uzmanı Belirleyici
Ürtiker tanısının, ayrıntılı hasta öyküsü ve klinik muayene ile konulduğunu belirten Prof. Dr. Türkoğlu, gerekli durumlarda uygulanan soğuk testi, dermografizm testi ve basınç testleri gibi provokasyon yöntemlerinin tanıda kilit rol oynadığını ifade etti. Özellikle kronik olgularda bazı otoimmün hastalıkların eşlik edebileceğine işaret eden Türkoğlu, ek tetkiklerin yine dermatoloji uzmanı tarafından planlanması gerektiğini kaydetti.
Tedavi Kişiye Özel ve Uzun Soluklu
Ürtiker tedavisinde temel yaklaşımın antihistaminik ilaçlar olduğunu belirten Prof. Dr. Türkoğlu, son yıllarda geliştirilen biyolojik tedavilerin kronik ve dirençli olgularda önemli bir dönüm noktası oluşturduğunu söyledi. Tedavinin mutlaka hastaya özgü planlanması ve dermatoloji uzmanı kontrolünde sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Türkoğlu, ileri tedavi seçeneklerinin güvenlik profillerinin yüksek olduğunu da ifade etti.
Uzmanlara göre ürtiker çoğu zaman iyi huylu bir hastalık olsa da kronikleştiğinde yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebiliyor. Ancak doğru tanı, uygun tedavi ve düzenli takip ile hastalığın kontrol altına alınması ve yüz güldürücü sonuçlar elde edilmesi mümkün.