İddiaya göre, kalabalık bir grup tarafından sözlü ve fiziki saldırıya uğrayan bir çocuk, çevredeki duyarlı bir esnafın anında müdahalesiyle olası daha büyük bir zarardan kurtarıldı.
Olayı fark eden esnaf, paniği büyütmeden, soğukkanlı bir tavırla kalabalığı lisani halle dağıttı. Ne bağırış, ne kargaşa… Sadece sağduyu, kararlılık ve vicdan. Kısa sürede ortam sakinleşirken çocuk güvenli bir alana alındı.
Bu tablo, Trabzon’un sokak kültürünü ve Trabzonlunun refleksini anlatmaya yetiyor: Haksızlık karşısında sessiz kalmamak, güçlünün değil haklının yanında durmak. Uzun Sokak’ta yaşananlar, bir şehrin ruhunun hâlâ diri olduğunu gösteren canlı bir örnek oldu.
Günümüzde şiddetin sıradanlaştığı anlarda, Trabzon esnafının sergilediği bu tavır; çocukları, zayıfları ve mağdurları korumanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. O gün Uzun Sokak’ta bir çocuk kurtarıldı ama aslında kazanan Trabzon oldu.




