Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri, çocukların güvenlik birimleriyle temasında ülke genelinde dikkat çekici bir artış yaşandığını ortaya koydu. Buna göre güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 9,8 yükselerek 612 bin 651’e ulaştı.
Açıklanan tablo içinde Trabzon, olumlu ayrışan illerden biri oldu. İl nüfusuna göre yapılan değerlendirmede Ankara’nın ardından gelen Trabzon, suça sürüklenen çocuk oranında en düşük seviyeye sahip şehirler arasında ikinci sırada gösterildi. Haberde bu oran Trabzon için yüzde 0,7 olarak aktarıldı.
Veriler, Türkiye genelinde çocukların güvenlik birimlerine geliş nedenlerinin yalnızca suça sürüklenme ile sınırlı olmadığını da gösterdi. 2024’te güvenlik birimlerine getirilen çocukların 279 bin 620’si mağdur, 202 bin 785’i suça sürüklenen çocuk olarak kayıtlara geçti. Ayrıca 96 bin 438 çocuğun bilgisine başvuruldu, 18 bin 561 çocuk kayıp olarak, 8 bin 729 çocuk kabahat nedeniyle, 6 bin 518 çocuk ise farklı nedenlerle güvenlik birimlerine geldi.
Trabzon’un düşük oranla öne çıkması, kentte aile yapısı, sosyal denetim, mahalle kültürü, okul çevresi ve yerel toplumsal bağların çocukların risk alanlarından uzak tutulmasında hâlâ belirleyici bir rol oynadığını düşündürüyor. Karadeniz’de her ilin aynı tabloyu vermediği, aynı haber metninde Rize gibi bazı illerde daha yüksek oranların görüldüğünün belirtilmesi de Trabzon’un verisini daha dikkat çekici hale getiriyor.
Öte yandan ülke genelindeki artış, yalnızca bir asayiş başlığı olarak değil, sosyal politika bakımından da okunması gereken bir uyarı niteliği taşıyor. TÜİK verilerine göre suça sürüklenen çocuklara isnat edilen olaylarda yaralama ilk sırada yer alırken, onu hırsızlık ve uyuşturucu madde kullanımı veya satışı izledi. Bu tablo, çocukların korunmasına yönelik önleyici mekanizmaların daha güçlü işletilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Trabzon’un en düşük oranlı iller arasında yer alması sevindirici bir gösterge olsa da uzmanlara göre asıl önemli olan, bu başarının kalıcı hale getirilmesi. Eğitim, aile destek mekanizmaları, gençlik çalışmaları, spor ve sosyal projelerle çocukların riskli alanlardan uzak tutulması, kent adına kritik önem taşımayı sürdürüyor.