Türkiye’de yükseköğretimde kalite güvencesi ve program akreditasyonu giderek daha belirleyici hale gelirken, tıp ve sağlık eğitimi alanında yeni bir yapılanma hayata geçti.
Tıp ve Sağlık Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TSEDAD), 2026 yılında faaliyete başlayan yeni yapısıyla tıp ve sağlık eğitiminin değerlendirilmesi, kalite süreçlerinin geliştirilmesi ve akreditasyon alanında çalışmalar yürütmek üzere yola çıktı.
Derneğin kuruluşu, yükseköğretimde yalnızca eğitim programlarının içeriğinin değil; öğrenme çıktılarının, ölçme ve değerlendirme sistemlerinin, sürekli iyileştirme mekanizmalarının ve kurumsal kalite kültürünün de giderek daha fazla önem kazandığı bir döneme denk geldi.
TSEDAD tıp ve sağlık eğitiminde kaliteye odaklanacak
TSEDAD’ın ismi ve kurumsal kimliği, faaliyet alanının merkezine tıp ve sağlık eğitiminin değerlendirilmesi ile akreditasyonu yerleştirdiğini ortaya koyuyor.
Yeni derneğin, sağlık alanında eğitim veren yükseköğretim kurumları ile akademisyenleri bir araya getiren; kalite, değerlendirme ve akreditasyon konularında bilgi ve deneyim paylaşımını destekleyen bir platform oluşturması bekleniyor.
Türkiye’de program akreditasyonu uzun süredir yükseköğretimde kalite güvencesinin önemli araçlarından biri olarak kullanılıyor. Tıp eğitimi ve sağlık bilimlerinin farklı alanlarında faaliyet gösteren akreditasyon kuruluşları da bulunuyor. Bu nedenle TSEDAD’ın bundan sonraki kurumsallaşma süreci, çalışma kapsamı ve geliştireceği değerlendirme yaklaşımı sağlık eğitimi çevreleri açısından yakından izlenecek.
İlk güçlü gündem: Yükseköğretimde değişim, kalite ve akreditasyon
TSEDAD, kuruluşunun ardından akademik çevreleri buluşturacak ilk çalışmalarından birini “Yükseköğretimde Değişim, Kalite ve Akreditasyon” başlığıyla gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
1 Eylül 2026 Salı günü saat 10.00’da TSEDAD Merkezi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantısının konuşmacısı, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas olacak.
Çevrim içi katılım seçeneğinin de bulunacağı toplantıda yükseköğretimde kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerindeki güncel gelişmelerin ele alınması, Prof. Dr. Elmas’ın bu alandaki görüş ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşması planlanıyor.
Yükseköğretimde “kalite” artık merkezi başlıklardan biri
Üniversitelerde kalite güvencesi artık yalnızca belirli dönemlerde yapılan bir değerlendirme faaliyeti olarak görülmüyor. Eğitim programlarının düzenli biçimde izlenmesi, öğrenci ve diğer paydaşların süreçlere katılması, ölçülebilir öğrenme çıktıları oluşturulması ve elde edilen sonuçların programların geliştirilmesinde kullanılması çağdaş yükseköğretim sisteminin temel unsurları arasında yer alıyor.
Türkiye’de de farklı disiplinlerde program değerlendirme ve akreditasyon kuruluşları uzun süredir faaliyet gösteriyor. Tıp eğitimi alanındaki mevcut akreditasyon yapılarının yanında sağlık bilimlerinin farklı programlarına yönelik kuruluşlar da kalite güvencesi sisteminin parçası durumunda.
TSEDAD’ın bu ekosistemde nasıl bir çalışma modeli geliştireceği, hangi eğitim alanlarında faaliyet göstereceği ve değerlendirme-akreditasyon süreçlerine ilişkin oluşturacağı kurumsal çerçeve, derneğin önümüzdeki dönemdeki çalışmalarıyla daha belirgin hale gelecek.
Tıp ve sağlık eğitiminde değişim kaçınılmaz
Sağlık hizmetlerindeki teknolojik dönüşüm, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, dijital sağlık sistemleri, yeni eğitim modelleri ve değişen toplumsal ihtiyaçlar, sağlık profesyonellerinin eğitiminde de sürekli yenilenmeyi zorunlu kılıyor.
Bu dönüşüm, üniversitelerin yalnızca güncel bilgiyi aktarmasını değil; eleştirel düşünebilen, bilimsel kanıtı değerlendirebilen, teknolojiyle çalışabilen ve mesleki gelişimini sürdürebilen sağlık profesyonelleri yetiştirmesini gerekli kılıyor.
Akreditasyon ve kalite güvencesi mekanizmaları ise bu dönüşümün eğitim programlarına sistematik biçimde yansıtılmasında önemli araçlar arasında bulunuyor.
TSEDAD’ın yol haritası merakla bekleniyor
2026’da kurumsal kimliğiyle yola çıkan TSEDAD’ın önündeki dönemde düzenleyeceği toplantılar, eğitim faaliyetleri ve akademik çalışmalarla tıp ve sağlık eğitiminin geleceğine ilişkin tartışmalara yeni bir platform kazandırması bekleniyor.
Derneğin ilk bilgilendirme toplantısının doğrudan “değişim, kalite ve akreditasyon” ekseninde şekillenmesi de yeni yapının önceliklerine ilişkin önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.
TSEDAD’ın bundan sonraki süreçte ortaya koyacağı standartlar, iş birlikleri, değerlendirme modelleri ve kurumsal yol haritası, Türkiye’deki tıp ve sağlık eğitimi açısından yeni oluşumun konumunu belirleyecek.




