2025 yılına ilişkin değerlendirmelere göre, yaklaşık 105 bin Kanadalı, acil olmayan tıbbi işlemler için başka ülkelerde sağlık hizmeti almayı tercih etti.

ABD’de Beslenmede Yeni Dönem: İşlenmiş Gıdalara Fren, Protein Hedefleri Yükseldi
ABD’de Beslenmede Yeni Dönem: İşlenmiş Gıdalara Fren, Protein Hedefleri Yükseldi
İçeriği Görüntüle

Uzman raporlarında, Kanada’da bazı branşlarda randevu ve cerrahi müdahale bekleme sürelerinin aylarca sürebildiği, ortalama bekleme süresinin ise 28 haftayı aştığı belirtiliyor. Bu durumun özellikle kronik hastalığı bulunan ve yaşam kalitesi düşen hastalar açısından ciddi mağduriyetler doğurduğu ifade ediliyor.

Öte yandan ülkede yasal olarak uygulanan tıbbi yardım ile ölüm (ötenazi / Medical Assistance in Dying – MAiD) programına ilişkin veriler de tartışmaları derinleştiriyor. Kanada Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 2024 yılı raporuna göre, ötenazi programı kapsamında 16.499 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam, ülkedeki tüm ölümlerin %5,1’ine karşılık geliyor.

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise demografik dağılım oldu. Ötenazi kapsamında yaşamını yitiren kişilerin %95,6’sının Beyaz/Kafkas kökenli olduğu belirtilirken, Beyaz nüfusun Kanada genelindeki oranının yaklaşık %70 olduğu vurgulandı. Bu tablo, ötenazi uygulamalarında orantısız bir dağılım bulunduğu yönünde değerlendirmelere yol açtı.

Aynı dönemde göçmenler ve yeni yerleşen gruplar açısından sağlık hizmetlerine erişim maliyetlerinin arttığı, özel tedavilere ulaşmanın zorlaştığı ve bekleme sürelerinin daha uzun olduğu yönündeki şikâyetler de kamuoyuna yansıdı. Bazı sağlık politikası uzmanları, sistemde özellikle ileri yaştaki Beyaz nüfusun ötenaziye daha kolay yönlendirildiği ya da bu seçeneğin daha sık gündeme getirildiği algısının güçlendiğini ifade ediyor.

Kanada’da ötenazi uygulaması 2016 yılından bu yana yasal çerçevede yürütülüyor ve belirli kriterleri karşılayan yetişkin hastaları kapsıyor. Ancak son yıllarda uygulamanın kapsamı, erişilebilirliği ve sağlık sistemindeki diğer yapısal sorunlarla ilişkisi, etik ve toplumsal boyutlarıyla daha yoğun şekilde tartışılmaya başlandı.

Sağlık politikaları çevrelerinde, yurt dışına yönelen hasta sayısındaki artışın yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağı; bekleme süreleri, personel yetersizliği, finansman sorunları ve ötenazi uygulamalarının sağlık sistemindeki yerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.

Bu tablo, Kanada’da sağlık politikalarının yönü konusunda şu soruyu da beraberinde getiriyor:
Ortaya çıkan bu sonuçlar, politika tercihleriyle oluşan bir yer değiştirme sürecinin yansıması mı, yoksa sağlık sistemi üzerinden yürüyen daha derin bir toplumsal kırılmanın işareti mi?