Uzmanlar, göğüs ağrısının yanı sıra nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve çene ya da kol ağrısı gibi belirtilerin de kalp krizinin habercisi olabileceğini vurguluyor.
Kalp krizi, kalp kasına giden kan akışının aniden kesilmesiyle gelişir. Bu durum, kalp kasının yeterli oksijen alamamasına ve tedavi gecikirse kalıcı hasara yol açabilir. WebMD tarafından kardiyoloji uzmanlarının tıbbi değerlendirmesiyle hazırlanan güncel sağlık bilgilerine göre, belirtileri erken fark etmek ve vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetine başvurmak hayat kurtarıyor.[1]
Kalp krizi neden olur?
Kalp krizlerinin büyük bölümü, koroner arter (kalbi besleyen damar) duvarında yıllar içinde biriken kolesterol ve yağdan oluşan plakların yırtılmasıyla başlar. Plak yırtıldığında oluşan pıhtı damarı tamamen tıkayabilir ve kalp kasına giden kan akışını durdurabilir.[1]
Bu nedenle kalp krizi çoğu zaman ani gelişse de, altında uzun yıllar devam eden damar sertliği (ateroskleroz) süreci bulunur.[1]
En sık görülen belirtiler
Kalp krizinde herkes aynı belirtileri yaşamayabilir. En yaygın belirtiler şunlardır:[1]
- Göğsün ortasında baskı, sıkışma veya yanma hissi
- Sol kola, iki kola, omuzlara, sırta, boyna veya çeneye yayılan ağrı
- Nefes darlığı
- Soğuk terleme
- Baş dönmesi veya bayılacak gibi hissetme
- Mide bulantısı ya da kusma
- Aşırı halsizlik ve yorgunluk
Belirtiler birkaç dakika sürebilir, hafifleyip tekrar başlayabilir veya giderek şiddetlenebilir.[1]
Kadınlarda belirtiler farklı olabilir
Kadınlarda kalp krizi her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamayabilir. Bunun yerine;
- Olağan dışı yorgunluk
- Hazımsızlık hissi
- Sırt, boyun veya çene ağrısı
- Nefes darlığı
- Mide bulantısı
gibi daha belirsiz yakınmalar görülebilir. Bu nedenle belirtilerin mide rahatsızlığı veya kas ağrısıyla karıştırılması tanıda gecikmeye neden olabilir.[1][2]
Sessiz kalp krizi de görülebiliyor
Bazı kişiler, özellikle diyabet (şeker hastalığı) olanlarda, “sessiz kalp krizi” olarak bilinen durumda belirgin göğüs ağrısı yaşamayabilir. Hafif halsizlik, nefes darlığı veya kısa süreli rahatsızlık hissi dışında belirti olmayabilir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri büyük önem taşır.[1]
Kimler daha fazla risk altında?
Kalp krizi riskini artıran başlıca etkenler şunlardır:[1]
- Sigara kullanımı
- Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
- Diyabet (şeker hastalığı)
- Yüksek kolesterol
- Obezite (aşırı kilo)
- Fiziksel hareketsizlik
- İleri yaş
- Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü
- Uzun süreli stres
Bu risklerin önemli bir kısmı yaşam tarzı değişiklikleriyle azaltılabiliyor.[1]
Belirti varsa beklememek gerekiyor
Kalp krizinde en önemli unsur zamandır. Uzmanlar, belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine acil sağlık ekiplerinin aranmasını öneriyor. Kan akışının ne kadar erken yeniden sağlanabildiği, kalp kasında oluşacak hasarın miktarını doğrudan etkiliyor.[1]
Kalp krizinin belirtileri kişiden kişiye değişebildiği için yalnızca klasik göğüs ağrısına odaklanmamak gerekiyor. Özellikle birkaç belirtinin birlikte ortaya çıkması durumunda hızlı hareket edilmesi, yaşam şansını artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul ediliyor.[1][2]
Kaynaklar
[1] WebMD Editorial Contributors. A Visual Guide to a Heart Attack. WebMD. Tıbbi değerlendirme: Poonam Sachdev, MD. 2024.
[2] WebMD Editorial Contributors. Heart Attack. WebMD. Tıbbi değerlendirme: James Beckerman, MD, FACC. 2025.




