Oysa kalbin ritmini belirleyen ve kanın düzenli akışını sağlayan kulakçıklar (atriyumlar), modern yaşamın iki yaygın alışkanlığı karşısında ciddi bir tehdit altında: sigara ve alkol.
Bilimsel araştırmaların son yıllarda ortaya koyduğu veriler, bu iki maddenin kalp kulakçıklarında moleküler düzeyden elektriksel iletime kadar uzanan çok katmanlı bir hasar zinciri başlattığını gösteriyor. Nahçıvan Devlet Üniversitesi İntörn Doktor Öğrencisi Babek Behrami tarafından derlenen çalışmalara göre, bu süreç çoğu zaman fark edilmeden ilerliyor ve atriyal fibrilasyon gibi hayati sonuçlara zemin hazırlıyor.
Sigara: Kulakçıklarda Sessiz Yıkım
Sigara dumanı, binlerce toksik bileşeniyle yalnızca akciğerleri değil, kalbin en hassas dokularından biri olan kulakçıkları da hedef alıyor. Hücrelerde yoğun oksidatif stres oluşturan bu toksinler, iltihaplanmayı tetikliyor ve kalp kası hücrelerinin yapısını bozuyor.
En dikkat çekici sonuçlardan biri ise fibrozis. Kulakçık dokusu zamanla sertleşiyor, elastikiyetini kaybediyor ve bu durum kalbin elektrik sinyallerinin düzgün yayılmasını engelliyor. Araştırmalar, sigara kullanan bireylerde atriyal fibrilasyon riskinin belirgin biçimde arttığını, buna bağlı olarak inme riskinin de katlandığını ortaya koyuyor.
Alkol: “Azı Zararsız” Algısı Tartışmalı
Uzun süre “ölçülü alkol tüketimi”nin kalp için güvenli olabileceği düşünülse de, kulakçıklar söz konusu olduğunda tablo değişiyor. Derlenen bilimsel veriler, günde tek bir içkinin bile sol kulakçık fonksiyonlarında bozulmaya yol açabildiğini gösteriyor.
Alkol, kalp kası hücrelerinde toksik etki oluşturarak kulakçıkların genişlemesine neden oluyor. Bu genişleme, kanın kalpte göllenmesine, pıhtı oluşumuna ve ritim bozukluklarına zemin hazırlıyor. Ayrıca alkolün otonom sinir sistemi üzerindeki etkisi, kalbin ritim dengesini daha da kırılgan hale getiriyor.
Ortak Nokta: Ritim Bozukluğu ve Felç Riski
Sigara ve alkol, farklı mekanizmalarla aynı noktada birleşiyor:
• Kalbin iyon kanalları bozuluyor
• Elektriksel iletim yavaşlıyor
• Anormal ritim odakları oluşuyor
Bu tablo, atriyal fibrilasyon için uygun bir zemin oluşturuyor. Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bu ritim bozukluğu, felç ve ani komplikasyonlar açısından ciddi bir risk taşıyor.
Genç Bir Hekim Adayından Uyarı
İntörn doktor Babek Behrami’nin derlediği bilimsel veriler, kalp sağlığının yalnızca damarlarla sınırlı görülmemesi gerektiğini gösteriyor. Kulakçıkların korunması, kalbin ritmini ve dolayısıyla yaşam kalitesini korumanın temel şartlarından biri olarak öne çıkıyor.
Haber Künyesi
Derleyen: Babek Behrami
Unvan: İntörn Doktor Öğrencisi
Kurum: Nahçıvan Devlet Üniversitesi





