Sonuç; testin yapıldığı numune, kullanılan yöntem, kişinin şikâyetleri ve diğer kan değerleriyle birlikte yorumlanmalıdır.
Selenyum, vücudun çok az miktarda ihtiyaç duyduğu ancak hücrelerin korunmasından tiroit hormonlarının işleyişine kadar pek çok süreçte görev alan bir mineraldir. Kan selenyum testi rutin olarak herkese yapılmaz; daha çok eksiklik şüphesi, uzun süreli beslenme sorunları, emilim bozukluğu, diyaliz veya aşırı takviye kullanımı gibi durumlarda gündeme gelir. Raporda değerin düşük ya da yüksek işaretlenmesi tek başına tanı koydurmaz.
Selenyum nedir?
Selenyum, besinlerle alınması gereken temel bir eser mineraldir. “Eser mineral” ifadesi, vücudun bu maddeye çok küçük miktarlarda ihtiyaç duyduğu anlamına gelir.
Selenyum vücutta selenoprotein adı verilen proteinlerin yapısına katılır. Bu proteinler hücrelerin oksidatif hasara karşı korunmasında, DNA üretiminde, üreme işlevlerinde, bağışıklık sisteminin çalışmasında ve tiroit hormonlarının düzenlenmesinde rol oynar. İnsan vücudunda selenyum içeren 25 farklı protein tanımlanmıştır [1].
Balık, deniz ürünleri, et, tavuk, yumurta, süt ürünleri ve tahıllar selenyum kaynakları arasında yer alır. Bitkisel besinlerdeki selenyum miktarı ise yetiştirildikleri toprağın mineral içeriğine bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir [1].
Selenyum neyi gösterir?
Kan tahlilinde selenyum ölçümü, kişinin selenyum durumuna ilişkin fikir verir. Ancak testin neyi yansıttığı, kullanılan numuneye göre değişir.
Serum ve plazma selenyum düzeyleri daha çok yakın dönemdeki beslenme ve takviye alımından etkilenir. Tam kan selenyum ölçümü ise kırmızı kan hücrelerindeki selenyumu da kapsadığı için daha uzun süreli durumu ve vücut depolarını değerlendirmede kullanılabilir [1,3].
Bu nedenle kan tahlilinde selenyum sonucu yorumlanırken öncelikle testin serumdan mı, plazmadan mı yoksa tam kandan mı yapıldığına bakılmalıdır. Farklı numune türlerinde elde edilen rakamlar doğrudan birbirleriyle karşılaştırılamaz.
Selenyum sonucu, tiroit bezinin tek başına sağlıklı veya hasta olduğunu göstermez. Benzer biçimde bağışıklık sistemi, kalp, karaciğer ya da böbreklerle ilgili tek başına bir tanı testi değildir.
Selenyum testi neden istenir?
Selenyum testi rutin kan sayımı veya standart biyokimya panelinin bir parçası değildir. Hekim, kişinin öyküsüne ve şikâyetlerine göre özel olarak isteyebilir.
Uzun süre damardan beslenme, bağırsakların bir bölümünün ameliyatla alınması, ciddi emilim bozukluğu, obezite cerrahisi, uzun süreli diyaliz veya belirgin beslenme yetersizliği bulunan kişilerde selenyum durumu araştırılabilir. Kas ağrısı, açıklanamayan kas güçsüzlüğü veya ağır besin eksikliği şüphesi de testin istenmesine neden olabilir [1,2,5].
Selenyum içeren birden fazla takviye kullananlarda, yüksek miktarda selenyum içeren ürün tüketenlerde veya mesleki ve çevresel maruziyet şüphesinde ise olası selenyum fazlalığını değerlendirmek amacıyla kan ya da idrar testi yapılabilir [1,6].
Test ayrıca selenyum desteği verilen bazı hastalarda düzeyin takibi amacıyla kullanılabilir. Bununla birlikte her tiroit hastasında, her saç dökülmesinde veya her halsizlik şikâyetinde selenyum ölçülmesi gerektiği söylenemez.
Selenyum sonucu nasıl yorumlanır?
Selenyum sonucu yalnızca raporda yazan sayıya veya yanındaki kırmızı uyarı işaretine bakılarak yorumlanmamalıdır. Numunenin türü, ölçüm yöntemi ve laboratuvarın kendi referans aralığı sonucun anlamını değiştirir.
Değerlendirme sırasında şu noktalar göz önünde bulundurulur:
- Hastanın yaşı ve gebelik durumu
- Serum, plazma veya tam kan örneği kullanılması
- Son dönemde tüketilen besinler
- Vitamin ve mineral takviyeleri
- Böbrek ve bağırsak hastalıkları
- Diyaliz veya damardan beslenme öyküsü
- Enfeksiyon ve iltihabi durumlar
- Kullanılan ilaçlar
- Önceki selenyum sonuçları
Serum selenyumu yakın dönemdeki alımdan etkilenebilir. Ayrıca iltihap ve oksidatif stres, kandaki bazı selenyum taşıyan proteinlerin düzeylerini değiştirebilir. Bu durum, özellikle ağır hastalık dönemlerinde düşük serum selenyum sonucunun yalnızca beslenme eksikliği olarak yorumlanmasını güçleştirir [1,7].
Selenyum normal değeri nedir?
Selenyum için bütün laboratuvarlarda geçerli tek bir normal değer bulunmaz. Numune türü ve ölçüm yöntemi değiştikçe referans aralıkları da değişebilir.
Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüleri, sağlıklı kişilerde serum veya plazma selenyumunun 8 mikrogram/desilitre, yani 80 mikrogram/litre ve üzerinde olmasını selenoprotein üretimi açısından genellikle yeterli kabul etmektedir [1]. Bu değer, her laboratuvarın kullanacağı zorunlu referans aralığı değildir.
Mayo Clinic Laboratories tarafından kullanılan örnek referans aralığında yetişkin serum selenyum düzeyi 110-165 mikrogram/litre olarak belirtilmektedir. Aynı laboratuvarın yetişkin tam kan selenyum ölçümünde ise referans aralığı 150-241 nanogram/mililitre olarak verilmektedir [2,3].
Bu rakamların farklı görünmesi bir çelişki değildir. Bir değer beslenme yeterliliğine ilişkin genel bir eşiği, diğerleri ise belirli numune ve ölçüm yöntemlerine ait laboratuvar aralıklarını gösterir.
Referans aralıkları yaşa, cinsiyete, gebelik durumuna, kullanılan ölçüm yöntemine ve laboratuvara göre değişebilir. Sonuç her zaman raporda yazan birim ve referans aralığıyla karşılaştırılmalıdır.
Selenyum yüksekliği neden olur?
Selenyum yüksekliğinin en sık karşılaşılan nedeni, gereğinden fazla selenyum alınmasıdır. Özellikle tek başına selenyum içeren ürünlerin, multivitaminlerin ve bağışıklık ya da tiroit desteği adıyla satılan farklı ürünlerin birlikte kullanılması toplam dozu fark edilmeden artırabilir.
Yüksek sonuca yol açabilecek durumlar arasında şunlar yer alabilir:
- Yüksek doz veya uzun süreli selenyum takviyesi kullanılması
- Birden fazla vitamin-mineral ürününün birlikte alınması
- İçeriği hatalı veya etiketiyle uyumsuz takviyeler
- Selenyum bakımından çok zengin besinlerin sürekli ve aşırı tüketilmesi
- Mesleki ya da çevresel selenyum maruziyeti
- Yakın zamanda çok yüksek miktarda selenyum alınması
- Numune alma ve ölçüm sürecindeki teknik etkenler
Brezilya cevizi selenyum bakımından özellikle zengindir. Bir tanesindeki miktar yetiştiği bölgeye göre büyük ölçüde değişebilir ve düzenli biçimde fazla tüketilmesi toplam selenyum alımını yükseltebilir [1].
Serum ve plazma yakın dönemdeki alımı yansıttığı için testten önceki beslenme ve takviye düzeni sonuç üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle yüksek değer görüldüğünde yalnızca reçeteli ilaçlar değil, kullanılan bütün destek ürünleri hekime bildirilmelidir.
Selenyum düşüklüğü neden olur?
Selenyum düşüklüğü, mineralin besinlerle yeterince alınmaması veya alınan selenyumun bağırsaklardan emilememesiyle ilişkili olabilir. Bununla birlikte ağır hastalık ve iltihap dönemlerinde kandaki düzeyin geçici olarak düşebileceği de unutulmamalıdır.
Selenyum düşüklüğünün olası nedenleri şunlardır:
- Uzun süreli ve belirgin beslenme yetersizliği
- Çok kısıtlı veya tek yönlü beslenme
- Selenyum içeriği düşük bölgelerde yetişen ürünlere dayalı beslenme
- Bağırsak emilimini bozan ciddi hastalıklar
- Bağırsak ameliyatları veya kısa bağırsak sendromu
- Obezite cerrahisi sonrasında gelişen besin eksiklikleri
- Selenyum içeriği yetersiz uzun süreli damardan beslenme
- Uzun süreli hemodiyaliz
- Bazı ağır veya kronik hastalıklar
- Enfeksiyon ve yaygın iltihabi süreçler
Diyaliz sırasında selenyumun bir bölümü kandan uzaklaştırılabilir. Diyaliz hastalarında iştahsızlık ve beslenme kısıtlamaları da düşük düzeye katkıda bulunabilir. Ancak bu grupta sonuçlar kişiden kişiye değişebildiği için her düşük veya yüksek değer aynı biçimde yorumlanmaz [1].
Selenyum düşüklüğü toplumun genelinde sık görülen bir durum değildir. Düşük sonucun kalıcı olup olmadığı ve gerçek bir beslenme eksikliğini yansıtıp yansıtmadığı, gerektiğinde tekrar test ve diğer bulgularla değerlendirilir.
Selenyum yüksek olursa hangi belirtiler görülebilir?
Selenyum yüksekliği her zaman belirti oluşturmaz. Bazı kişilerde değer yalnızca başka bir nedenle yapılan test sırasında fark edilir.
Uzun süre aşırı selenyum alınması sonucunda selenozis adı verilen tablo gelişebilir. Ağızda metalik tat veya nefeste sarımsağı andıran koku erken dönemde fark edilebilen belirtiler arasındadır. Zaman içinde bulantı, ishal, cilt döküntüsü, belirgin yorgunluk, huzursuzluk, saç dökülmesi ve tırnaklarda kırılma ya da şekil bozukluğu ortaya çıkabilir [1,6].
Sinir sisteminin etkilenmesi halinde ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, titreme veya güçsüzlük gibi yakınmalar görülebilir. Çok yüksek miktarın kısa sürede alınması ise şiddetli mide-bağırsak ve nörolojik belirtilere yol açabilir [1].
Saç dökülmesi veya tırnak kırılması tek başına selenyum yüksekliği anlamına gelmez. Bu şikâyetler demir eksikliği, tiroit sorunları, stres, enfeksiyonlar ve farklı beslenme bozukluklarında da görülebilir.
Selenyum düşük olursa hangi belirtiler görülebilir?
Hafif selenyum düşüklüğü çoğu zaman belirti vermeyebilir. Belirti ortaya çıktığında ise genellikle yalnızca selenyum eksikliğine özgü değildir.
Kaslarda ağrı ve hassasiyet, güçsüzlük, çabuk yorulma ve genel halsizlik görülebilir. Uzun süre damardan beslenen ve belirgin eksiklik gelişen kişilerde kas yakınmaları bildirilmiştir [5].
Selenyum tiroit hormonlarının işlenmesinde görev aldığı için ciddi eksiklik, özellikle iyot eksikliğiyle birlikte bulunduğunda tiroit işlevlerini etkileyebilir. Ancak yorgunluk, üşüme, kilo değişimi veya saç dökülmesi gibi belirtiler selenyum eksikliğinin kanıtı değildir. Bu belirtiler çok sayıda başka durumla karışabilir.
Ağır selenyum eksikliğinin kalp kası işlev bozukluğuna katkıda bulunabildiği bilinmektedir. Bu nadir tablo daha çok ciddi beslenme yetersizliği veya özel tıbbi koşullarla ilişkilidir [2,5].
Selenyum hangi değerlerde dikkat edilmelidir?
“Selenyum kaç olursa tehlikeli?” sorusuna herkes için geçerli tek bir kan değeriyle cevap verilemez. Toksik kabul edilecek serum veya plazma düzeyleri kesin biçimde tanımlanmış değildir [6].
Mayo Clinic Laboratories verilerine göre, selenyum eksikliği glutasyon peroksidaz adlı koruyucu enzimin etkinliğini azaltacak kadar belirgin olduğunda serum düzeyi çoğunlukla 40 mikrogram/litrenin altında görülmektedir [2]. Ancak bu değer tek başına acil durum sınırı olarak değerlendirilmemelidir.
Benzer biçimde referans aralığının üzerinde görülen her sonuç selenyum zehirlenmesi anlamına gelmez. Toksisite değerlendirmesinde kan sonucunun yanı sıra alınan miktar, kullanım süresi ve saç, tırnak, mide-bağırsak veya sinir sistemi belirtileri dikkate alınır.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi yetişkinler için günlük toplam selenyum alımının üst sınırını 255 mikrogram olarak belirlemiştir [4]. Bu rakam kandaki normal değer değil, besin ve takviyelerden uzun süre boyunca alınabilecek günlük miktarla ilgili bir güvenlik sınırıdır. Kan tahlili sonucu ile günlük alım miktarı birbirine karıştırılmamalıdır.
Dikkat gerektiren düzey; ölçüm yöntemine, hastanın yaşına, şikâyetlerine, eşlik eden hastalıklarına ve diğer test sonuçlarına göre değişebilir. Referans aralığından belirgin biçimde uzaklaşan, hızla değişen veya belirtilerle birlikte görülen sonuçlar hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Selenyum hangi hastalıklarla ilişkili olabilir?
Düşük selenyum düzeyi; ciddi emilim bozuklukları, uzun süreli damardan beslenme, bazı bağırsak ameliyatları, diyaliz ve ağır beslenme yetersizliği gibi durumlarda görülebilir [1,2,5].
Selenyum tiroit hormonlarının üretimi ve dönüşümünde rol oynar. Bazı araştırmalarda düşük selenyum durumu ile belirli tiroit hastalıkları arasında ilişki bildirilmiştir. Bununla birlikte kan selenyumunun düşük çıkması, Hashimoto hastalığı veya başka bir tiroit hastalığı bulunduğunu göstermez. TSH, serbest T4, tiroit antikorları ve muayene bulguları ayrı olarak değerlendirilir [1].
Ağır ve uzun süreli eksiklik bazı özel koşullarda kalp kası hastalığına katkıda bulunabilir. Yüksek değer ise daha çok aşırı takviye kullanımı, yanlış dozlama veya mesleki ve çevresel maruziyetle ilişkilidir [2,5,6].
Selenyum ile kanser, kalp-damar hastalıkları, bilişsel işlevler ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Ancak yeterli selenyum alan sağlıklı kişilerde takviye kullanımının bu hastalıkları önlediğini gösteren tutarlı kanıt bulunmamaktadır [1].
Selenyum sonucu tek başına ne ifade etmez?
Tek bir kan değeriyle kesin hastalık tanısı konulmaz. Selenyumun düşük olması tek başına tiroit, kalp veya bağışıklık sistemi hastalığı bulunduğunu göstermez. Yüksek olması da yalnızca rakama bakılarak zehirlenme tanısı konulmasına yetmez.
Sonuç şu bilgilerle birlikte ele alınmalıdır:
- Hastanın şikâyetleri ve muayene bulguları
- Serum, plazma veya tam kan ölçümü yapılması
- Laboratuvarın referans aralığı
- Önceki test sonuçları
- Kullanılan ilaçlar ve takviyeler
- Beslenme düzeni
- Böbrek ve bağırsak hastalıkları
- Enfeksiyon veya iltihabi durumlar
- Gerekirse tiroit ve diğer beslenme testleri
Kan sonucu yorumlama işi yalnızca rapordaki sayıya veya uyarı işaretine bakılarak yapılmamalıdır. Özellikle sınırda sonuçlarda, testin farklı bir zamanda tekrar edilmesi veya uygun numune türüyle yeniden ölçülmesi gerekebilir.
Selenyum nasıl düzelir?
Selenyum değerinin düzelmesi altta yatan nedene bağlıdır. Her yüksek veya düşük sonuç aynı yöntemle düzelmez.
Düşüklük yetersiz ve dengesiz beslenmeyle ilişkiliyse balık, et, yumurta, süt ürünleri ve tahılların yer aldığı dengeli bir beslenme düzeni yardımcı olabilir. Ancak sorun emilim bozukluğu, bağırsak ameliyatı, diyaliz veya damardan beslenme kaynaklıysa yalnızca selenyum içeren gıdaları artırmak yeterli olmayabilir.
Selenyum yüksekliği söz konusuysa kullanılan bütün ürünlerin içerikleri gözden geçirilmelidir. Multivitaminler, mineral karışımları, tiroit destekleri ve bağışıklık ürünleri aynı anda selenyum içerebilir. Ürün etiketlerinde “selenyum”, “selenomethionine”, “sodium selenite” veya “sodium selenate” ifadeleri bulunabilir [1].
Hekim tarafından reçete edilen ürünler görüş alınmadan bırakılmamalıdır. Benzer biçimde düşük sonuç görüldüğünde gelişigüzel selenyum takviyesine başlanmamalıdır. Mineral ve vitamin takviyelerinin gereksiz kullanımı kan düzeyini aşırı yükseltebilir ve istenmeyen etkilere yol açabilir.
Selenyum yüksekliği nasıl düşer veya selenyum düşüklüğü nasıl yükselir sorularının yanıtı; alınan miktara, emilim durumuna, böbrek işlevlerine, eşlik eden hastalıklara ve belirtilere göre değişir. İzlem planına hekim, diğer kan testlerini ve gerekirse ek incelemeleri değerlendirerek karar verir.
Dengeli beslenmek, yeterli sıvı almak, düzenli uyumak, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak ve kronik hastalık kontrollerini aksatmamak genel sağlığı destekler. Bu adımlar belirgin bir selenyum bozukluğunun nedenini araştırmanın yerine geçmez.
Selenyum için hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır?
Sonuç referans aralığının belirgin biçimde dışındaysa veya önceki tahlillere göre hızlı değişmişse testi isteyen hekimle görüşülmelidir. Aynı değerin tekrar eden ölçümlerde yüksek ya da düşük çıkması da araştırma gerektirebilir.
Açıklanamayan kas güçsüzlüğü, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, ciddi halsizlik, kilo kaybı veya şiddetli ağrı bulunuyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Yüksek selenyum sonucuna saç dökülmesi, tırnaklarda belirgin kırılma, ağızda metalik tat, nefeste sarımsak kokusu, bulantı, ishal, titreme, uyuşma veya karıncalanma eşlik ediyorsa kullanılan takviyelerin kutuları ve içerik bilgileri de doktora gösterilmelidir.
Çok miktarda takviyenin yanlışlıkla alınmasının ardından şiddetli kusma, bilinç değişikliği, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya ağır nörolojik belirtiler gelişirse rutin randevu beklenmeden acil sağlık değerlendirmesi alınmalıdır.
Gebelik, çocukluk çağı, ileri yaş, diyaliz, bağırsak hastalığı, kanser tedavisi veya düzenli ilaç kullanımı bulunan kişilerde sonuç daha dikkatli ele alınmalıdır. Amaç tek bir rakamdan hastalık çıkarmak değil, değerin neden değiştiğini doğru klinik çerçeve içinde belirlemektir.


