Sedef hastalığında kullanılan kremler artık yalnızca kortizonlu ürünlerle sınırlı değil. Klinik çalışmalarda iki steroidsiz reçeteli krem, etken madde içermeyen taşıyıcı kremlere göre daha yüksek iyileşme oranları sağladı. Ancak doğru ürün; lezyonun yeri, yaygınlığı ve hastanın sağlık durumuna göre seçilmeli.
Sedef hastalığı kremi seçerken yalnızca kaşıntıyı azaltan veya pulları yumuşatan ürünlere odaklanmak yeterli olmayabiliyor. Güncel tedavi seçenekleri; nemlendiricilerden kortikosteroidlere, D vitamini türevlerinden yeni nesil steroidsiz reçeteli kremlere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Sedef hastalığı, bağışıklık sisteminin de rol oynadığı kronik ve iltihabi bir hastalık. Özellikle hafif ve sınırlı plak tipi sedef hastalığında cilde uygulanan tedaviler belirtileri kontrol altına alabiliyor. Bununla birlikte hiçbir krem hastalığı kalıcı olarak ortadan kaldırmıyor ve herkeste aynı sonucu vermiyor.[1][7]
En Etkili Sedef Hastalığı Kremi Herkes İçin Aynı Değil
Kremin gücü kadar hastalığın vücudun hangi bölümünde bulunduğu da tedaviyi belirliyor. Dirsek ve dizlerdeki kalın plaklarda kullanılan bir ürünün yüz, koltuk altı, kasık veya meme altı gibi hassas bölgelerde kullanılması uygun olmayabiliyor.
Kortikosteroid içeren kremler, plak tipi sedef hastalığında kızarıklığı, iltihabı ve kaşıntıyı hızlı biçimde azaltabilen temel tedaviler arasında yer alıyor. Ancak ürünlerin etki gücü birbirinden farklı olduğu için güçlü bir kortikosteroidin uzun süre veya hassas bölgelerde kontrolsüz kullanılması cilt incelmesi, çatlaklar, kılcal damarların belirginleşmesi ve renk değişiklikleri gibi sorunlara yol açabiliyor.[1]
Bu nedenle kortikosteroid tedavisinin gücü, süresi ve uygulama bölgesi hekim tarafından belirlenmeli. Uzun dönem kontrol amacıyla D vitamini analogları, tazaroten veya bazı bağışıklık düzenleyici kremler kortikosteroidlerle dönüşümlü ya da birlikte kullanılabiliyor.[1]
Reçetesiz Kremler Hangi Belirtileri Azaltabilir?
Yoğun kıvamlı ve parfüm içermeyen nemlendiriciler, cildin su kaybını azaltarak kuruluk, çatlama ve pullanmayı hafifletebiliyor. Nemlendiricilerin banyo veya duş sonrasında hafif nemli cilde uygulanması, suyun ciltte tutulmasına yardımcı oluyor.[2]
Bazı ülkelerde reçetesiz satılabilen düşük güçlü hidrokortizon ürünleri, yalnızca birkaç küçük ve hafif plakta kaşıntı ile iltihabı azaltabiliyor. Ancak yaygın, kalın veya dirençli plaklarda reçetesiz ürünler genellikle yeterli olmuyor.[2]
Salisilik asit, üre ve laktik asit içeren keratolitik ürünler ise kalınlaşmış deri tabakasını yumuşatarak pulların uzaklaşmasını kolaylaştırıyor. Pulların azalması, diğer ilaçların cilde daha iyi ulaşmasına yardımcı olabiliyor. Buna karşılık salisilik asidin gereğinden sık veya yoğun kullanılması kuruluk, kızarıklık ve tahrişi artırabiliyor.[1][2]
Kömür katranı içeren ürünler kaşıntı, kızarıklık ve pullanmayı azaltabilse de keskin kokusu, giysileri lekelemesi ve cildi tahriş edebilmesi kullanımını sınırlayabiliyor.[2]
Steroidsiz Yeni Krem Sekiz Haftada Belirgin Fark Oluşturdu
Yeni nesil seçeneklerden roflumilast, inflamasyonda görev alan fosfodiesteraz-4 adlı enzimi baskılayan steroidsiz bir krem olarak geliştirildi.
Toplam 881 yetişkin ve çocuk hastanın katıldığı, sekiz hafta süren iki randomize ve çift kör Faz 3 araştırmasında katılımcılar roflumilast veya etken madde içermeyen taşıyıcı krem kullandı. Tedavi başarısı, lezyonların temiz veya neredeyse temiz hale gelmesinin yanında başlangıca göre en az iki derecelik iyileşme olarak tanımlandı.[3][4]
İlk araştırmada tedavi başarısı roflumilast kullananlarda yüzde 41,5, karşılaştırma grubunda yüzde 5,8 olarak ölçüldü. İkinci araştırmada oranlar sırasıyla yüzde 36,7 ve yüzde 7,1 oldu.[3][4]
ABD’deki düzenleyici kurum roflumilast kremin yüzde 0,3’lük formunu, kıvrım bölgeleri dâhil plak tipi sedef hastalığı bulunan 6 yaş ve üzerindeki kişiler için onayladı. Krem günde bir kez uygulanıyor.[4]
Araştırmalar roflumilastın taşıyıcı kremden daha etkili olduğunu gösterse de ilaç, aynı çalışmalarda güçlü kortikosteroidler veya diğer aktif sedef tedavileriyle doğrudan karşılaştırılmadı. Bu nedenle sonuçlar “bütün sedef kremlerinden daha etkili” biçiminde yorumlanmamalı.[3]
İkinci Steroidsiz Seçenekte Başarı Oranı Yüzde 40’a Ulaştı
Tapinarof adlı diğer yeni nesil krem, bağışıklık yanıtı ve cilt bariyerinin düzenlenmesinde rol oynayan aril hidrokarbon reseptörü üzerinden etki gösteriyor. İlacın tedavi edici mekanizmasının bütün ayrıntıları ise henüz tam olarak açıklığa kavuşmuş değil.[5][6]
Toplam 1025 yetişkinin katıldığı iki Faz 3 araştırmasında tapinarof yüzde 1 krem, günde bir kez ve 12 hafta boyunca uygulandı. İlk araştırmada tedavi başarısı tapinarof grubunda yüzde 36, taşıyıcı krem grubunda yüzde 6 olarak kaydedildi. İkinci araştırmada oranlar yüzde 40’a karşı yüzde 6 oldu.[5][6]
Tapinarof, ABD’de yetişkinlerde plak tipi sedef hastalığının cilt üzerine uygulanan tedavisi için onaylı bulunuyor. Çocukluk çağındaki sedef hastalığı için güvenliği ve etkinliği ise mevcut ürün bilgisinde kesinleşmiş kabul edilmiyor.[6]
Roflumilast ve tapinarof farklı sürelerde, farklı hasta gruplarında ve birbirinden bağımsız araştırmalarda incelendi. Bu nedenle çalışmalardaki yüzdeleri yan yana koyarak iki ilaç arasında doğrudan üstünlük karşılaştırması yapmak bilimsel açıdan doğru değil.
Yan Etkiler Kremden Kreme Değişiyor
Roflumilast araştırmalarında en sık bildirilen istenmeyen etkiler ishal, baş ağrısı, uykusuzluk, bulantı ve uygulama bölgesinde ağrı oldu. İshal roflumilast kullananların yüzde 3,1’inde, baş ağrısı yüzde 2,4’ünde görüldü.[4]
Orta veya ağır karaciğer yetmezliği bulunanların roflumilast kullanmaması gerekiyor. Bazı ilaçlar roflumilastın kandaki düzeyini artırabildiği için hastaların kullandıkları diğer ilaçları hekimlerine bildirmesi önem taşıyor.[4]
Tapinarof araştırmalarında en dikkat çekici yan etki, katılımcıların yüzde 20’sinde bildirilen kıl kökü iltihabı oldu. Burun ve boğaz enfeksiyonu benzeri yakınmalar yüzde 11, kontakt dermatit yüzde 7, baş ağrısı yüzde 4 oranında kaydedildi.[6]
Kremin sürüldüğü bölgede artan kızarıklık, şiddetli yanma, kabarcık, yaygın döküntü veya belirgin kötüleşme gelişmesi durumunda ürünün değerlendirilmesi için sağlık uzmanına başvurulmalı.
Yüz ve Kıvrım Bölgelerinde Daha Fazla Dikkat Gerekiyor
Yüz, göz çevresi, kasık, koltuk altı ve genital bölge gibi cildin ince olduğu alanlarda güçlü kortikosteroidlerin uzun süre kullanılması yan etki riskini artırıyor.
Bu bölgelerde düşük güçlü ve kısa süreli kortikosteroidlerin yanı sıra bazı kalsinörin inhibitörleri hekim kararıyla kullanılabiliyor. Kalsinörin inhibitörlerinin sedef hastalığındaki kullanımı bazı ülkelerde ruhsat dışı kabul edilse de özellikle yüz ve genital bölge lezyonlarında tedavi seçeneği olarak değerlendirilebiliyor.[1]
Kıvrım bölgelerindeki plak tipi sedef hastalığı için onaylanmış steroidsiz roflumilast da hassas alanlarda değerlendirilebilecek seçeneklerden biri. Ancak ürünün yaş sınırı, karaciğer hastalıkları ve ilaç etkileşimleri göz önünde bulundurulmalı.[4]
Kremler Yetmediğinde Tedavinin Yeniden Planlanması Gerekiyor
Sedef hastalığı geniş bir vücut alanını kaplıyorsa, saçlı deri veya tırnakları belirgin biçimde etkiliyorsa ya da günlük yaşamı bozuyorsa yalnızca krem kullanmak yeterli olmayabilir. Bu durumda fototerapi, ağızdan kullanılan ilaçlar veya biyolojik tedaviler gündeme gelebiliyor.[7]
Parmaklarda şişme, eklem ağrısı, sabah tutukluğu veya topuk ağrısı bulunması da ayrıca önem taşıyor. Bu belirtiler sedef hastalığına eşlik edebilen eklem tutulumunun işareti olabileceği için yalnızca cilt kremleriyle geçiştirilmemeli.[7]
Roflumilast ve tapinarof için aktarılan onaylar ABD’deki düzenleyici kararlara dayanıyor. Bu durum ürünlerin Türkiye’de otomatik olarak ruhsatlı, geri ödeme kapsamında veya eczanelerde erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Türkiye’deki güncel durum ürün ve etken madde bazında kontrol edilmeli.
Sedef hastalığı kremi seçiminde belirleyici olan, ürünün popülerliği değil hastalığın türü, bulunduğu bölge ve şiddeti. Reçetesiz ürünler hafif belirtileri azaltabilse de yaygın veya dirençli sedef hastalığında tanının doğrulanması ve tedavinin kişiye göre düzenlenmesi gerekiyor.
Kaynaklar
[1] Elmets CA, Korman NJ, Prater EF, ve diğerleri. Joint AAD–NPF Guidelines of Care for the Management and Treatment of Psoriasis With Topical Therapy and Alternative Medicine Modalities for Psoriasis Severity Measures. Journal of the American Academy of Dermatology. 2021;84(2):432-470. DOI: 10.1016/j.jaad.2020.07.087.
[2] American Academy of Dermatology Association. What Psoriasis Treatments Are Available Without a Prescription? 2026.
[3] Lebwohl MG, Kircik LH, Moore AY, ve diğerleri. Effect of Roflumilast Cream vs Vehicle Cream on Chronic Plaque Psoriasis: The DERMIS-1 and DERMIS-2 Randomized Clinical Trials. JAMA. 2022;328(11):1073-1084. DOI: 10.1001/jama.2022.15632.
[4] U.S. Food and Drug Administration. ZORYVE, Roflumilast Cream Prescribing Information. Ekim 2025’te güncellenmiştir.
[5] Lebwohl MG, Gold LS, Strober B, ve diğerleri. Phase 3 Trials of Tapinarof Cream for Plaque Psoriasis. New England Journal of Medicine. 2021;385(24):2219-2229. DOI: 10.1056/NEJMoa2103629.
[6] U.S. Food and Drug Administration. VTAMA, Tapinarof Cream Prescribing Information. Aralık 2024’te güncellenmiştir.
[7] American Academy of Dermatology Association. Psoriasis Clinical Guideline. 2026.