Küçük ölçekli çalışmalarda işitme kaybı ve tinnitus üzerinde umut verici sinyaller bildirilse de uzmanlara göre yöntem henüz standart tedavi haline gelmiş değil.

İşitme kaybı ve tinnitus, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle ani sensörinöral işitme kaybı ve iç kulak kaynaklı işitme problemlerinde tedavi seçenekleri sınırlı kalabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, iç kulağın onarım süreçlerini destekleyebilecek yeni biyolojik yaklaşımlar üzerinde çalışıyor.

Bu yaklaşımlardan biri de kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma, yani PRP. PRP; büyüme faktörleri ve iyileşme sürecinde rol oynayan biyolojik bileşenler içermesi nedeniyle ortopedi, dermatoloji ve yara iyileşmesi gibi alanlarda uzun süredir araştırılıyor. Son yıllarda ise PRP’nin kulak zarı yoluyla orta kulağa uygulanması ve iç kulak üzerindeki olası etkileri bilimsel çalışmaların konusu oldu.

Kanser Hücrelerinin “Gizlenme” Mekanizmasını Hedefleyen Yeni İlaç Umut Verdi
Kanser Hücrelerinin “Gizlenme” Mekanizmasını Hedefleyen Yeni İlaç Umut Verdi
İçeriği Görüntüle

Küçük Çalışmalarda İşitme Kazancı Bildirildi

2024 yılında yayımlanan prospektif bir çalışmada, intratimpanik PRP uygulanan ani sensörinöral işitme kaybı hastalarında ortalama 11,99 dB düzeyinde işitme kazancı bildirildi. Çalışmada özellikle düşük frekanslarda daha belirgin iyileşme saptandığı aktarıldı. Ancak araştırmanın hasta sayısının sınırlı olması ve geniş ölçekli karşılaştırmalı verilere ihtiyaç duyulması nedeniyle sonuçların dikkatli yorumlanması gerektiği vurgulanıyor. (PMC⁠)

PRP’nin sensörinöral işitme kaybındaki rolünü ele alan 2024 tarihli bir derleme de yöntemin “yeni ve potansiyel” bir tedavi stratejisi olarak incelendiğini, ancak klinik uygulamaya yerleşmesi için daha güçlü kanıtlara ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. (PMC⁠)

Tinnitus İçin de Araştırılıyor

Tinnitus, halk arasında kulak çınlaması olarak biliniyor ve çoğu zaman işitme kaybıyla birlikte görülebiliyor. PRP’nin tinnitus üzerindeki etkisi de bazı küçük çalışmalarda değerlendirilmiş durumda. Bu çalışmalarda bazı hastalarda çınlama şikâyetinde azalma bildirildiği ifade edilse de mevcut veriler kesin tedavi sonucu olarak kabul edilmiyor.

Devam eden klinik araştırma kayıtlarında PRP’nin sensörinöral işitme kaybı ve tinnitus başlıkları altında incelendiği görülüyor. Bu durum, yöntemin bilimsel ilgi gördüğünü ancak halen deneysel araştırma aşamasında olduğunu gösteriyor. (DrugBank⁠)

Rutin Tedavi Değil, Deneysel Yaklaşım

Uzmanlar, PRP’nin işitme kaybı ve tinnitusta umut verici sinyaller vermesine rağmen henüz standart tedavi olarak kabul edilmediğine dikkat çekiyor. Mevcut çalışmaların önemli bir bölümü küçük hasta gruplarıyla yapılmış durumda. Ayrıca uygulama protokolü, doz, seans sayısı, hasta seçimi ve uzun dönem sonuçlar konusunda net bir standart bulunmuyor.

Bu nedenle PRP’nin işitme kaybı veya tinnitus için kesin çözüm gibi sunulmaması gerekiyor. Ani işitme kaybı yaşayan kişilerin zaman kaybetmeden kulak burun boğaz uzmanına başvurması, mevcut kılavuzlara uygun tedavi seçeneklerinin hekim tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Bilimsel İlgi Artıyor

2026 yılında yayımlanan otoloji alanındaki sistematik bir incelemede de PRP’nin kulak cerrahisi ve işitme kaybı yönetiminde yardımcı bir biyolojik yaklaşım olarak araştırıldığı bildirildi. Ancak inceleme, daha büyük, kontrollü ve uzun takipli çalışmalara ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. (Cureus⁠)

Sonuç olarak PRP, işitme kaybı ve tinnitusta “umut verici ama henüz kanıt seviyesi sınırlı” bir araştırma alanı olarak öne çıkıyor. Bilim dünyası bu yöntemin gerçekten hangi hasta grubunda, ne ölçüde ve ne kadar kalıcı fayda sağlayabileceğini anlamak için daha güçlü klinik verilere ihtiyaç duyuyor.