Prof. Dr. Açık, özellikle elektronik sigara, aromalı ürünler, dikkat çekici ambalajlar ve sosyal medya içerikleriyle nikotin bağımlılığının gençlere “zararsız” ya da “masum” gibi gösterildiğine dikkat çekti.
“Gençleri Suçlamadan, Doğru Bilgiyle Güçlendirmeliyiz”
Tütün ve nikotin endüstrisinin gençleri hedef alan pazarlama stratejilerine karşı uyarıda bulunan Prof. Dr. Açık, gençlerin suçlanması yerine doğru bilgiyle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Açık, “Bugün gençlerin karşısına yalnızca klasik sigara çıkmıyor. Elektronik sigara, aromalar, dikkat çekici ambalajlar ve sosyal medya içerikleriyle bu ürünler çoğu zaman daha hafif, masum ya da kabul edilebilir gösteriliyor. Oysa tehlike değişmiyor” dedi.
DSÖ Verileri Tehlikenin Boyutunu Gösteriyor
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde 13-15 yaş aralığındaki yaklaşık 40 milyon çocuk tütün, 15 milyon çocuk ise elektronik sigara kullanıyor. Bu yaş grubunda elektronik sigara kullanma olasılığının yetişkinlere göre ortalama dokuz kat daha yüksek olması, tehlikenin gençler açısından ne kadar büyüdüğünü ortaya koyuyor.
DSÖ, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nün bu yılki temasını “Çekiciliğin maskesini düşürmek: Tütün ve nikotin bağımlılığıyla mücadele” olarak belirledi.
Elazığ’da Tütün Kontrolü Kongresi Düzenlenecek
Prof. Dr. Yasemin Açık, 3-7 Haziran tarihlerinde Elazığ’da Uluslararası Katılımlı Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi düzenleneceğini de açıkladı.
Kongrede tütünle mücadelede gelinen nokta, yeni nesil nikotin ürünleri, gençler arasında artan kullanım, dijital pazarlama yöntemleri ve politika önerileri bilimsel veriler ışığında ele alınacak.
“Tütünle Mücadelede Güçlü Bir Bilimsel Platforma İhtiyaç Var”
Her yıl yaklaşık 8 milyon insanın tütün ve nikotin ürünleri nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Açık, tütünle mücadelenin yalnızca sağlık alanının değil, kamu, akademi, sivil toplum ve politika yapıcıların ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Açık, “Ürünlerdeki çeşitlenme, agresif pazarlama stratejileri, çocuklar ve gençler arasında artan kullanım ve uygulamada yaşanan zafiyetler, güçlü bir bilimsel platformun yeniden oluşturulmasını zorunlu kılıyor” dedi.




