Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın X (eski adıyla Twitter) hesabında paylaşıldığı belirtilen bir açıklama, son günlerde sosyal medyada hızla yayıldı. Açıklamada, bilim dünyasında heyecan uyandıran bazı deneysel çalışmaların henüz insanlar üzerinde değil, yalnızca laboratuvar farelerinde elde edildiği özellikle vurgulandı.
Kamuoyuna hitaben yazıldığı ifade edilen mesajda Prof. Dr. Sancar, bilimsel ilerlemenin umut verici olduğunu ancak erken beklentilerin toplumda yanlış algılara yol açabileceğini belirtti.
Paylaşılan metinde şu ifadeler yer aldı:
“Söz konusu çalışmada elde ettiğimiz bilimsel gelişmeler, temel bilim açısından elbette memnuniyet ve umut vericidir. Ancak bu deneysel başarıların şu aşamada yalnızca fareler üzerinde elde edildiğini özellikle belirtmek isterim. Bu bulguların insanlar için güvenli ve etkili bir tedaviye dönüşebilmesi, kapsamlı klinik çalışmalar gerektirmekte olup bunun için en az iki yıl daha zamana ihtiyacımız vardır.”
⸻
Bilim dünyasında neden bu uyarı önemli?
Tıp ve biyoteknoloji alanında yeni bir molekülün ya da yöntemin farelerde başarılı olması, bilimsel olarak büyük bir adımdır. Ancak bu, aynı sonucun insanlarda da ortaya çıkacağı anlamına gelmez. Çünkü:
• İnsan bağışıklık sistemi farelerden farklıdır
• İlaçların emilim ve metabolizması değişkendir
• Güvenlik profili ancak insan deneyleriyle ortaya çıkar
Bu yüzden yeni bir tedavinin gerçekten kullanılabilmesi için Faz 1, Faz 2 ve Faz 3 klinik çalışmalarından geçmesi gerekir. Bu süreç çoğu zaman yıllar alır.
⸻
Yanıltıcı umutlar neden tehlikeli?
Uzmanlara göre erken dönemde “çözüm bulundu” algısı oluşması:
• Hastaların mevcut tedavilerini bırakmasına
• Sahte ürünlerin piyasaya çıkmasına
• Toplumsal hayal kırıklığına
yol açabiliyor.
Bu nedenle bilim insanlarının, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın mesajında olduğu gibi, temkinli ve şeffaf iletişim kurması tıbbi etik açısından büyük önem taşıyor.




